(5237 S. K. m. 29, 44, 52, 53, 62, 86, 151) (5271 S. K. m. 280, 286)
Doğanşehir C. Başsavcılığının 26/09/2016 tarih ve 2016/232 sayılı iddianamesi sanık hakkında Basit Yaralama ve Mala Zarar Verme suçlarından açılan davanın Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/271 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 27/12/2016 tarih ve 2016/447 karar sayılı ilamı ile verilen karara ilişkin istinaf talebinde bulunulması üzerine dosya mahkememize gönderilmekle yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Doğanşehir C. Başsavcılığının 26/09/2016 tarih ve 2016/232 sayılı iddianamesi ile; sanığın müştekiye karşı basit yaralama ve mala zarar verme suçlarından TCK'nun 86/2-3,e, 53/1, TCK'nun 151/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN HÜKMÜ: Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarih ve 2016/271 Esas 2016/447 sayılı kararı ile sanığın Mala zarar verme suçu yönünden şikayet yokluğu sebebiyle düşme, kasten yarama suçunun ise vasıf değişikliği ile taksirle yaralama suçuna dönüştüğü belirtilerek şikayet yokluğu sebebiyle düşme kararı verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla dairemizce duruşma açılmak suretiyle yeniden yargılama yapılmıştır.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: ''Suç tarihi olan 28/08/2016 günü sanık K. T. ile mağdur M. B. arasında su sırası meselesiyle tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanık Kasım Tatlı'nın mağdur M. B.'i yaralama kastıyla kürekle mağdura ait aracın ön camını vurduğu eylem neticesinde mağdur M. B.'in basit tıbbı müdahale ile iyileşir şekilde yaralandığı, sanık Kasım Tatlı'nın mağdur M. B.'i silahla kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/2-3-e maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına mütala olunur.'' demiştir.
MÜŞTEKİ İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: ''Haklarımı anladım, avukat istemiyorum, daha önce soruşturma aşamasında vermiş olduğum beyanlarımı aynen tekrar ederim, sanıktan şikayetçi değilim, kamu davasına katılma ve maddi zarar talebim yoktur, '' demiştir.
SANIK K. T. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ SAVUNMASINDA: "Ben olay günü sabah saat 04:30-05:00 sıralarında tarlamı sulamak üzere olay yerine geldim. Ben gittiğimde suyun başında M. A. ve E. A. vardı. Kendi tarlalarını suluyorlardı. Ben E.a hitaben sulamaları bittikten sonra suyu kendimin alacağını söyledim ve akabinde sulama bitince suyu kendi tarlama çevirdim. Saat 06:30 civarında suyu ortak kullandığım köylüm müşteki M. geldi. Suyu ben alacağım deyince bende sulama sırasının bende olduğunu benden sonra sulayabileceğini söyledim. O da bana suyu zorla alacağını bana sulattırmayacağını söyledi. Aramızda tartışma çıktı. Bende söylediği laflara sinirlendim ve elimde bulunan kürek ile aracının camına vurdum. M. aracından hiç çıkmamıştı. Benim M.i yaralama kastım yoktur. Bir anlık sinir ile böyle birşey yaptım. Aracın camı kırılınca kırılan camlar M.’li yaralamış bundan dolayı üzgünüm. Beraatimi talep ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK K. T. DAİREMİZDEKİ SAVUNMASINDA: ''Daha önce beyanda bulunmuştum. Aynen tekrar ediyorum. Ekleyeceğim husus yoktur. Bana itici laflar söylediği için kürekle vurdum. Şikayetten vazgeçildiği için beraatimi talep ediyorum.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER: Sanığa ait nüfus ve sabıka kaydı ile doktor raporları dosyadadır.
İLK DERECE MAHKEMESİNDE DİLENEN TANIK E. A. BEYANINDAN ÖZETLE: Suç tarihinde sanık ve müşteki ile ortak kullandıkları sondaj kuyusundan tarla suladığı sırada yanına köylüsü olan Kasım Tatlı'nın geldiğini ve kendisinden sonra tarlasını sulayacağını belirttiğini, Kasım'ın sondajı kendi tarlasına yönelttiği sırada müşteki M.'in geldiğini, onunda kendisine arazisini sulayacağını söylediğini, kendisinin de daha önce Kasım'ın geldiğini belirtip git onunla konuş dediğini, oradan biraz uzaklaştıktan sonra sesler üzerine baktığında mağdurun arabasıyla giderken kavga ile ilgili ''seni de şahit yazdıracağım'' dediğini, ancak kavga olayını görmediğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tüm dosya içeriğine toplanan delillere, dinlenen sanık, müşteki ve tanık beyanı ile dosyada mevcut doktor raporlarına göre sanık ve müştekinin aynı köyden olmaları sebebiyle tanıştıkları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı, birbirine yakın olan arazilerini ortak sondaj kuyusundan suladıkları, suç tarihinde tanık E. ortak sondaj kuyusundan arazisini sularken sanığın gelip E.'tan sonra kendi arazisini sulamak üzere hazırlık yapmaya başlayıp, suyu arazisine çevirdiği sırada müşteki M.'in gelip önce kendisinin arazisini sulayacağını belirttiği bu sebeple aralarında tartışmaya başladıkları bu sırada sanığın aracına doğru kürek almak üzere koşmaya başladığı, bunun üzerine sanığın kürekle kendine saldıracağını anlayıp aracına binerek uzaklaşmaya başladığı ancak bu sırada elindeki kürekle mağduru hedef alarak mağdurun kullandığı aracın ön şoför kapısı camına kürekle vurduğu, kırılan cam parçalarının isabet etmesiyle mağdurun dosyada mevcut doktor raporunda belirtiği şekilde hayati tehlike geçirmeyip basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaki kabul şekline göre sanığın kürekle vurması halinde mağdurun camın kırılıp mağdurun yaralanacağını bildiği halde mağdurun yaralama yönündeki ilk baştan beri mevcut kararı doğrultusunda aracın şoför kapısının camına kürekle vurduğu ve bu eylemiyle de mağdurun yaralanmasına sebep olduğu, aynı eylem ile hem mağdura karşı kasten yaralama suçunu hem de TCK 151/1 maddesi kapsamında şikayete tabi mala zarar verme suçunu işlediği, TCK 44 maddesi gereği bir eylemle birden çok suçun oluşmasına sebebiyet vermesi sebep olmuş olduğu göze alınarak sanığın en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılması gerektiği, somut olayda tek eylemle ortaya çıkan mala zarar verme ve silahla basit yaralama suçlarından ağır olanının silahla kasten yaralama suçu olduğu bu sebeple sanığın silahla kasten yaralama eylemine uyan TCK 86/2 maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği, sanık eylemin silahtan sayılan kürek ile gerçekleştirdiğinden cezasından TCK 86/3 maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği, sanık olay yerine daha önce gelip sulama işlemine başladığı halde mağdurun önce kendisinin sulayacağı yönünde sözler söyleyip tartışmayı yarattığından ve bu davranışlar sanık lehine haksız tahrik oluşturduğundan sanığa verilen cezadan haksız tahrik sebebiyle haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği de göz önüne alınarak takdiren 1/4 oranında indirim yapılması gerektiği, somut olayın gelişimine göre sanık hakkında taksir ve olası kast hükümlerinin uygulanması düşünülebilir ise de; sanığın kürekle vurma eyleminin iradi olarak gerçekleştirmesi ve ilk aşamadan itibaren hedefin mağduru yaralamak olması ile aracın şoför kapsının camına kürekle vurulması halinde camın kırılıp küreğin ve kırılan cam parçalarının isabetiyle mağdurun yaralanacağı muhakkak olduğundan sanığın eyleminin kasten yaralama suçu kapsamında kaldığı ve taksirle yaralama ya da olası kastla yaralama hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla usul ve kanuna uygun aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
A-1- Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.12.2016 tarih ve 2016/271 esas 2016/447 Karar sayılı kararının mala zarar verme ve taksirle yaralama suçuna ilişkin hükümlerinin CMK'nun 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
B-1- Sanık K.'ın üzerine atılı ve sübut bulan müşteki M.'e yönelik yaralama ve mala zarar verme suçları yönünden açılan kamu davaları ile ilgili sanığın eyleminin TCK 44. Maddesi gereğince tek suç oluşturduğu ve daha ağır olan yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla sanığın yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK 86/2 Maddesi gereğince suçun işleniş şekli suç konusunun önem ve değeri sanığın şahsi ve sosyal durumu göz önüne alınarak taktiren DÖRT AY KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA.
2- Sanık eylemi silahtan sayılan alet ile gerçekleştirmiş olduğundan sanığa verilen cezadan 5237 sayılı yasa 86/3-e maddesi gereğince taktiren ½ oranında arttırım yapılıp sanığın ALTI AY KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA.
3- Sanık eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinden verilen cezadan 5237 sayılı yasa 29/1 maddesi gereğince haksız tahrik oluşturan fiilin niteliği göz önüne alınarak taktiren 1/4 oranında indirim yapılıp sanığın DÖRT AY ONBEŞ GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA.
4- Sanığın sabıkasız geçmişi göz önüne alınarak verilen cezadan 5237 sayılı yasa 62/1 maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim yapılıp sanığın ÜÇ AY YİRMİ İKİ GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA.
5-Sanığa verilen adli para cezasının günlüğü 5237 sayılı yasa 52/1 maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak taktiren 20 YTL den adli para cezasına çevrilip sanığın 2.240,00(İKİBİN İKİYÜZ KIRK)TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
6- Sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak verilen adli para cezasının 5237 sayılı yasa 52/4 maddesi gereğince taktiren birer ay ara ile 8 eşit taksitte alınmasına taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına
7- Sanığın kişilik özellikleri yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu kanat oluşmadığından sanık hakkında koşulları oluşmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına.
8- sanığın kusuru dışında yapılan yargılama gideri hariç 4 davetiye 44,00TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair Sanığın Yüzüne karşı Cumhuriyet Savcısı M. Ş. A.'ın katılımı ile CMK 286/2-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup gerekçesi ana hatları ile anlatıldı.11.04.2017 (¤¤)