(5271 S. K. m. 233, 234, 237, 253, 286, 289) (6284 S. K. m. 2, 20)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla dosya görüşüldü, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 1.Ceza Dairesi'nin 30/05/2016 tarihli E.2016/3171-K.2016/2741 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca kanun yolu muhakemesinde katılma talebinde bulunulamayacağına dair hüküm de gözetildiğinde, 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kadına, çocuğa ya da aile bireylerine karşı işlenen suçların, suçtan zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
Kabule göre de;
CMK 253/3 maddesindeki “uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” hükmü karşısında suça sürüklenen çocuğun 6136 s.y muhalefet suçu ile birlikte işlediği silahla yaralama suçu yönünden de uzlaşmamın mümkün olmamasına rağmen uzlaştırma hükümleri uygulanıp uzlaşmanın gerçekleştiğinden bahisle düşme kararı verilmesi bozmayı gerektirmekle CMK'nın 289/1-e maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)