(5237 S. K. m. 53, 86) (5271 S. K. m. 223)
Gaziantep C. Başsavcılığının 28/07/2015 tarih ve 2015/15028 Esas sayılı iddianamesi sanık hakkında Basit Yaralama, suçundan açılan davanın Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/518 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 14/12/2016 tarih ve 2016/549 karar sayılı ilamı ile verilen karara ilişkin istinaf talebinde bulunulması üzerine dosya mahkememize gönderilmekle yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Gaziantep C. Başsavcılığının 28/07/2015 tarih ve 2015/15028 Esas sayılı iddianamesi ile; sanığın müştekiye karşı basit yaralama suçlarından TCK’nun 86/2, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN HÜKMÜ: Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2016 tarih ve 2015/518 Esas 2016/549 sayılı kararı ile sanığın Basit Yaralama suçundan üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı katılan tarafından istinaf yoluna başvurulmakla dairemizce duruşma açılmak suretiyle yeniden yargılama yapılmıştır.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HARKINDAKİ MÜTALAASINDA: " Sanığın olay tarihinde yanında işçi olarak çalışan katılan ile aralarında meydana gelen tartışmada boğazını sıkmak suretiyle yaralanmasına sebebiyet verdiği doktor raporu ve tanık beyanları ve müştekinin ısrarlı ifadeleri ile sabit olduğundan sanığın eylemine uyan TCK 86/2 ve 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi" talep edilmiştir.
SAVUNMA: Sanık ilk derece mahkemesindeki savunmasında:" "Müşteki iş yerimde çalışıyordu. Olay günü müşteki yine çalışanımız G. K. ile tartışmış. Ben tartışmayı görmedim. Tartışma üzerine geldim ve iş yerine geldiğimde müşteriler ayaklanmıştı. Kalabalık vardı, aşağıdaki personelde yukarıya çıkmıştı. Müşteki ile G. tartışmışlar. Tartışmaya tanık olmadım. Her ikisine de nasihatte bulundum. G. yukarıya çıktı. Müşteki çıkmadı. Bende kendisine gözümün önünden defolup gitmesini söyledim. Sivil kıyafetini giyip geldi. Tazminatımı verin ben gideceğim dedi. Ben de bu işler böyle olmaz dedim. Müşteki gitmemek için direndi. Ancak fiili bir direnme şeklinde değildi. Sonra kendiliğinden çekip gitti. Ben müştekiye vurmadım. Şikayetten vazgeçilirse vazgeçmeyi kabul etmem, ben iş yerine geldiğimde müşteki ve G.'ı kavga ederlerken görmedim, belki G. ile aralarındaki münakaşa sırasında müştekideki yaralanma oluşmuş olabilir. Ben müştekiyi darp etmedim boğazını sıkmadım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK DAİREMİZDEKİ SAVUNMASINDA: "Ben daha önceki beyanlarımı tekrar ederim, iddia edildiği gibi katılanın boğazını sıkmadım, onu yaralamadım, beraatimi talep ediyorum şeklinde savunma yapmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE: Sanığa ait nüfus ve sabıka kaydı ile olay sebebiyle katılanın boyun etrafında halkasal hiperemik alan bulunduğu ve hayati tehlike geçirmeyip basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığına dair doktor raporu dosyadadır.
Katılan ilk derece mahkemesindeki beyanında; "Ben olay tarihinde sanığa ait lokantada çalışıyordum. Olay günü G. ile tartıştık ancak birbirimize vurmadık. Aramızda itiş kakış da olmadı. Bu olay olduğunda sanık iş yerinde değildi. Sanığın arkadaşı A. A. vardı. A. hoca eline bıçak alıp bize neden bağırıyorsunuz diye önce G.'a bıçağı tuttu. G. bunun üzerine bağırarak yukarı çıktı sonra bana yöneldi, siz burada ne yapıyorsunuz diyerek bıçağı boğazıma tuttu. Ben kendisini ittim. O sırada sanık geldi. Sanık sen burada neden huzursuzluk çıkarıyorsun diyerek bana bağırmaya ve orospu çocuğu piç gibi sözlerle hakaret etmeye başladı. Beni boğazımdan tutarak bahçeye çekti. Orada tekrar boğazımdan tuttu. Beni üst kat locaya çıkardı. Orada da boğazımı sıktı. Nefes alamıyordum. Oğlu İ. A. ve A. A. beni sanığın elinden aldılar. Şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Olay sebebiyle maddi zararım yoktur, ben A. ın her ikimize de bıçak gösterdiğini emniyette de söylemiştim ancak yazmamışlar ayrıca olay anında kameraların kayıtta olduğunu da söylemiştim yalnız sanığın boğazımı tutup darp ettiği yerde kamera yoktu. Polisler hafta sonu olduğu için kamera kayıtlarını alamamışlardı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlk derece mahkemesinde dinlenen tanık B. K. Özetle; suç tarihinde katılan ile birlikte sanığın iş yerinde çalışmakta olduğunu, iş yerinde katılan ile R. isimli çalışanın kendi aralarında kavga ettiklerini daha sonra işyerine gelen sanığın kavga olayını duyunca katılanın yakasını tutup yüzüne yumrukla vurduğunu daha sonra birkaç kez daha vurduğunu beyan ettiği. Sanık müdafii tarafından sorulan soru üzerine ise daha önce katılanın kendisi lehine ifade vermesi halinde lokantadan alacağı tazminattan pay vereceği yönünde mesaj çektiğini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince dinlenen tanık G. K. özetle; suç tarihinde sanığın iş yerinde çalışırken katılan ile aralarında küçük bir tartışma yaşandığını, daha sonra gelen sanığın katılan ile kavga olayı sebebiyle tartıştığını ancak kendisi üst katta olduğu için hakaret veya darp olayı görmediğini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince dinlenen tanıklar A. A. özetle; olay tarihinde sanığı ziyaret amacıyla sanığın işyerine gittiğini burada iken katılan ve tanık G. kavga ettiği için durumu telefonla sanığa bildirdiğini, sanığın gelince katılan ve tanık ile konuştuğunu herhangi bir kavga olmadığını beyan etmiştir.
Tüm dosya içeriğine toplanan delillere dinlenen sanık, katılan ve tanık beyanları ile dosyada mevcut doktor raporlarına göre; katılanın uzun zamandır sanık tarafından işletilen A. isimli işyerinde garson olarak çalıştığı. Suç tarihinde sanığın işyerinde olmadığı sırada katılan R. ve işyerinde garson olarak çalışan tanık G. arasında tartışma meydana geldiği bu tartışmanın sanığın arkadaşı olan tanık A. müdahalesi ile sona erdirildiği, tanık A. tarafından olayın bildirilmesi üzerine sanığın işyerine geldiği ve katılana sen neden huzursuzluk çıkarıyorsun diyerek kızıp boğazından sıkarak önce bahçeye sonra da işyeri içindeki üst kata çıkardığı orada bulunanların müdahalesi ile sanığın eylemine son verdiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık ve müdafi ile bir kısım tanıklar sanığın katılana karşı herhangi bir eylemde bulunmadığını beyan etmiş iseler de önceden aralarında husumet bulunmayan katılanın aşamalarda değişmeyen beyanı ile bu beyanı doğrulayan ve katılanın boğaz çevresinde halkasal hiperemi olduğu yönündeki doktor raporu ve tanık B.'in beyanları karşısında sanığı cezadan kurtarmaya yönelik beyanlara itibar edilmemesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki kabul şekline göre sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı sabit olmakla eylemine uyan TCK 86/2 maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği, katılanın tanık G. ile tartışması sanık lehine haksız tahrik niteliğinde olmadığından ve sanığa karşı katılandan kaynaklanan haksız tahrik oluşturacak bir eylem tespit edilemediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği, sanık aşamalarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul etmediğinden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması gerektiği sonuç ve kanaati mahkememizde hasıl olmakla usul ve kanuna uygun aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
A-l- Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.12.2016 tarih ve 2015/518 esas 2016/549 Karar sayılı kararının CMK'nun 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
B-l- Sanık U.'un üzerine atılı ve sübut bulan katılan R.'a yönelik yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK 86/2 Maddesi gereğince suçun işleniş şekli suç konusunun önem ve değeri sanığın şahsi ve sosyal durumu göz önüne alınarak taktiren DÖRT AY KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA.
2- Sanık tarafından olayda silahtan sayılan alet kullanıldığı sabit olmadığından sanık hakkında 5237 sayılı yasa 86/3-e maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
3- Sanığa karşı müştekiden kaynaklanan haksız tahrik oluşturacak bir eylem tespit edilemediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına
4- Sanığın sabıkasız geçmişi göz önüne alınarak verilen cezadan 5237 sayılı yasa 62/1 maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim yapılıp sanığın ÜÇ AY ONGÜN GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA.
5- Sanığa verilen adli para cezasının günlüğü 5237 sayılı yasa 52/1 maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak taktiren 20 YTL den adli para cezasına çevrilip sanığın 2.000,00(İKİBİN)TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
6- Sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak verilen adli para cezasının 5237 sayılı yasa 52/4 maddesi gereğince taktiren birer ay ara ile 8 eşit taksitte alınmasına taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına
7- Sanığın kabul etmemesi sebebiyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına.
8- Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince karar tarihleri göz önüne alınarak ilk derece yargalaması için 1800,00 TL dairemizdeki yargılama için 990,00 TL olmak üzere toplam 2.790,00TL yargılama giderinin sanıktan alınıp katılana verilmesine.
9- Sanığın kusuru dışında yapılan yargılama gideri hariç 5 davetiye 55,00TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile HAZÎNEYE İRAT KAYDINA.
Dair Sanık ve sanık müdafii Av. H. A. ile katılan vekili Av. E. E.’in yüzüne karşı Cumhuriyet Savcısı E. C.'in katılımı ile CMK 286/2-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup gerekçesi ana hatları ile anlatıldı. 16/05/2017 (¤¤)