(7201 S. K. m. 10, 21) (5271 S. K. m. 37)
Gaziantep C. Başsavcılığının 07/11/2012 tarih ve 2013/271 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında basit yaralama suçundan açılan davanın Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/19 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması sonunda 17/12/2013 tarih ve 2013/545 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresinde suç işlediğinin bildirilmesi üzerine Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2018 tarih ve 2018/249 Esas 2018/244 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın dairemize gönderilerek yukarıdaki esasa kaydı yapıldığı anlaşılmakla, Cumhuriyet Savcısı'nın ilk derece mahkemesince verilen kararın doğru olması nedeniyle istinaf talebinin reddine karar verilmesine dair yazılı mütalaası alındıktan sonra dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre sanık hakkında Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/19 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 17/12/2013 tarih ve 2013/19 E-2013/545 K sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tebligat Kanunu 10/2 ve 21/2 maddelerine aykırı olarak doğrudan sanığın mernis adresine tebliğe çıkarıldığı ve itiraz edilmediği belirtilerek kararın kesinleştirildiği ve daha sonra denetim süresinde suç işlediği belirtilerek hükmün açıklandığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın 37/1 maddesinde “Tebligat bu kanunda belirtilen özel hükümler saklı kalmak koşuluyla, ilgili kanunda belirtilen hükümlere göre yapılır.” düzenlemesi karşısında tebliğ işlemlerinin Tebligat Kanunu'na uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Tebligat Kanunu 6099 sayılı kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu değişikliğe göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, bilinen veya gösterilen adresine yapılacaktır. Buna göre, ilk defa bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de Tebligat Kanununun 10/1. maddesi kapsamında bilinen adrestir.
Bildirilen adrese çıkarılan (mernis adresi olduğu ve tebliğat kanunu 21/2 maddesine göre tebligat yapılması şerhi düşülmeden) tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi de nazara alınarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılacaktır.
Muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesine ve Tebligat Kanununun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay incelendiğinde;
Sanık hakkında yapılan yargılama sonrasında verilen hagb kararının sanığın yerleşim yeri adresine “mernis adresi” şerhi ile çıkarıldığı ve tebligatın Tebligat kanunu 21/2 maddesine göre yapılıp itiraz edilmeden kararın kesinleştirildiği, daha sonra sanığın denetim süresinde suç işlediği belirtilerek hükmün açıklandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece önce Tebligat Kanunu 10/2 maddesine göre sanığın bilinen adresine Tebligat Kanunu 21/1 maddesine göre tebligat yapılıp, bu tebligatın bila tebliğ gelmesi halinde yerleşim yeri adresine “adres yerleşim yeri adresi olup Tebligat Kanunu 21/2 maddesine göre tebliğ edilmesi” şerhi düşülmüş tebligat yapılması gerekirken doğrudan yerleşim yeri adresine mernis adresi şerhi ile yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece verilen ilk karar kesinleşmemiş olmakla sanık hakkındaki denetim süresinin başlamadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2013 tarih E.2013/19 - K.2013/545 sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği için kesinleşmediği, dolayısıyla denetim süresinin başlamadığı anlaşılmakla hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
Sanık K1 hakkında mağdur K2'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen hüküm yönünden sanığın istinaf talebine binaen yapılan incelemede;
1-) Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/10/2018 tarih ve 2018/249 Esas 2018/244 Karar sayılı kararının CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-) Her ne kadar Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/10/2018 tarih ve 2018/249 Esas 2018/244 Karar sayılı ilamı ile sanığın denetim süresinde suç işlediği gerekçesiyle daha evvel CMK'nın 231. maddesi gereğince verilen hüküm açıklanmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen 17/12/2013 tarihli bu kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği, dolayısıyla denetim süresinin başlamadığı anlaşılmakla HÜKMÜN AÇIKLANMASINA YER OLMADIĞINA.
3-)Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17/12/2013 tarih ve 2013/19 Esas 2013/545 Karar sayılı kararının, usulüne uygun kanun yolu (itiraz) ihtarını içeren davetiye ile sanığa Tebligat Kanunu'na uygun olarak tebliği ile itiraz edilirse itiraz ve kesinleştirme işlemleri yapılmak üzere dosyanın esas mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair tensiben yapılan inceleme sonunda verilen kararın niteliği itibarıyla CMK 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere ve mütalaaya aykırı olarak oybirliğiyle karar verildi. 10/04/2019 (¤¤)