(7201 S. K. m. 10, 21, 36) (5271 S. K. m. 37)
Gaziantep C. Başsavcılığının 07/11/2012 tarih ve 2012/8267 iddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında basit yaralama suçundan açılan davanın Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1205 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 29/01/2013 tarih ve 2013/190 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresinde suç işlediğinin bildirilmesi üzerine Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2018 tarih 2018/137 Esas ve 2018/365 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine yukarıdaki esasa kaydı yapıldı.
Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre sanık hakkında Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1205 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 29/01/2013 tarih ve 2013/190 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tebligat Kanunu 10/2 ve 21/2 maddelerine aykırı olarak doğrudan sanığın mernis adresine tebliğe çıkarıldığı ve sanığın adresten ayrılmış olduğundan bahisle tebligatın bila tebliğ iade gelmesi üzerine başka tebligat yapılmadan itiraz edilmediği belirtilerek kararın kesinleştirildiği ve daha sonra denetim süresinde suç işlediği belirtilerek hükmün açıklandığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın 37/1 maddesinde “Tebligat bu kanunda belirtilen özel hükümler saklı kalmak koşuluyla, ilgili kanunda belirtilen hükümlere göre yapılır.” düzenlemesi karşısında tebliğ işlemlerinin tebligat kanununa uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Tebligat Kanunu 6099 sayılı kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu değişikliğe göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, bilinen veya gösterilen adresine yapılacaktır. Buna göre, ilk defa bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de Tebligat Kanununun 10/1. maddesi kapsamında bilinen adrestir.
Bildirilen adrese çıkarılan (mernis adresi olduğu ve tebliğat kanunu 21/2 maddesine göre tebligat yapılması şerhi düşülmeden) tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi de nazara alınarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılacaktır.
Muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesine ve Tebligat Kanununun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay incelendiğinde;
Sanık hakkında yapılan yargılama sonrasında verilen hagb kararının sanığın yerleşim yeri adresine “mernis adresi” şerhi ile çıkarıldığı ve tebligatın, Tebligat kanunu 21/2 maddesine göre yapılıp itiraz edilmeden kararın kesinleştirildiği, daha sonra sanığın denetim süresinde suç işlediği belirtilerek hükmün açıklandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece önce Tebligat Kanunu 10/2 maddesine göre sanığın bilinen adresine Tebligat Kanunu 21/1 maddesine göre tebliğat yapılıp, bu tebligatın bila tebliğ gelmesi halinde sanığın yerleşim yeri adresine “adres yerleşim yeri adresi olup Tebligat Kanunu 21/2 maddesine göre tebliğ edilmesi” şerhi düşülmüş tebligat yapılması gerekirken doğrudan yerleşim yeri adresine mernis adresi şerhi ile yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece verilen ilk karar kesinleşmemiş dolayısıyla sanık hakkında denetim süresi başlamadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2013 tarih E.2012/1205 - K.2013/190 sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 29/01/2013 tarihli bu kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği, dolayısıyla denetim süresinin başlamadığı anlaşılmakla hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Kararımızın, 3 numaralı bendinde yeniden tebliğe çıkarılması ve kesinleştirilmesi gereken karar olarak Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/01/2013 tarih ve E.2012/1205 -K.2013/190 sayılı kararının yazılması gerekirken, sehven hükmün açıklanmasına dair Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2018 tarih ve 2018/137 Esas 2018/365 Karar sayılı kararı yazılmış olup, yapılan hatanın maddi yazım hatası olduğu belirtilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik basit yaralama suçundan verilen hüküm yönünden sanığın istinaf talebine binaen yapılan incelemede;
1)Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2018 tarih ve 2018/137 Esas 2018/365 Karar sayılı kararının mağdur ...’ya yönelik basit yaralama suçundan verilen hüküm yönünden CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2)Her ne kadar sanık hakkında Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2018 tarih ve 2018/137 Esas 2018/365 Karar sayılı ilamı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar sanığın denetim süresinde suç işlediği gerekçesiyle CMK'nın 231. maddesi gereğince açıklanmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen 29/01/2013 tarihli kararın Tebligat Kanunu 10/2 maddesine aykırı olarak doğrudan sanığın mernis adresine tebliğe çıkarıldığı (Tebligat evrakında sanığın mernis adresi olduğunun yazılı olduğu) ve sanığın adreste tanınmadığı gerekçesiyle tebligatın mahalle muhtarına Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, 2 nolu haber kağıdının da kapısına yapıştırıldığının belirtildiği; ilk derece mahkemesince, geçersiz olan bu tebligat üzerine kararın kesinleştirilip daha sonra denetim süresinde suç işlediği belirtilerek hüküm açıklanmış ise de, 29/01/2013 tarihli kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği dolayısıyla denetim süresinin başlamadığı anlaşılmakla HÜKMÜN AÇIKLANMASINA YER OLMADIĞINA.
3- Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2018 tarih ve 2018/137 Esas 2018/365 Karar sayılı kararının, usulüne uygun kanun yolu (itiraz) ihtarını içeren davetiye ile sanığa tebligat kanununa uygun olarak tebliği ile itiraz edilirse itiraz ve kesinleştirme işlemleri yapılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine,
Dair verilen kararın niteliği itibarıyla CMK 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.03.2019 (¤¤)