Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar ……, ……., ……, ……., ……, ……., ……, ……., ……, ……., ……., ….., …….., ……, ……., ……, ……., ......., ....... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan, sanık …….hakkında ise Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İstinaf Başvuruların İncelenmesinde;
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan hüküm kurulan sanıklar ile ilgili olarak;
5237 Sayılı TCK'nın 58/9 maddesinde, örgüt üyesi hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik müstakil düzenleme bulunması karşısında, tekerrür hükümleri uygulanmasında ''sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına'' şeklindeki karar verilmesi gerekirken mahkemece ''Sanığın Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olması dikkate alınarak hakkında 5237 Sayılı Kanunun 58/9 Maddesi Delaletiyle 58/6-7 Maddesi Gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, 5237 Sayılı TCK'nın 58/6-7 Maddesi Ve 5275 Sayılı Kanunun 108/4 maddesi gereğince cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına'' şeklinde karar verilmesi yasaya aykırı ve sanıklar müdafiilerinin istinaf itirazları bu yönüyle yerinde ise de;
Belirtilen bu husus 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303. maddelerine göre yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeden düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
Sanıklar hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kurulan hükümlerin 6. maddelerinin tümden hükümden çıkartılarak yerine ''Sanıklar hakkında hükmolunan cezanın, TCK'nun 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına'' ibaresi eklenilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLMESİNE
Bu husus dışında yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanı kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanık ....... Hakkında Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İstinaf Başvuruların İncelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nun 206, 209, 214 ve 216 maddeleri uyarınca, sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulması, hükme esas alınacak delil niteliğindeki belgelerin duruşmada ortaya konulup, anlatılıp, okunması ve tartışılması gerekmektedir. Aynı Kanunun 217. maddesinde mahkemece kararın ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırılabileceği düzenlenmiş, yine Kanunun 288/2 maddesinde ise bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasının hukuka aykırılık oluşturacağı hususları belirtilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında da yer aldığı üzere; ''....... iletişim sisteminin Fetö/pdy silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil'' olacağının kabul edildiği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında; karardan sonra, sanık .......'ın sunduğu 05/04/2019 tarihli dilekçesinde; ''çalıştığım şirketin büro ve muhasebe işleri ile ilgili bir toplantıda, çalıştığım şirketlerin mali müşaviri olan (....... A.Ş ve ....... LTD. ŞTİ) ....... isimli bir şahsın talimatı ile o dönem kayıt kabul görevlisi olarak çalışan ....... isimli şahsın adına kayıtlı olan ancak tarafımca işyerim ile alakalı olarak kullanılan ....... nolu hat üzerine bir program kurulduğunu hatırladım. ....... isimli şahsın; ''bundan sonra buradan görüşeceğiz'' diyerek bana kurduğu bir program olduğunu ve bu programdan konuştuğumuzu hatırlıyorum ama ....... programı olduğunu bilmiyordum. Ancak daha sonrasında bu programın bu şahıs tarafından bana kurulduğunu hatırlamam nedeniyle, adli makamlarca tespiti yapılmayan bu hususu sayın makamınıza arz etmek istiyorum. Şöyle ki; Ben fetö iltisaklı kurumlarda ön muhasebe/büro elemanı olarak çalıştığım dönmelerde örgüt içerisinde Kahramanmaraş bölgesi mali müşaviri olarak görev alan ....... isimli şahsın talimatı ile kurulmuştu. Bu programı işyeri ile alakalı olarak kullanıyorduk. Bu programı bunun dışında herhangi bir faaliyet için kullanmadım. Bu programı kısa bir süre kullandım ve suç içeren herhangi bir yazışmam olmadı. Adli makamlarca henüz tespiti yapılmayan bu hususların da sayın makamınızca bilinmesi için bildiklerimi samimi olarak anlatma zaruretim doğmuştur. ''şeklindeki beyanı karşısında, sanığın ....... nolu hat üzerinden ....... kullanıp kullanmadığının araştırılması ile ....... hakkında açılmış soruşturma bulunup bulunmadığı, soruşturma dosyası veya kovuşturma dosyası açılmış ise; .......'nin aşama beyanları ve söz konusu hatta ilişkin CGNAT kayıtları ile USER- ID ( ....... tespit ve değerlendirme) tutanağının getirtilerek; şayet sanık .......'nın kullandığı belirlenmesi halinde de eyleminin terör örgütüne üyelik teşkil edip etmediğinin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ve sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e,f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Düzeltilerek başvurunun esastan red kararı yönünden; tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK 286. Maddesi gereğince TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, sanık ....... hakkında verilen hükmün bozulması kararı yönünden ise; CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)