(5271 S. K. m. 286) (5237 S. K. m. 293)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinde sanığın Adana Açık ceza infaz kurumunda hükümlü iken yapılan sayımda olmadığının tespit edildiği, sanığın sonradan ceza infaz kurumuna alındığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı hükümlünün kaçması suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına, kendiliğinden teslim olmak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği gözönüne alınarak cezasından 5/6 oranında indirim yapılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece sanığın emniyeti arayarak teslim olmak isteyip istemediğinin araştırılmasının talep edildiği, gelen yazı cevabında 03/12/2016 tarihinde sanığın gözaltında kaldığı yönünde yetersiz bir açıklama getirildiği, dosya kapsamında sanığın kendiliğinden mi teslim olduğu yoksa yakalanarak mı alındığı konusunda hüküm kurmaya elverişli bir bilgi bulunmadan sanık hakkında TCK 293 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı görülmüş ise de; aleyhe istinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bu husus dışında,
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
İstinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)