(5237 S. K. m. 52, 58, 292, 293) (5271 S. K. m. 230)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın hükümlü iken İnfaz Hakimliğince cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri ile infazına karar verildiği, sanığın denetim yükümlüğünü uyarıya rağmen 2. Kez ihlal ettiği, bunun üzerine Gaziantep İnfaz Hakimliği'nin 28/07/2016 tarihli kararıyla bu kez kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği, sanığın iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat etmediğinden üzerine atılı hükümlünün kaçması suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüş ise de;
Hükümlü sanığın adli sicilinde tekerrüre esas birden çok adli sicil kaydı bulunmasına rağmen sanığa verilen hapis cezası seçenek yaptırımı çevrilip TCK'nun 58. Maddesinin sanık hakkında uygulama imkanı ortadan kaldırılmış ise de; aleyhe istinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemece sanığın kendiliğinden mi teslim olduğu, yakalama ile getirildiği Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi konusunda bir araştırma yapılmadığı, bu nedenle TCK 293 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gerekçede tartışılmadığı, bu şekilde deliller tam olarak toplanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile CMK 230. Maddesine aykırı olarak hüküm kurulduğu,
Mahkeme gerekçesinde temel ceza belirlenirken doğrudan TCK'nun 292/1. Maddesinin uygulandığı, oysa 5275 sayılı yasanın 105/A-8 maddesi yollamasıyla yazılması gerektiği halde yazılmadığı,
Adli para cezasının ödenmemesi halinde 6545 Sayılı Kanun ile değişik 5275 Sayılı Kanun 106/3. Maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında, infazı kısıtlayacak şekilde hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. Maddesi gereğince ihtarat yapıldığı anlaşıldığından,
İstinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)