(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 220, 314) (3713 S. K. m. 5)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2018 tarih, 2017/285 esas, 2018/161 karar sayılı ilamı ile verilen hükme karşı sanık müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiilerinin dilekçe içeriğine göre; istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilip 10/01/2019 tarihinde dairemizce davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilip duruşma açılarak yapılan açık yargılama sonunda;
Gereği görüşüldü;
İDDİA;
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 01/03/2017 tarih ve 2017/1175 esas nolu iddianamesi ile; sanık ..... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı TCK'nın 314/2, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle mahkemesine kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ;
Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2018 tarih, 2017/285 esas, 2018/161 sayılı kararı ile sanık .....'ın üzerine atılı bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53/1, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU;
Sanık müdafiilerinin yasal süresinde yaptığı istinaf başvurusunda özetle; Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2018 tarih, 2017/285 esas, 2018/161 sayılı kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması neticesinde müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep etmişlerdir.
SAVUNMA;
Sanığın İlk Derece Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Ben 2003 yılında Konya Selçuk Üniversitesinde Türkçe Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. 2003 yılında Aksaray'da Özel …… Kolejinde çalışmaya başladım. Üç yıl burada çalıştım. Daha sonra babamın rahatsızlığından dolayı Osmaniye Kadirli'ye geldim. Özel ..... isimli kolejde çalışmaya başladım. Burada da üç yıl çalıştım. Daha sonra bir birbuçuk yıl ara verdim. Sonrasında Adıyaman'da ..... isimli dershanede çalışmaya başladım. Burada birbuçuk iki yıl çalıştım daha sonra Bingöl Ilıcalar Ortaokulu’na 2012 yılında atandım. Bir burada çalıştım, özür atamasıyla Malatya'da Taştepe’de H. İ. Ş. ortaokulunda çalışmaya başladım. İhraç oluncaya kadar burada çalıştım. Ben kızım olan …….'ı 2015-2016 eğitim öğretim yılında bir yıl özel ı okuluna gönderdim. Bunun sebebi, biz kaza geçirmiştik, kızım %13 özürlüydü, ben de bu sebeple Bingöl'den mazeret göstererek gelmiştim. İki yıl kızım devlet anaokuluna gitti. Kamu görevlileri anaokuluna gittim daha sonra bize RAM'dan kızımızın özel bir okulda eğitim almasının daha iyi olacağını, rehabilite eğitiminin alınması gerektiğini söylediler. Bizde, bize bir kilometre uzakta bulunan çocuğumuzu kendimiz alıp götürebileceğimiz, bize en uygun ve en yakın olan Özel Turgut Özal İlköğretim Okuluna kızımızı yolladık. Benim iki çocuğum daha vardır. Birisi Hidayet İlk Öğretim okulunu bitirdi. Birisi ise Kamu Görevlileri okulunda okumaktadır. Benim Bank .....'da hesap açtırmamın sebebi kredi kartı kullanma gereğidir. 2005 yılında Konya'da bir alışveriş merkezinde kredi kartı alabilmek için hesap açtırmıştım. Benim .....'in evinizi arabanızı satın Bank .....'ya paranızı yatırın şeklindeki bir talimatından bir bilgim yoktur. Ben eşimle bir dönem sıkıntı yaşadım. Normalde maaş kartım eşimdeydi, ben o dönem ..... Bank'tan maaş alıyordum. En son da ..... Bankasından maaş alıyordum. Eşim ile sıkıntılarımız olunca maaş kartımı eşimden aldım. Yaz boyunca üç aylık maaşım birikmişti. Faizsiz bankacılık olduğundan dolayı hesabımda biriken parayı bankasyaya yatırmıştım. Bundan sonra da maaşım olarak yatan parayı birikim olarak bu hesabıma yatırdım. Bu para bu nedenle hesapta bu para bulunmaktadır. Ben çocuğumun trafik kazası nedeniyle kısmen özürlü kalması nedeniyle mahkeme tarafından çocuğuma verilen tazminat miktarını da 2015 yılı Kasım ayında yatırmıştım. Bu para otuzbeşbin lira civarındaydı. Bu bana bu tarihlerde kayyuma devredilmişti. Faizsiz bankacılık olduğu için bu parayı bu bankaya yatırmıştım. Çalışmış olduğum okula ……. görevlileri geldi. O tarihe kadar hiçbir sendika üyeliğim yoktu. Sendikanın faydalarını söylediler. Ben de yararlı olacağından bu sendikaya üye oldum. Tarihini tam olarak hatırlamıyorum ancak ……… Derneği öğretmenler gününde sıra gecesi yapmıştı. Ben de öğretmenler gününden dolayı öğretmenler gününde yapılan bu güne gitmiştim. Burada derneğin faaliyetlerinden bahsettiler. Ben de Malatya'da kimsem bulunmaması nedeniyle bu derneğe üye oldum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Dairemizce Sanığının Alınan Savunmasında: "Daha önceki yazılı ve sözlü savunmalarımı ile bu celse sunmuş olduğum yazılı savunmalarımı aynen tekrar ederim. Ben kesinlikle terör örgütü üyesi değilim, örgütün talimatı ile Bank..... isimli bankaya para yatırmış veya dernek üyesi olmuş değilim. Ben belirtilen bütün işlem ve faaliyetlerimi örgütsel faaliyet olarak yapmadım. Örgüt liderinin talimatı üzerine para yatırmam söz konusu değildir, beraatime karar verilmesini talep ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Dairemizce Sanık Müdafi Av. ……'in Alınan Beyanında: "Müvekkil sanığın beyanlarına aynen katılıyoruz. Ayrıca savunmalarımızı yazılı olarak sunuyoruz. Yazılı savunmalarımızda belirttiğimiz üzere müvekkil sanık örgütün talimatı üzerine Bank..... isimli bankaya para yatırması söz konusu değildir. Söz konusu banka devletin eline geçtiğinden sonra 11 Aralık 2015 tarihinden sonra söz konusu bankaya yüklü miktarda para yatırmıştır, yine örgütle irtibatlı kurumlarda öğretmenlik yapması sendika ve dernek üyeliğinde Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere herhangi şekilde örgüt üyeliği için delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir, dolayısıyla müvekkil sanığın müsnet suçtan dolayı cezalandırılmasına yeter herhangi bir somut delil bulunmamaktadır. İddia makamının müvekkil sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan dolayı cezalandırılması yönündeki mütalaasına katılmıyoruz. Zira daha öncede belirttiğimiz üzere söz konusu örgütün talimatı üzerine Bank..... isimli bankaya para yatırması söz konusu değildir, dikkat edilirse söz konusu banka devlete el geçtikten sonrada müvekkil sanık devletine güvenerek söz konusu bankaya para yatırmıştır. Bu nedenlerle müvekkil sanığın beraatine karar verilmesini dileriz." şeklinde savunmada bulunmuştur.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA;
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: "Sanık .....'ın silahlı terör örgütü FETÖ'ye ait Bank..... isimli finans kuruluşuna 2014 yılı Ağustos ayında bir adet nakit girişi yaparak 9.500 TL para yatırdığı 2014 yılı Eylül ayında 45.31 gram hurda altın alımı karşılığında hesaba 4.024,17 TL giriş yaptığı, 2014 yılı Ekim ayında hesaba 1.500,00 TL giriş yaptığı ve çıkış kayıtlarının bulunmadığı, 2014 yılı Kasım ayında ise katılım hesabını vadesinden önce kapattığı, sanığın para yatırma işlemlerinin silahlı terör örgütü elebaşısının çağrı yapmış olduğu döneme denk geldiği, ayrıca sanığın katılım hesabını vadesinden önce kapatarak bankaya maddi katkıda bulunduğu, sanığın bu şekildeki hareketleri ile silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2017/285 esas, 2018/161 sayılı kararının kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı TMK'nın 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanık hakkında TCK'nın 53 ve 63. maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DAİREMİZİN DEĞERLENDİRMESİ VE KABULÜ;
İlk derece Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2018 tarih, 2017/285 esas, 2018/161 karar sayılı kararı ile, sanık .....'ın üzerine atılı bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53/1, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık müdafileri tarafından istinaf yasa yoluna müracaat edildiği ve 10/01/2019 tarihinde Dairemizce davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılmış ve yargılamaya devam olunmuştur.
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280)
Yine suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmişir. "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak" cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır." şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK'nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu açıklamalar ve ilkeler ışığında tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde;
İlk derece Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2018 tarih, 2017/285 esas, 2018/161 karar sayılı kararı ile; ".................örgütün finans kaynağını oluşturan Bank .....'daki hesabına sanığın örgütün liderinin ve ileri gelenlerinin talimatına uygun olarak 2014/08 tarihinde 9.500 TL, 2014/10 tarihinde 1500 TL, 2014/11 tarihinde 1250 TL, 2015/11 tarihinde 2000 TL, 2015/12 tarihinde 31.680 TL nakit girişinde bulunduğu2014/08 tarihinde 9.500 TL, 2014/10 tarihinde 1500 TL, 2014/11 tarihinde 1250 TL, 2015/11 tarihinde 2000 TL, 2015/12 tarihinde 31.680 TL nakit girişinde bulunduğu böylece sanığın talimatla hareket ederek mezkur bankanın kurtarılması için para aktardığı, sanığın 2003- 2012 yılları arasında FETÖ aidiyeti nedeniyle kapatılan birçok eğitim kurumlarında öğretmen olarak görev yaptığı, sanığın Fetö örgütünün legal görünümlü illegal olan sendika ve derneklere üye olması sanığın örgütün faaliyet alanlarına da katıldığını da gösterdiği , bu haliyle sanığın örgütün gayesini bilerek ve benimseyerek bu örgüte girip, örgüte katılmayı, bağlanmayı ve hiyerarşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütün faaliyetleri çerçevesinde eylemlerde bulunduğu dolayısıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit olmakla................"şeklindeki gerekçelerle sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK.nun 314/2,3713 sayılı Yasanın 5/1.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği,
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. C.D. nin 2015/3 E. sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşrutiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek, örgüte aidiyeti nedeniyle kapatılan eğitim kurumlarında öğretmen olarak görev yapan, örgütle irtibatlı olduğu için kapatılmasına karar verilen sendika ve derneğe üye olan, örgütün kriptolu iletişim ağı olan X5 iletişim sistemini kullanmayan ancak Bank .....'daki hesabına örgütün liderinin ve ileri gelenlerinin talimatına uygun olarak 2014/08 tarihinde 9.500 TL, 2014/10 tarihinde 1500 TL, 2014/11 tarihinde 1250 TL, 2015/11 tarihinde 2000 TL, 2015/12 tarihinde 31.680 TL nakit girişinde bulunduğu2014/08 tarihinde 9.500 TL, 2014/10 tarihinde 1500 TL, 2014/11 tarihinde 1250 TL, 2015/11 tarihinde 2000 TL, 2015/12 tarihinde 31.680 TL nakit girişinde bulunan ve çeken sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, sanık müdafinin istinaf itirazları bu yönüyle yerinde görülmüş olduğundan, ilk derece mahkemesince sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün CMK.nun 280/2. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, sabit olan eyleminden dolayı silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan TCK'nın 220/7 ve 314/3. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 314/2. TCK'nın 220/7-son cümlesi,3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1.madde ve fıkraları gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu itibarla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
A) 1-Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2018 tarih, 2017/285, 2018/161 E/K sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
B-) 1-Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ve özelliği, suç unsurunun önem ve değeri, işlendiği zaman ve yer, yardımın niteliği ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınarak eylemine uyan TCK'nın 220/7 ve 314/3. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 314/2. maddesi gereğince takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanık tarafından yapılan yardımın niteliği dikkate alınmak suretiyle sanığa verilen cezadan TCK'nın 220/7-son cümlesi uyarınca takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın işlediği suçun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçlarından olması nedeniyle sanığa verilen cezanın, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5 inci maddesi uyarınca yarısı (1/2'si) oranında artırılarak, sanığın 1 YIL 18 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığa verilen cezada sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, verilen cezanın geleceği üzerinde yaratacağı olası etki lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1 maddesi uyarınca, cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın neticeten 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında hükmolunan netice hapis cezasının süresi dikkate alındığında; Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5-6 maddesinde öngörülen koşul oluşmadığından, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
6-Sanığa verilen netice hapis cezası TCK'nın 49/2 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası olmadığından, sanık hakkında TCK'nın 50. maddesinin uygulamasına yasal olarak yer olmadığına,
7-Sanık hakkında hükmolunan netice hapis cezasının süresi dikkate alındığında; TCK'nın 51/1 maddesinde öngörülen koşullar oluşmadığından, sanığa verilen hapis cezanın ertelenmesine yer olmadığına,
8-Sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
9-Sanığın tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerin TCK'nın 63/1. maddesi gereğince verilen cezasından mahsubuna,
10-Sanık hakkında ilk derece mahkemesince yurt dışı çıkış yasağı şeklinde verilen adli kontrol tedbirinin devamına,
11-Malatya Adli Emanet Memurluğu'nun 2018/1037 sırasında kayıtlı bulunan SS20170267766 M seri nolu delil poşeti içerisinde 1 adet imaj CD'nin dosyada delil olarak SAKLANMASINA,
12-İlk derece mahkemesince yapılan 232 TL yargılama gideri ile istinaf aşamasında yapılan 2 adet davetiye gideri 29 TL olmak üzere toplam 261 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazine irad kaydına,
Verilen kararın hazır bulunanlar yönünden tefhim, yokluklarında karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren, 15 gün içerisinde, dairemize verilecek veya gönderilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyan tutanağa geçirilmek, yahut bulunulan ceza infaz kurumu aracılığıyla dairemize dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay nezdinde TEMYİZ EDİLEBİLECEĞİNE, Bu süre içinde temyiz edilmediğinde kararların kesinleştirilerek İNFAZA VERİLECEĞİNE, bu hususun sanığa ihtarına (ihtar edildi)
Dair, iddia makamında Cumhuriyet Savcısı …… (….)'in huzuru ile sanık ve sanık müdafinin yüzlerine karşı, mütalaaya uygun olarak oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16.04.2019 (¤¤)