(5237 S. K. m. 50, 52, 58) (5275 S. K. m. 106)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Verilen adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı kanunla değişik 5275 sayılı kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceğinden, TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, sanık hakkında takdir edilen ceza miktarının yerinde olduğu ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı ancak;
TCK'nın 50/5. Maddesinde; "uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir" denilmektedir. TCK'nın 58. Maddesinde ise, tekerrür hükmünün uygulanması koşulları açıklanmıştır. Anılan 58. Maddenin düzenlenmiş biçimde hapis ve adli para cezası ayrımı yapılmamış olmakla birlikte, 6. Fıkra uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün infaz biçimini düzenleyen 5275 Sayılı Yasanın 108. Maddesinde, bu infaz şeklinin yalnızca hapis cezalarına ilişkin bulunduğunun anlaşılması ve aynı yasanın adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. Maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Açıklanan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde; mahkemece hükmolunan adli para cezası nedeniyle sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemiyeceği anlaşıldığından usul ve yasaya aykırı görülen hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen ve bu hususun düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında TCK'nın 58. Maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılarak CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince yerel mahkeme kararının DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 28.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)