(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın sanık müdafisinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CMK.nın 230. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre sırayla; a) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu, b) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, c) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi, d) Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler, e) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5271 sayılı CMK.nın 289/1-g maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde;
Sanıkların ve SSÇ'nin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıkların ve SSÇ'nin tüm aşamalarda birbiriyle tutarlı olan savunmaları ve özellikle sanıklardan …'un savunmasını doğrular nitelikteki sanığın babası olan …'un 21/01/2016 tarih ve saat 11:30'da emniyete vermiş olduğu ifadesi ile sanıkların ve SSÇ'nin Suriye sınırından Türkiye sınırına geçerlerken 21/01/2016 tarih ve 20:15 sularında düzenlenen olay yeri görgü ve tespit tutanağında isimleri bulunan mümzi tanıkların, Suriye istikametinden Türkiye istikametine tel ve hendek engeline elleri havada bir şekilde yaklaşan grubu tespit ettikleri yönündeki beyanları nazara alındığında; örgüt üyesi olup örgütten kendiliğinden ayrılarak teslim olan sanıklar ve SSÇ'nin örgütün faaliyeti çerçevesinde her hangi bir suçun işlenmesine iştirak edip etmedikleri araştırılarak sonucuna göre haklarında etkin pişmanlıklarının sübutu halinde TCK'nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmadan yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilerek CMK'nın 230. maddesine muhalefet edildiği anlaşılmakla CMK'nın 289/1-g maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 29.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)