(5237 S. K. m. 315) (5271 S. K. m. 226, 230, 280, 283, 286, 289) (3713 S. K. m. 5)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ve vekillerinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihi olan 06/03/2016 günü sanık ...'nun Suriye'den almış olduğu suça konu çantayı diğer sanık ... ile birlikte Öncüpınar Gümrük Sahasının Türkiye çıkış kapısında ...'ya teslim ettikleri, bir kaç saat gümrük kapısı önünde bekleyen sanık ...'nın aldığı bu çantayı (çalıştığı şirkete ait tırda bulunan yüklerin Gümrük Sahasında ... tarafından boşaltıldıktan sonra tekrar Kilis'e dönecekleri sırada) şoför kabinine bıraktığı, ancak Kilis Öncüpınar Gümrük Müdürlüğü Sorumluluk Sahası içerisinde olan Öncüpınar Gümrük Türkiye Kapısı Tır Saha Giriş-Çıkış Kontrol Noktasında görevlerini ifa eden Gümrük Muhafaza Memurlarının saat 22:00 sıralarında gümrük sahasından Türkiye'ye giriş yapmak üzere müracaat eden ... plakalı tırda yaptıkları kontrol esnasında sanık ...'nin açık olan tır kapısından aracın şoför mahalline bir çanta bıraktığını görmeleri üzerine şüphelendikleri ve yaptıkları kontrolde çanta içinde kablo düzeneği ve patlayıcı olabileceğini düşündükleri bir takım nesneleri tespit ettikleri ve TEM görevlileri tarafından yapılan aramada çanta içinde bir adet kamuflaj kumaşından imal edilmiş olan hücum yeleği, bir kutu içerisinde bir adet elektrikli kapsül, bir adet mor renkli plastik kutulu basma butonu, bir adet el bombası fünyesi, bir adet 122 cm uzunluğunda mavi renkli infilaklı fitil tabir edilen kablo, ayrıca hücum yeleği üzerinde yelek bölmelerinin dışında toplu halde çeşitli ebatlarda 10 adet şeffaf koli bandı ile sarılı dikdörtgen kalıp haline getirilmiş kartuş tabir edilen paketler ve bu kartuşların içerisinde cinsi tespit edilemeyen patlayıcı madde olduğu değerlendirilen kahverengi renkli madde üzerine çok sayıda demir bilye ve bu kartuşlar üzerinde sarılı mavi renkli infilaklı fitil tabir edilen kabloların tespit edildiği, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı müdürlüğünce düzenlenen 16/03/2016 tarihli Uzmanlık raporunda; "İçerisinde beyaz renkli toz madde bulunan 11 adet fitil parçasının patlayıcı maddelerden PETN ihtiva eden infilaklı fitil parçaları oldukları, koyu sarı renkli katı madde parçalarının ise TNT ve RDX karışımını ihtiva eden patlayıcı madde oldukları"nın belirtildiği, söz konusu malzemelerin geldiği yerin DEAŞ hakimiyetinde bulunan bir yer olduğu ve savaş halinin bulunduğu, böyle bir yerden bal veya tereyağı getirildiği hususunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı), canlı bomba malzemesi taşıdığı anlaşılan ve bu hususu bilerek ve isteyerek yaptıkları kabul edilen bu sanıkların, DEAŞ isimli silahlı terör örgütünün bir üyesi olduklarının kabulü gerektiği, zira; söz konusu canlı bomba malzemelerinin geldiği yerin DEAŞ hakimiyetinde bulunan bölgeden geldiği ve DEAŞ isimli örgütün Türkiye'de birçok kez canlı bomba eyleminde bulunduğu hususunun bilinen bir gerçek olduğu, bu halde sanıkların DEAŞ isimli silahlı terör örgütünün bir üyesi oldukları kabul edilerek sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmak ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak ve nakletmek suçlarından cezalandırılmalarına karar verildiği görülmüş ise de;
Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
TCK'nın 315. maddesinde tanımlanan suç, örgüte yardımın özel bir şekli olup devlet güvenliğine, toprak bütünlüğüne, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek için kurulan silahlı örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak üzere bunların amaçlarını bilerek, üretmek, satın almak ve ülkeye sokmak suretiyle silah, cephane veya nitelik ve nicelik yönünden vahim olan benzeri maddelerin temin edilmesi, nakledilmesi veya depolanması bağımsız suç olarak düzenlenmiştir. Suçun oluşması için failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaksızın, örgüt faaliyetlerinde kullanılacağını bilerek yukarıda sayılan seçimlik hareketlerden birisini gerçekleştirmesi gerekmektedir.
Somut olay değerlendirildiğinde sanıkların deaş silahlı terör örgütüne hakim olan hiyerarşik gücün emrine girdiklerinin ve örgütle organik bağlarının tespit edilemediği, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin tespit edilemediği, bu nedenle sanıkların eylemlerinin kül halinde TCK 315 maddesinde düzenlenen silah sağlama suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanıkların terör örgütüne üye olmak ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak suçlarından cezalandırılmasına karar verildiğinden,
Kabule göre iddianamede yer almayan ve sanıklara CMK 226 maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak suçundan 3713 S.K 5/2 maddesi gereğince 2/3 oranında artırım yapılması yasaya aykırı olduğundan bu şekilde savunma hakkı kısıtlanarak yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile CMK'nın 230. Maddesine aykırı olarak hüküm kurulduğundan
İstinaf başvurusunda bulunan sanıklar ve vekillerinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sanıkların CMK'nun 283. Maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)