(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 273, 280, 286, 289, 296)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan SSÇ Müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçelerinin içeriğine göre dosya görüşüldü:
A-Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun incelemesinde;
CMK'nın 273. Maddesi uyarınca, istinaf isteminin tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün içerisinde yapılması gerektiği, istinaf talebine konu kararın, istinaf isteminde bulunan Cumhuriyet Savcısının yüzüne karşı 13/01/2017 tarihinde verildiği, oysa Cumhuriyet Savcısınca 7 günlük süre geçtikten sonra 03/02/2017 tarihinde istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, CMK'nın 296/1. Maddesi gereğince O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf isteminin süre yönünden REDDİNE,
B-SSÇ Hakkında, Terör Örgütü Üyesi Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşlemek, Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşlerine Silahla Katılmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik SSÇ Müdafiince yapılan istinaf başvurusunun incelemesinde;
SSÇ'nin, olay günü olan 09/10/2016 tarihinde, PKK-KCK terör örgütü güdümünde yayın yapan basın yayın organları tarafından yapılan eylem çağrıları üzerine, korsan gösteriye dönüşen izinsiz gösteriye elinde taş ile katılarak ihtara rağmen dağılmadığı, cadde üzerinde taşlarla yolu trafiğe kapatan grubun içerisinde bulunduğu ve elindeki taş ile güvenlik güçlerine saldırdığı tüm dosya kapsamında anlaşılmakla;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, SSÇ hakkında takdir edilen ceza miktarının yerinde olduğu ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, netice olarak verilen ceza miktarlarının yerinde olduğu anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan SSÇ Müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
C-SSÇ Hakkında, Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik SSÇ Müdafiince yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CMK.nın 230. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre sırayla;
a) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu,
b) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri,
c) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi,
d) Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler,
e) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5271 sayılı CMK.nın 289/1-e. Maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Her ne kadar S.S.Ç'nin, olay günü …. Caddesi ve ara sokaklarında meydana gelen söz konusu olayda, terör örgütü ve terörist başı Abdullah ÖCALAN lehine slogan atmak suretiyle terör örgütü propagandası suçundan dolayı cezalandırılması yoluna gidilmiş ise de, tüm dosya kapsamından, S.S.Ç'nin terör örgütü ve terörist başı lehine slogan attığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı anlaşılmakla beraatı yerine yazılı şekilde yeterli olmayan eksik gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurularak CMK'nın 230. Maddesine muhalefet edildiği, bu itibarla S.S.Ç müdafiinin istinaf başvurusu yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nın 289/1-g maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
A Nolu bentdeki hüküm yönünden tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK 296/2.Maddesi gereğince temyiz yasa yolu açık, diğer bentlerdeki hükümler yönünden ise 5271 sayılı CMK'nın 286/1, 2-a madde ve fıkraları gereğince kesin olmak üzere 22.03.2017 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)