(5271 S. K. m. 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma suçunda failin muhafaza edilmek üzere kendisine teslim olunan rehinli veya hacizli malı teslim amacına uygun olarak muhafaza ve istenildiğinde iade yükümlüğünün bulunduğu, cezalandırılabilecek eylemin tipe uygun hukuka aykırı bir eylem olması gerektiği,
Somut olayda; haczedilip yedi emin olarak kendisine teslim edilen kumaş ve iplikleri muhafaza edilmek üzere iş yerindeki başka bir bölüme aldığını, iş yerinde bulunmadığı sırada icra memuru ve avukatın gelerek malların yerinde olmadığı gerekçesiyle tutanak tuttuklarını, teslim edilen eşyaların halen aynı yerde muhafaza edildiğini beyan eden sanığın amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranması sonucunda malların kaybolmasına veya bozulmasına neden olup olmadığı hususunda mahkemece herhangi bir araştırma ve tespit yapılmaksızın eksik ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmek suretiyle CMK 230. maddesine muhalefet edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmekle CMK 289/1-g maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29.11.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.(¤¤)