(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 52, 86, 116, 119) (3713 S. K. m. 5) (5275 S. K. m. 106)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanık B. Ö. hakkında verilen hükümlerin değerlendirilmesi;
Sanık hakkında verilen kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, sanık hakkında takdir edilen ceza miktarının yerinde olduğu ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, uzlaştırma kapsamına giren Geceleyin Konut Dokunulmazlığını Bozma suçunun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla (silahtan sayılan alet ile kasten yaralama ve terör örgütü propagandasını yapmak suçları ile) birlikte işlenmiş olması nedeni ile uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Ancak, sanığın Geceleyin Konut Dokunulmazlığını Bozmak suçundan dolayı TCK'nın 116/4, 119/1-c-d ve 3713 sayılı yasanın 5/2. maddesi gereğince neticeten 2 Yıl 6 Ay Hapis cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 3713 sayılı TMK'nın 5/2. maddesine göre; " suçun, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısı ile ilgili maddesinde cezasının arttırılması öngörülmüş ise; sadece bu madde hükmüne göre cezada arttırım yapılır ancak yapılacak arttırım cezanın üçte ikisinden az olamayacağı" belirtilmiş olmasına rağmen, sanığa verilen temel ceza üzerinden TCK'nın 119/c-d maddeleri uyarınca cezasından bir kat arttırım yapılarak eksik ceza verilmiş ise de; bu hususta aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve yine adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı kanunla değişik 5275 sayılı kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceğinden, TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Sanık Y. K. hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma, Geceleyin Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Kamu Malına Molotof Atıp Yakmak Suretiyle Zarar Verme suçlarından verilen hükümlerin değerlendirilmesi;
Sanık hakkında verilen kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, sanık hakkında takdir edilen ceza miktarlarının yerinde olduğu ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, uzlaştırma kapsamına giren Geceleyin Konut Dokunulmazlığını Bozma suçunun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla ( terör örgütü propagandasını yapmak suçu ile) birlikte işlenmiş olması nedeni ile uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Ancak, sanığın Geceleyin Konut Dokunulmazlığını Bozmak suçundan dolayı TCK'nın 116/4, 119/1-c-d ve 3713 sayılı yasanın 5/2. maddesi gereğince neticeten 2 Yıl 6 Ay Hapis cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 3713 sayılı TMK'nın 5/2. maddesine göre; " suçun, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısı ile ilgili maddesinde cezasının arttırılması öngörülmüş ise; sadece bu madde hükmüne göre cezada arttırım yapılır ancak yapılacak arttırım cezanın üçte ikisinden az olamayacağı" belirtilmiş olmasına rağmen, sanığa verilen temel ceza üzerinden TCK'nın 119/c-d maddeleri uyarınca cezasından bir kat arttırım yapılarak eksik ceza verilmiş ise de; bu hususta aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve yine adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı kanunla değişik 5275 sayılı kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceğinden, TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
3-Sanık Y. K. hakkında verilen Kasten Basit Yaralama hükmünün değerlendirilmesi;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CMK.nın 230. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre sırayla;
a) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu,
b) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri,
c) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi,
d) Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler,
e) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5271 sayılı CMK.nın 289/1-g. Maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda;
Sanık Y. K. hakkında mağdur E. K.'a yönelik olarak Kasten Basit Yaralama suçundan dolayı TCK'nın 86/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın üzerine atılı müsnet suçun takibinin şikayete bağlı olduğu, mağdurun da, Cizre Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/12/2014 tarih, 2014/114 sayılı talimatı ile alınan beyanında sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş olmasına rağmen, sanık hakkında takibi şikayete bağlı bu suç yönünden şikayet yokluğu nedeni ile düşme kararı verilmesi gerekirken yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilerek CMK'nun 230. maddesine muhalefet edildiği, sanık müdafiisinin istinaf başvurusunun bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nun 289/1-g maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemesine gönderilmesine,
Tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle sanık Yılmaz Karakoyun hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma suçlarından almış olduğu hükümler yönünden Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK 286. maddesi gereğince TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, Kasten Basit Yaralama suçundan dolayı yapılan bozma kararı yönünden CMK'nın 286/1.maddesi gereğince, Geceleyin Birlikte Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Kamu Malına Zarar Verme suçlarından almış olduğu hükümler yönünden ve sanık Beraat Özdemir'in Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşlemek, Geceleyin Birlikte Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Silahtan Sayılan Alet ile Kasten Basit Yaralama, Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçlarından almış oldukları hükümler yönünden CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 08.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)