(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 104, 230) (5237 S. K. m. 62)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ve sanık müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık F. K. hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak sanığın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, sanık hakkında takdir edilen ceza miktarlarının yerinde olduğu ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, netice olarak verilen ceza miktarının yerinde olduğu anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Mahkemenin tutukluluğun devamına ilişkin gerekçesi, sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklukta kaldığı süre göz önüne alınarak sanığın tahliye talebinin CMK'nın 104/3. Maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık G. A. hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CMK.nın 230. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre sırayla;
a) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu,
b) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri,
c) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi,
d) Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler,
e) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5271 sayılı CMK.nın 289/1-e. Maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mahkemece, sanık G.'nin Jiyan kod adını kullandığı, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, terör örgütü üyesi olduğu gerekçesi ile TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Yasanın 5/1 ve TCK'nın 62/1 maddeleri gereğince 6 Yıl 3 Ay Hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık G. A.'ün; kız kardeşinin kayıp olması ve örgüte katılmış olabileceği duyumu üzerine, kız kardeşi hakkında bilgi almak için diğer sanık F. K. ile görüştüğünü, PKK/KCK terör örgütü ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirtmesi, sanık Feyzullah Kıpçak'ın da; duruşmada, "B. isimli şahıs bana J. isimli bir bayanı görmemi söyledi, bu bayan kız kardeşini arıyormuş kayıpmış, bana J. isimli bayana kız kardeşini görmediğimizi, tanımadığımızı söylersin" şeklindeki ifadesi, sanık G.'nin kız kardeşi G. Ö.'in, örgüte katılmış olabileceğine ilişkin değerlendirme yazısı, tanık olarak dinlenen sanığın annesinin, G.'ye aile içinde J. ismiyle hitap ettiklerine ilişkin beyanı karşısında, sanığın ne şekilde örgütle organik bağ kurarak, örgüt hiyerarşisi içerisinde süreklilik, devamlılık ve yoğunluk gösteren somut eylemlerinin neler olduğunun karar yerinde tartışılmaksızın, herhangi bir somutlaştırma da yapılmadan, varsayıma dayalı olarak soyut nitelikte değerlendirme yapılarak, eksik ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmek suretiyle CMK'nın 230. maddesine muhalefet edildiği, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nun 289/1-g maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Sanık A. A. hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemece, sanık A. A.'in; sanık G. A.'ü evinde barındırmak suretiyle silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği gerekçesi ile TCK'nın 314/3, ve 220/7 delaleti ile aynı yasanın 314/2, 3713 Sayılı Yasanın 5/1, TCK'nın 220/7 ve 62/1 maddeleri gereğince 4 Yıl 2 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık A.'in; sanık G.'nin ailesinin aile dostu olduğunu, G.'nin kardeşi G.'ın kayıp diye G.'nin dedesinin, babasını arayarak, A. ile G. size gelecek misafir olacak, G. sınırın karşısına geçmiş mi onu araştıracak dediğini, bunun üzerine G. ve annesi A.'nun kendi evlerine geldiğini, yaklaşık 6 aydır da evlerinde kaldığını ve G.'ı araştırdıklarını, bu esnada G.'nin işe girdiğini, L. Cafe de çalıştığını, olay günü de G.'nin babasının, kendisini arayarak G.'ye ulaşamadığını söyleyerek gidip bakmasını istediğinden Cafede çalışanlara G.'yi sorduğunda polislerin kendisini yakaladığını ifade etmesi, sanık G. ve tanık A.'nun da bu durumu doğrulamaları karşısında, sanığın ne şekilde bilerek ve isteyerek örgüte yardım ettiğine ilişkin somut delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışılmaksızın, soyut nitelikte, varsayıma dayalı olarak eksik ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurularak yazılı şekilde karar verilmek suretiyle CMK'nın 230. maddesine muhalefet edildiği, sanığın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nun 289/1-g maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle sanık F. K. hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu yönünden Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK 286.Maddesi gereğince TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, sanık F. K. hakkında Terör Örgütü Propagandası suçu yönünden verilen esastan red , sanık G. A.ve A. A. yönünden verilen bozma kararı yönünden ise CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)