(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289) (5237 S. K. m. 174)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanık hakkında Kamu Görevlisine Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret suçlarından verilen Beraat kararının değerlendirilmesi;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, dosya kapsamına göre yapılan delillerin değerlendirmesi neticesinde verilen beraat kararının yerinde olduğu,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan o yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
2-Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Bulundurmak suçlarından verilen hükümlerin değerlendirilmesi;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CMK.nın 230. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre sırayla;
a) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu,
b) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri,
c) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi,
d) Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler,
e) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5271 sayılı CMK.nın 289/1-g maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı Terör Örgütü Üyeliğinden mahkumiyet hükmü kurulabilmesi için; sanığın, Silahlı Terör Örgütü ile hiyerarşik bağlantı içinde organik ilişkiye girdiğine dair süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerinin bulunması gereklidir.
Somut olayda ise; Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan ihbar üzerine sanığın evinde usulüne uygun olarak yapılan arama neticesinde ele geçirilen 60 adet 7.62 mm çapında uzun namlulu silaha ait fişek, plastik eldiven, silah kılıfı, 30 metre uzunluğundaki kablo, 2 adet çivi ile güçlendirilmiş EYP, kablo, 20 adet EYP yapımında kullanılan metal boş tuzluk, gıda boyası, çok sayıda ateşleyici fitil, 10 adet boru tipi içi boş EYP, 1 adet dalgıç marka yangın tüpüne hazırlanmış EYP, 1 adet boru tipi fitilli EYP, toz madde... gibi maddelerin ele geçirilmiş olması ve silahlı terör örgütü üyesi olduğunu kabul etmeyen sanığın savunması karşısında; sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçu yönünden, sanığın örgütle organik bağ içinde süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylem ve faaliyetlerinin nelerden ibaret olduğunun delilleriyle ilişkilendirilmek suretiyle ayrı ayrı ve açıkça gösterilmediği, sanığın eyleminin bu hali ile TCK'nın 315. maddesinde düzenlenen silah sağlama suçunu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilerek CMK'nın 230. maddesine muhalefet edildiği, kabule göre de; tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçu yönünden TCK'nın 174/2. maddesi uyarınca arttırım yapılırken TMK'nın 5/2 maddesi uyarınca cezasından 2/3 oranında arttırım yapılması gerekirken sanığın cezasından yarı oranında arttırım yapılarak eksik ceza tayin edildiği, bu itibarla sanık müdafisinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olup, o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazları kısmen yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nın 289/1-g maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca sanığın netice ceza itibari ile kazanılmış hakkı dikkate alınmak sureti ile hükmolunmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 286/1, 286/2-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09.10.2017 (¤¤)