(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 225, 280) (5237 S. K. m. 174, 302)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanıklar H. Ö. ve M. O. K. haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, sanıklar hakkında takdir edilen ceza miktarının yerinde olduğu ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, dosyaya göre verilen hükümlerde aşağıdaki hususlar dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar ve müdafilerinin sair istinaf başvurularının esastan reddine, ancak;
Sanıklar hakkında, mahkumiyet hükmü kurulan yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması nedeniyle 3713 Sayılı Yasanın 5/1. Maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken 5/2. Maddesi gereğince uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafiilerinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğü, fakat bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün B nolu kısmın III nolu bölümünün 2,aynı kısım IV nolu bölümünün 3. Paragrafında "5/2. Maddesi" yerine "5/1. Maddesi" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, CMK'nın 280/1. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B-Sanıklar İ. K. ve S. B. haklarında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiilerince yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf/temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanı kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiiilerinin istinaf dilekçesinde ileri sürüdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
C) 1-Sanık V. E. hakkında Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma suçuna Yardım suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiince yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanı kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiisinin istinaf dilekçesinde ileri sürüdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık V. E. hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Kamu Görevlisini Görevi Nedeniyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçuna yardımdan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiince yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CMK.nın 230. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre sırayla;
a) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu,
b) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri,
c) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi,
d) Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler,
e) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5271 sayılı CMK.nın 289/1-e. Maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.
Yukarıda Yapılan Açıklamalar Işığında Somut Olay Değerlendirildiğinde;
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 09/08/2016 tarih 2016/904 esas nolu iddianamesi ile sanık V. E.'nin; bomba düzeneği kurulu aracın patlatılacağı yerin keşfi için yardım ettiği, bombalı aracı bırakan örgüt mensuplarının Baykan'dan çıkartılması faaliyetinde bulunduğu iddiası ile silahlı terör örgütü adına suç işleme, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, sanık hakkında adam öldürmeye teşebbüs suçundan kamu davası açılmadığı gibi iddianamede de bu suça ilişkin bir anlatımın bulunmadığı, dolayısıyla CMK.nun 225/1 nci madde ve fıkrasının, "hüküm iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilir" hükmüne aykırı olarak, ek savunma ile yetinilerek sanık hakkında adam öldürmeye teşebbüs suçuna yardımdan dolayı hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,
Silahlı terör örgütü niteliğindeki PKK-KCK terör örgütünün, ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede bağımsız ayrı bir devlet kurmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden eylemler gerçekleştirilmesi halinde TCK'nın 302. Maddesindeki suç oluşacaktır.
Mahkemece; sanık V. E.'nin, söz konusu bombalı aracın, eylemin gerçekleştirildiği yere götürülürken öncülük yaparak ve öncesinde keşfe katılarak patlayıcı maddenin nakline yardımcı olduğu şeklindeki sübutu kabulü ile vahamet arz eden eylem olarak kabul edilen adam öldürmeye teşebbüs suçuna yardımdan dolayı açılmış bir dava olmadığı gözetilerek, zira anılan ve müşteki B. E.’e ait 56 AR ………plakalı bomba yüklü aracın da emniyet görevlileri tarafından kontrollü bir şekilde patlatılması nedeniyle herhangi bir yaralama veya ölüm olayının da olmaması nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasına gelmemesi de nazara alınarak, ayrıca TCK'nın 174. Maddesinde düzenlenen tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçuna yardımın, olayın oluş şekli itibarıyla TCK'nın 302. Maddesi kapsamında vahamet arz eden eylem niteliğinde olmadığı da gözetilerek sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım niteliğinde olup olmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Yine sanık V. E. hakkında Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 14/06/2016 tarih ve 2014/985 srş. 2016/1007 esas sayılı iddianamesi ile örgüt üyeliğinden dolayı açılan davanın bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği halde bahse konu iddianamede belirtilen sanığın eylemleri ile ilgili karar yerinde değerlendirme ve tespitin de yapılmaması suretiyle, yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verildiği, böylece CMK'nın 230. maddesine muhalefet edildiği, sanık ve müdafisinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nun 289/1-g maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Sanık V. E. hakkında Devletin Birliğini Ülke Bütünlüğünü Bozma, Kamu Görevlisini Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs suçlarından dolayı verilen bozma kararı yönünden ve Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Kullanma suçundan dolayı verilen başvurusunun esastan reddi yönünden CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN, sanıklar H. Ö. ve M. O. K. hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçlarından dolayı verilen başvurunun esastan reddi kararı yönünden, sanık İ. K.'ın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan verilen başvurunun esastan reddi kararı yönünden ve Sanık S. B.'un Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu yönünden verilen başvurunun esastan reddi kararı yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK 286.Maddesi gereğince TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 30.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)