T.C. GAZİANTEP BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/363 - 2024/33
T. C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.Hukuk Dairesi
DOSYA NO: 2023/363
KARAR NO: 2024/33
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ......
ÜYE : ........
ÜYE : .......
KATİP : ......
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/02/2021
NUMARASI: 2019/794E., 2021/63K.
DAVACI: .......
VEKİLİ: Av.........
DAVALI: ......
VEKİLLERİ: Av. ........
DAVANIN KONUSU: Tazminat
İSTİNAF KARARININ
TARİHİ: 18/01/2024
YAZIM TARİHİ : 18/01/2024
Davalı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;
I. YARGILAMA SÜRECİ
A.Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...... tarihinde davalı tarafından ....... poliçesi ile sigortalanmış olan ...... ....... hususi plakalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olan davacının yaralandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...... TL'lik maddi tazminatın kaza tarihten itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini HMK'nın 107/2. maddesi gereğince ......... TL olarak arttırmıştır.
B.Cevap
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ..... ....... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davacının müvekkili şirkete eksik evrak ile başvurduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini, davanın araç malikine ihbarını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C.İlk Derece Mahkemesi Kararı
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile ....... TL nin 25/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
II. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından KTK'nın 6704 sayılı yasa ile değişik 97.maddesine ve ........ Genel Şartlarına uygun başvuru yapılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davanın kabulü halinde faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, ....... tarihli kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının maluliyet oranının hüküm tarihinde yürürlükte olan çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerektiğini, davacı kaza tarihinde 4 yaşında olduğundan geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, faizin maluliyet raporunun taraflarına tebliğ edildiği tarihten itibaren işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılmadığını, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
1. Dava, trafik kazası sonucu maruz kalınan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
3. MÖHUK'un 48 inci maddesine göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114'üncü maddesinin birinci fıkrasının ğ bendi uyarınca reddedilir.
4. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 inci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
5. Davacı Irak vatandaşı olup ilk derece mahkemesince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. MÖHUK'ta dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu re'sen gözetilmelidir.
6. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir.
7. Kabule göre ise; davacı ...... doğumlu olup, kaza tarihi olan...... tarihinde henüz dört yaşında olan davacı küçüğün gelir getiren bir işte çalıştığı iddia ve ispat edilemediğine göre, tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığı göz önüne alınarak mahkemece geçici iş göremezlik zararı yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan geçici iş göremezlik zararına da hükmedilmesi hatalı olmuştur.
8. Davacı tarafın dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki tedavi giderleri (duruşma aşamasında feragat edilmiş) ile kalıcı maluliyet tazminatı taleplerine ilişkin olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması da hatalı olmuş ve yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf itirazının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
IV. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2021 tarih ve 2019/794E., 2021/63K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,
2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE,
3. Davalıdan tahsil edilen istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
4.İstinaf yargılama giderinin mahkemece yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,
5. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 18/01/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
M.E.