T.C. GAZİANTEP BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .............
T.C.
G A Z İ A N T E P
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
3. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Esas No : ..........
Karar No : ..........
BAŞKAN: ...................
ÜYE: ...................
ÜYE: ...................
KATİP: ...................
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 02/11/2023
NUMARASI: ............
DAVACI: .............
VEKİLLERİ: Av.............
DAVALI: ...........
VEKİLLERİ: Av.............
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
TARİHİ : 28/05/2024
YAZIM TARİHİ : 04/06/2024
Taraf vekilleri tarafından süresinde verilen dilekçeler ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile .............. projesinin çelik kapı ve mobilya işlerinin yapımı için anlaştıklarını, davalının ......... tarihli .......... numaralı ........... TL tutarlı faturanın .......... TL'lik kısmını, ............. numaralı ........... TL tutarlı ve ......... .. numaralı .......... TL tutarlı faturalar toplamı .......... TL yi ödemediğinden, ............. yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek, ............ E. Sayılı dosyasında takip yaptıklarını, davalı tarafça takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğinden, takibin durduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile ........... E sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ... isimli projede bulunan çelik kapı, yangın merdiveni ve mobilya işlerinin hem malzemelerinin teminini hem de montaj işlerinin yerine getirmeyi sonrasında da yapılan iş ve işlemlerin, malzemelerin iki ve beş yıl şeklinde belirlenen sürelerde garantörlüğünün üstlendiğini, buna rağmen davacı tarafından sözleşme kapsamında üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, eksik işlerin müvekkili tarafından üçüncü kişilere tamamlatıldığını, ekonomik kaybının yalnızca işin üçüncü kişiler tarafından yapılmasından ibaret olmadığını, işlerin gecikmesinden mağdur olan davalının davacı şirketin temerrüdünden kaynaklı ciddi ekonomik kaybı söz konusu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep, takip, şikayet ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinin altında olmamak koşuluyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile, davalının ............ E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin .......... TL asıl alacak, .......... TL işlemiş faiz ve .......... TL masraf olmak üzere toplam ........... TL yönünden devamına, fazlaya dair alacak taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına taraf vekilleri süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece temerrüt faizinin ............. tarihinden işletilmesinin hatalı olduğunu, tensip zaptının ............ maddesine ilişkin beyanda bulunmadıklarını sadece tamamlama harcını yatırdıklarını, ........... tarihinde verilen dilekçeleri ile, davanın sadece asıl alacak açısından olduğunu, .............. tarihten itibaren yasal faiz işletilmesini talep ettiklerini, ayrıca icra dairesinde yapılan masraflar, noter masrafı ve dava masrafları talepleri olduğunu belirttiklerini, davada talep ettikleri temerrüt faizinin, icra takibinde talep edildiği gibi .............. TL olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, gönderilen ihtarnamede ödeme günü olarak ............... tarihinin belirtildiğini, ihtarnameyi temin edememeleri nedeniyle tebliğ tarihini temerrüt tarihi olarak belirttiklerini, buna göre ......... ile ......... arasındaki dört günlük farkın dikkate alınması gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesine göre, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinden davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerininde hatalı olduğunu, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan fatura, belgeler davacıdan sadır olan belgeler olup, eserin yerine getirildiğini tek başına ispata yeterli olmadığını, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının eksik ve ayıplı ifada bulunduğunu ardından faturalar düzenleyerek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, davacı tarafından sözleşme ile yüklenilen edim yükümlülüğü yerine getirilmediğinden müvekkilinin sözleşme kapsamında ifa yükümlülüğü doğmayacağından ödemezlik definin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının faturaya itiraz etmemesinin, faturadaki verilerin doğruluğuna karine oluşturduğunu ancak tek başına davacının faturaya konu edimlerin tamamını ifa ettiği anlamına gelmediğini, davacı yüklenicinin edimini gereği gibi ifa edip etmediğini ispat etme külfeti altında olduğunu, davacının edimini gereği gibi ifa edip etmediği hususunda dosyadaki delillerin değerlendirilmesi gerektiğini, davacı taraf üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden inşaatı tamamlanamayan kısımları başka bir firmaya tamamlattırıldığını, keşif günü itibariyle birim fiyatlara göre hesaplama yapılmasını talep etmiş olmasına rağmen bilirkişilerin 2017 yılı birim fiyatlarına göre hesaplama yapmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınmayacak olan bilirkişi raporu üzerinden hüküm kurulduğunu, ortada likit bir alacak bulunmadığından mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
1. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. Taraflar arasındaki sözleşme ..............'nun ............. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdidir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.
3. Eser sözleşmesi ilişkilerinde sözleşme ilişkisinin devam ettiği sürece yüklenicinin işi bırakıp gittiği ya da eksik bıraktığı kanıtlanmadıkça gerçekleştirilen imalatın yüklenici tarafından yapılmış olması karine olup bunun aksini, ileri süren iş sahibinin ispatlaması gerekir. İşin yapılıp teslim edildiğini ıspat yükü yükleniciye aittir. Karinenin aksini ıspat yükü davalıya ait olup, davalı sözleşme konusu işlerin dava dışı üçüncü şahıslarca yapıldığını ispatlamalıdır.
4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ve HMK'nın 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse ........... içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay'ın istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. Somut olayda davacı, takip konusu alacağa konu işleri bitirerek teslim ettiğini, davalının faturalara itiraz etmeyerek kabul ettiğini, buna rağmen ............ tarihli .......... numaralı ........... TL faturanın .......... TL'lik kısmını, ......... tarihli .......... numaralı ....... TL tutarlı, ............. numaralı .......... TL tutarlı faturalar toplam .............. TL 'yi ödemediğinden icra takibi yaptıklarını iddia etmiştir.
5. Sözleşme feshedilmeyip ayakta kaldığından bu sözleşmeler kapsamında kalan işlerin tümüyle yüklenici tarafından ifa edildiği karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini savunan davalının, bu savunmasını yasal delillerle ispatlaması gerekir.
6. Tarafların ticari defterlerine kazanç ve ödemelerini kayıt edip etmemeleri Vergi Usul Kanunu'na göre yaptırımı gerektirir ise de; yüklenicinin gerçekleştirdiği imalat bedeli ile ilgili olarak ispata ilişkin tek delil kabul edilemez. Ticari defterde kayıt olmasa dahi gerçekleştirilen iş bedeli iş sahibinden istenebilir. Taraflar tacir olduklarına göre ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. HMK'nın 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ticari defterler kesin delillerdendir. Mahkemece tarafların ticari defterleri incelenmiş, tarafların defterinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yüklenici tarafından davalı adına düzenlenen davaya konu faturaların hem davacı hem de davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu, davalı tarafından süresinde itiraz edilmediği, davacının defterlerinde takip tarihinde davalıdan ........... TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalı tarafından ............ tarihinde ............ TL ödeme yapıldığı, davalının defterlerinde ..........tarihinde yapılan ......... TL ödemeden sonra davacıya ........... TL borçlu olduğu, tarafların cari hesap defter kayıtlarının ve belgelerinin uyumlu ve birbirini doğrular nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
7. Davacı taraf davalıya gönderdiği, .............. yevmiye numaralı ihtarnamesinde ............. TL cari hesap borcunun ....... tarihinde muaccel hale geldiğini, söz konusu borcu ........... tarihine kadar ödemesini ihtar etmiştir. Sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur. (TBK 117. maddesi) Somut olayda taraflar arasında kararlaştırılan kesin vade olmadığından, mahkemece ............... tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
8. TBK'nın 97. maddesi uyarınca; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Aksi halde öncelikli ifa kendisine düşmeyen taraf kendi edimini ifadan kaçınabilir.
9. Eser sözleşmesinde ana kural; öncelikli ifa yükleniciye ait olduğundan eser yüklenici tarafından tamamlanıp teslim edilmedikçe iş sahibi ödemezlik def'ini ileri sürerek ödemeden kaçınabileceği gibi, eksik ve kusurlu teslim ve ifa halinde de iş bedelinin bunların giderim bedeli kadarlık kısmını ya da tamamını ödemekten kaçınma hakkına sahip olacaktır.Teslim borcunun ne zaman yerine getirilmesi gerektiğine gelince, kural olarak teslimin sözleşmede kararlaştırılan zamanda yerine getirilmesi gerekmektedir. Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını da yine kural olarak yüklenici ispat etmek zorundadır.
10. Kararlaştırılan ya da süre verilerek belirlenen ödeme (ifa) zamanında borçlu tarafından borç ifa edilmemiş ise, borçlu temerrüde düşmüş olur. Borçlunun temerrüdü için öncelikle alacağın muaccel olması gerekir. TBK'nın 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşecektir. Aynı maddenin 2.fıkrasına göre borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağı, ancak sebepsiz zenginleşmenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için ihtarın şart olduğu kabul edilmiştir.
11. Bu yasal düzenleme ve tanımdan hareketle eser sözleşmelerinde iş sahibinin temerrüdünün oluşması için borcun muaccel olması, borçluya ödeme miktarı da belirtilerek gönderilecek ihtarname ile alacağın ödenmesinin talep edilmiş ya da kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş olması, iş sahibinin bedel ödeme borcu olması, borcu ödememiş bulunması ve borcu ödemekten kaçınmayı haklı gösteren (ödemezlik def'i gibi) sebep bulunmaması gerekir.
12. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı yüklenici tarafından yapılan işin kendisi ve ............ tarafından kabul edilmesi gerektiğini aksi halde yüklenicinin edimini yerine getirmiş sayılmayacağının açıkça kararlaştırıldığını, davacının sözleşme ile yüklenilen edim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden sözleşme kapsamında ifa yükümlülüğü doğmayacağından ödemezlik definde bulunulmuşsa da, taraflar arasındaki sözleşmede bulunan 2-19 maddesinde, yüklenici tarafından yapılan işin kendisi ve ............ onayı olmadan mal teslim kabul işlemi olmayacağı kararlaştırıldığı anlaşılmakta ise de bakiye alacağın bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlandığına dair bir düzenleme bulunmadığından, davalı tarafından ödemezlik def’i dışında başka bir savunma yapılmadığından davalının bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
13. Mahkemece ............ gereğince reddedilen miktar üzerinden davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru hesaplanmış olmasına göre davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Ancak;
14. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için fatura ya da iddiasında belirttiği işleri sözleşme ve ekleri ile projesine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur. (.............K.)
15. Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında .............. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (.........md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (.........). Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen yasanın ........... maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, aynı yasanın ........... maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK 190 ve TMK 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır. Eksik işler yönünden ise ihbar yapılmasına gerek olmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde eksikler yönünden istemde bulunulması mümkündür. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, .......... sayılı TBK'nın ......... maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, imal edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imal edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan ............'nun ............. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Eksik işler yönünden ..........’nın ........ maddesindeki hükümler uygulanmaz. (............ K.).
16. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece işlerin noksan yapıldığı bilirkişilerce ........... yılı baz alınarak yapılmış olup ayıpların bedeli montaj ve işçilik fiyatları ayrı ayrı hesaplanarak yapıldıkları yıl serbest piyasa rayicine göre belirlenerek, eksik işlerin fiziki oran kurulmak suretiyle, ilave işlerin ise bilirkişi marifetiyle hesaplanmak suretiyle istenebilecek iş bedelinin bulunması, ödenen bedelin de mahsubuyla, kalan iş bedeli yönünden karar verilmesi gerekirken eksik bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
13. Bundan ayrı, İİK'nın ........... maddesine göre takibe itiraz eden borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için itirazında haksız olması gerekir. Alacağın varlığı ve miktarı yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşacaktır. Bu durumda, alacağın varlığı ile miktarı yargılama sonucu alınan bilirkişi raporu ile saptanmış olduğundan icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuş ve davalı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
IV. KARAR:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE.
a. Davacı taraftan alınması gereken .......... TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
b. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
2. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; .............. K. sayılı kararının KALDIRILMASINA.
3. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE.
4. Davalı taraftan tahsil edilen istinaf harcının istek halinde iadesine.
5. İstinaf yargılama gideri ile istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesi tarafından verilecek kararda ele alınmasına.
6. Davalı tarafından ........... E.sayılı takip dosyasında yatırılan teminatların istek halinde iadesine.
7. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
İ.P.