(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 234, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 58, 62, 109, 220, 302, 314) (3713 S. K. m. 17) (5275 S. K. m. 107, 108) (16. CD. 28.09.2016 T. 2016/5731 E. 2016/4926 K.)
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanıklar H. T.ve M. A. T.hakkında verilen karara yönelik:
Mahkemenin beraat kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı,
Kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısı Ş. Y. (…..)'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B) 1- Sanıklar Ş. Y., T. Y., Y. D. ve B. B. hakkında verilen kararlara yönelik:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren CMK'nın 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise CMK'nın 230. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre sırayla; a) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu, b) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, c)Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi, d) Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler, e) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması CMK'nın 289/1-g. maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.
Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; suç tarihi olan 23/06/2015 tarihinde mağdur K. T.'ın 18 yaşından küçük olduğu, sanık H. T.'ın mağdurun annesi, sanık M. A. T.'ın mağdurun dayısı, sanıklar Ş. Y. ile T. Y.'ın ise mağdurun amcası oldukları. Sanık Y. D.'ün Yüksekova İlçesinde züccaciye işi ile uğraştığı, diğer sanık B. B.'un ise Yüksekova İlçesi Kamışlı Köyünde minibüs işlettiği,
Dosya kapsamına göre mağdurun babası olan A. Y.'ın 2001 yılında örgüte girdiği, Serhat (K) adını kullandığı, 2008 yılında çıkan bir çatışmada öldürüldüğü,
Mağdurun, babasının mezarının nerede olduğunu merak etmesi üzerine, mağdur K. T., annesi sanık H. T.ve dayısı sanık M. A. T.ile birlikte mezarın bulunduğu Lice ilçesine geldikleri, mağdurun mezarlığa gideceğinden haberdar olan amcaları sanıklar Ş. Y. ve T. Y.'ın mağdurun bulunduğu aracı takip ederek mezarlıkta karşılaştıkları, daha önceden defalarca mağdura PKK/KCK terör örgütüne katılması konusunda telkinde bulunan sanıklar Ş. Y. ve T. Y.'ın mağdurun koluna girerek "seni H.’in yanına götüreceğiz, beş dakika görüşeceksin" dedikleri, mağduru, istememesine rağmen zorla kendi araçlarına bindirerek mezarlığa girdikleri, bu sırada bir başka araç içinde bulunan şahısların kendilerine neden geldiklerini sorması üzerine sanık T. Y.'ın "H. B. ile randevumuz var, bizim bugün buraya geleceğimizden haberi var" dediği, mağdur ile sanıklar Ş. Y. ve T. Y.'ın bu şahsın aracına binerek yaklaşık 20 dakika kadar yol aldıkları, D. (K) ve A. (K) isimli örgüt mensuplarının yolu kestikleri, sanıklar Ş. Y. ile T. Y.'ın bir müddet A. (K) ile görüştükleri ve Berfin isimli örgüt üyesi ile konuşması için mağduru bu örgüt mensuplarına teslim ettikleri, örgüt mensuplarına teslim edilen mağdurun annesine gitmek istediğini söyleyerek sürekli ağladığı, örgüt mensuplarının mağdura, hitaben ağlamasının doğru olmadığını, kırsalda bulunan örgüt mensuplarının tamamının anne ve babasının yanlarında olmadığını, bu toprakların anne ve babaları olduğunu, ya hapis yatacağını, ya da örgüte katılıp kendileri gibi özgür olacağını söyleyerek ikna etmeye çalıştıkları, mağdurun örgüt üyeleri tarafından kendisine verilen kıyafetleri giymediği, bir naylon ile bir battaniye verildiği, mağdurun örgüt mensuplarının yanında bir gece kaldığı, B. (K) adlı örgüt mensubunun H. (K) adlı örgüt mensubu ile görüştüğü, mağduru kast ederek "bu kız başımızı belaya sokar, kurye geldi mi?" diye sorduğu, mağdur ile B. (K) adlı örgüt üyesinin mağduru B. (K) adlı örgüt mensubu ile görüştürmek için 10 dakika kadar araçla ve 1 saat kadar ormanlık alanda yürüyerek 15-20 bayan, 5-6 erkek örgüt üyesinin bulunduğu yere geldikleri, mağduru getiren örgüt üyesinin üzerinde "Berfin-Koçer" yazan bantlanmış notu B. (K) adlı örgüt üyesi ile yanında bulunan diğer bayan örgüt üyesinin okudukları, mağdura hitaben "sen ajanlık yapıyormuşsun, kime ajanlık yapıyorsan isim vereceksin, baban şehit düşmüş, sen o babanın kızı olamazsın" dedikleri ve mağdurun köye götürülmesine karar verildiği, köyde örgüt üyelerinin giydiği kıyafetlerin mağdura giydirilmek istendiği ancak mağdurun kabul etmediği, mağduru B. (K) adlı örgüt üyesinden teslim alıp köye götüren örgüt üyesinin mağduru sanıklar Y. D. ve B. B.'a teslim ettikleri, bu sanıklar Y. D. ve B. B.'un mağdura "büyük örgütün yanına gideceksin, orada mahkemeye çıkacaksın, orada ne karar verirlerse ona göre hareket edeceğiz, yolda güvenlik birimlerine rastlarsak gezmeye gittiğini söyleyeceksin" dedikleri, sanıklar Y. D. ve B. B.'un mağduru araçlarına aldıkları, araçta da sürekli ağlayan mağdura sanıkların "senin gibi bir sürü kızı götürüyoruz, ilk defa böyle ağlayan birine rastladık, 15 gün eğitim gördükten sonra seni annene götüreceğiz" dedikleri, bir ara mağdur 2 gündür aç olduğunu söyleyince bir lokantaya girdikleri, mağdurun lokanta girişinde oturan 4 kişinin asker veya polis olabileceğini düşünerek göz teması ile kaçırıldığını anlatmaya çalıştığı, bu dört kişinin mağdurun hareketlerinden şüphelenerek hesabı ödemiş olmalarına rağmen lokantanın dışında beklemeye başladıkları, mağdurun ıslak mendil alma bahanesi ile kasada bulunan şahıstan kalem kağıt alarak almış olduğu kağıda "yardım edin, kaçırılıyorum" yazdığı, tuvalete gitme bahanesi ile masadan kalkan mağdurun sanık Y. D.'ün cep telefonu ile görüşmesinden de faydalanarak elindeki notu asker veya polis olduğunu düşündüğü şahısların önüne attığı, notu okuyan ve Lice İlçe Jandarma Komutanlığında astsubay olarak görev yaptığı anlaşılan şahsın bu durumu emniyete bildirmesi ile mağdur ile sanıklar Y. D. ve B. B.'un kolluk görevlileri tarafından yakalandıklarının anlaşıldığı ve mahkemenin de oluşu bu şekilde kabul ettiği anlaşılan somut olayda;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 28/09/2016 tarih, 2016/5731 esas ve 2016/4926 karar sayılı kararında belirtildiği üzere; sanıklar Ş. Y., T. Y., Y. D. ve B. B.'un örgüt hiyerarşisi içinde, mağdur K. T.'ı, isteği dışında cebir ve tehdit ile zorla terör örgüte katılımını sağlamak için kırsalda örgüt mensuplarına teslim ettikleri,
Sanıkların eylemlerinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma suçunu ve bu suçla birlikte üyesi oldukları kabul edilen silahlı terör örgütünün, Devletin Birliğini Bozma ve Ülke Topraklarından Bir Kısmını Devlet İdaresinden Ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları oluşturup oluşturmadığı, bu eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olup olmadığı ve işleniş şekli biçimiyle TCK'nın 302. maddesinde düzenlenen vahim fiil niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunun mahkemece karar yerinde tartışmasız bırakılarak yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verildiği,
2-Mağdur K. T.'ın 25/02/1998 doğumlu ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olup CMK'nın 234/2 maddesi uyarınca istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediği,
Kabule göre ise;
1-İddianamede ve esas hakkındaki mütalaada sanıklar Y. D. ve B. B. hakkında TCK'nın 109/2 maddesinin uygulanmasının istenmiş olmasına ve dosya kapsamına göre sanıkların "cebir, tehdit" ile mağduru alıkoydukları sabit kabul edilmesine rağmen anılan madde uyarınca alıkoyma suçundan belirlenen cezada arttırım yoluna gidilmediği,
2-Sanıklar Y. D. ve B. B. hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan "1 yıl 6 ay hapis" olarak belirlenen temel cezadan TCK'nın 109/3-b,f maddeleri uyarınca bir kat arttırım ile "2 yıl 12 ay hapis" yerine "3 yıl hapis", bu cezadan 3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi uyarınca yarı oranında arttırım ile "3 yıl 18 ay hapis" yerine "4 yıl 6 ay hapis", belirlenen bu cezadan da TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında yapılan indirim ile "2 yıl 21 ay hapis" yerine "3 yıl 9 ay hapis" olarak cezanın belirlenmesi suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edildiği,
3-Sanıklar Ş. Y. ve T. Y. hakkında TCK'nın 314/3 ve 220/7 yollamasıyla 314/2 maddeleri uyarınca Örgüt Üyesi Olmamakla Birlikte Örgüte Yardım Etme suçundan dolayı mahkumiyetlerine karar verilmiş olması karşısında TCK'nın 220/7 maddesi uyarınca indirim yapılması yerine uygulama kabiliyeti bulunmayan TCK'nın 220/6 maddesi uyarınca indirim yapıldığı,
4-Örgüt Üyesi Olmamakla Birlikte Örgüte Yardım Etme suçundan mahkumiyetlerine hükmolunan sanıklar Ş. Y. ve T. Y.'ın cezalarının 3713 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107'nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108'inci maddesi hükümlerine göre infaz edileceği gözetilmeden, sadece örgüt mensubu suçlular hakkında uygulama imkanı bulunan TCK'nın 58/9. maddesinin örgüt mensubu olmayan sanıklar bakımından tatbikine karar verildiği,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiileri ile Cumhuriyet Savcısı Ş. Y. (….)'ın istinaf itirazları yerinde görüldüğünden, CMK'nın 280/1-b, 289/1-g maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın, hükmün, bozulan yönlerden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 286/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)