(5237 S.K. m. 43)
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında, UYAP sisteminde yapılan sorgulama sonucunda, 11/05/2016 tarihli eylemi nedeni ile "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılan davaya ilişkin olarak yapılan yargılamada beraatine karar verilmiş olup, hükmün "temyiz edilmeksizin" kesinleştiği tespit edilmiştir.
İncelenen dosyada; sanık hakkında, 15/06/2016 tarihli eylemi nedeni ile 19/07/2016 tarihli iddianame ile istinaf incelemesine konu bu dava açılmıştır.
Öte yandan, sanığın, 08/07/2016 tarihli eylemi nedeni ile 13/10/2016 tarihli iddianame ile Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/398 esasında, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılan davaya ilişkin olarak UYAP sisteminde yapılan sorgulama sonucunda hakkındaki hükmün henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 15/06/2016 tarihli eylemi nedeni ile 19/07/2016 tarihinde, 08/07/2016 tarihli eylemi nedeni ile 13/10/2016 tarihinde, yani 08/07/2016 tarihli eyleminden sonra iddianamelerin düzenlendiği, bu hali ile "hukuki kesintinin bulunmadığı" anlaşılmaktadır.
Bir suçun işlenmesinden sonra arada hukukî kesinti olmadan ikinci suçun (ve devamı suçların) işlendiği, sanık hakkında bu nedenle zincirleme suçun söz konusu olabileceği değerlendirilen ve her suç için ayrı iddianame ile dava açıldığı anlaşılan durumlarda;
1-Suça konu olaylara ilişkin davalardan biri hakkında hüküm verilmiş ve kesinleşmiş, diğer dava derdest ise, kesinleşen dosyanın derdest dosya içine konması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın fiillerinin iki ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılması, zincirleme suçun söz konusu olduğunun saptanması durumunda, suçlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi” ,
2-a) Suça konu olaylara ilişkin tüm davalar derdest ve henüz hiçbir davada hüküm verilmemiş ise bu davalara konu eylemlerin iki ayrı suç mu yoksa zincirleme suç mu oluşturduklarının değerlendirilebilmesi ve tespiti bakımından davaların birleştirilerek, yargılamaya devam ile hüküm kurulması, birleştirmeye muvafakat verilmemesi ve birleştirme önerisinin reddedilmesi durumunda, mahkemece mevcut dosyalardaki bilgiler doğrultusunda değerlendirme yapılarak hüküm kurulması ve derdest olan diğer dava dosyasında değerlendirme yapılmasına olanak sağlaması bakımından verilen hükmün bir örneğinin diğer dava dosyasına gönderilmesi suretiyle, hüküm sonucuna dair diğer dosyanın bulunduğu mahkemenin bilgilendirilmesi,
b) Suça konu olaylara ilişkin tüm davalar derdest ancak hakkında karar verilmiş (istinaf ve temyiz incelemesinde bekleyen dosyalar da derdest dosya niteliğindedir) dosyalar var ise bu davalara konu eylemlerin iki ayrı suç mu yoksa zincirleme suç mu oluşturduklarının değerlendirilebilmesi ve tespiti bakımından, hakkında daha önce karar verilmiş bulunan dosyaların sonucunun bekletici mesele yapılması, bu dosyalar hakkında bozma kararı verilirse, bu davanın sözü edilen davalar ile birleştirilmesi, hükümlerin kesinleşmiş olması durumunda ise dosyaların bu dosya içine konması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gereklidir.
Mahkeme, sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması bakımından, Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/398 esasında açılan davanın sonucunun bekletici mesele yapılması, mümkün ise birleştirilmesi, hükmün kesinleşmiş olması durumunda ise dosyanın bu dosya içine konması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/398 esasında açılan davaya konu eyleminin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılmaksızın, "...mahkememizce verilen cezanın, Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ilgili dosyasının karar aşamasında gözönüne alınarak değerlendirilebileceği" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hüküm kurulması suretiyle, CMK'nın 289/1-(g) bendine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA,
CMK'nın 280. maddesinin 1-b bendi uyarınca, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)