(5271 S. K. m. 135) (5237 S. K. m. 192)
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 2019/991 Esas sayılı dosyasının hukuki ve fiili irtibat nedeniyle iş bu dosya ile birleştirildiği anlaşılmakla her iki dosya açısından incelemede;
Uyap üzerinde yapılan incelemeden sanıklardan A. E. hakkında 17/04/2017, 03/05/2017, 07/05/2017 tarihlerinde işlenen "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçuna ilişkin diğer eylemler nedeniyle 14/10/2019 tarihli iddianame ile Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne 2019/205 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, istinaf incelemesine konu kamu davasının iddianamesinin 19/11/2018 düzenlendiği, dolayısıyla sanığa yükletilen suçların henüz hukuki kesinti oluşmadan işlendiği, anılan dava ilk derece mahkemesinde derdest olduğu anlaşıldığından; aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle, eylemlerin tek ya da ayrı suçları mı yoksa zincirleme suçu mu oluşturduğunun tartışılması, mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından kamu davalarının birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Hakkında CMK'nın 135 maddesi uyarınca iletişimin, tespiti, dinlenmesi, kayda alınmasına dair koruma tedbiri uygulanan sanık A. E.'in fiilinin iletişimin tespitine (HTS kayıtları), dinlenmesine dair tutanaklar (tape içerikleri) ile parmak izi incelemesine ilişkin uzmanlık raporlarından açıkça ortaya çıktığı gözetilmeden, yasal koşulları oluşmadığı halde "Her ne kadar sanık A.'in, iletişimin tespitine karar verilmiş ve uyuşturucu maddeye ilişkin bir kısım konuşmaları tespit edilmiş ayrıca uyuşturucu madde ambalajı üzerinde parmak izi çıkmış ise de yerleşik yargıtay uygulamalarına göre her iki delilin tek başına mahkumiyet için kesin bir nitelik taşımaması dikkate alındığında sanık Y.'ın, tek başına hükme esas alınamayacak iletişim tespiti kayıtlarından başka dosyada herhangi bir delil olmadığı bir anda ve parmak izi raporundan önce sorgudan itibaren uyuşturucu maddeyi A.’ten aldığına ilişkin beyanının, A.'in fiilinin diğer delillerle birlikte tam anlamıyla ve kesin bir şekilde meydana çıkartılmasına hizmet ettiği" şeklindeki oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle sanık Y.'ın cezasında etkin pişmanlığı düzenleyen TCK'nın 192/3 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı, sanıklar müdafileri ve sanık Y.in istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen hükmün 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 17/10/2019 tarih ve 7188 Sayılı Kanun'un 27.maddesiyle değişik 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-f maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Aleyhe istinaf başvurusu olmaması nedeniyle CMK'nın 283 maddesi dikkate alınarak, yeniden hüküm kurulurken, sanık Y. K.'ın kazanılmış haklarının gözetilmesine,
Hükmolunan cezanın süresi, tutuklulukta geçen süre ve tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanıklar A. E. ve Ö. A.'nın tutukluluk hallerinin; sanık Y. hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin ayrı ayrı devamına,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 07.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)