(5271 S. K. m. 148, 272, 280, 303) (5237 S. K. m. 43, 192)
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükmolunan hapis cezasının süresi nazara alınarak CMK'nın 272. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca re'sen de inceleme yapılmıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde sanığın çalıştığı iş yerinde uyuşturucu satışı yapıldığına ilişkin istihbari bilgi üzerine, iş yerinden çıktığı görülen ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapıldığı anlaşılan …'ın üzerinde net 0,1 gram eroin ele geçirildikten sonra alınan adli arama kararına istinaden iş yerinde yapılan aramada yine hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapıldığı anlaşılan …'in üzerinde net 0,005 gram eroin ve iş yerinde değişik yerlerde net 8,7 gram, 0,11 gram eroin ile net 0,17 gram esrar ele geçirilmiş, kullanıcılar sonradan döndükleri müdafii olmaksızın verdikleri ifadelerinde üzerlerinde ele geçen uyuşturucuları sanıktan satın aldıklarını beyan etmişler, sanıkta kollukta müdafii huzurunda alınan ifadesinde kullanıcı …'de ele geçen eroini kendisinin temin ettiğini ikrar etmiştir.
Yargıtay 10.CezaDairesi'nin;
2011/5871 esas 2014/3980 karar sayılı ilâmı,
" ... Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma evrakı tefrik edilen sanık …'un, üzerinin aranması sonucu cebinden suça konu net 2,75 gr esrarın çıktığı, olay tutanağına göre söz konusu uyuşturucu maddeyi kimden aldığı sorulduğunda ismini bilmediği ancak görse tanıyabileceği bir erkek şahıstan aldığını söylemesi üzerine kolluk görevlilerine sanığı gösterdiği, sanık …'in kollukta müdafii olmaksızın alınan beyanında bu ifadelerini tekrarladığı anlaşılmış ise de yargılama aşamasında verdiği beyanı ile kollukta alınan ifadelerini reddettiği, CMK'nın 148. maddesinin 4. fıkrası gereğince müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı, ayrıca sanığın üzerinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığı ve sanığın …'i tanımadığına ve kimseye uyuşturucu madde satmadığına ilişkin savunmasının aksine, atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, ... "
2018/2205 esas 2018/6122karar sayılı ilâmı,
".... 21/01/2017 tarihinde …’da ve 16/02/2017 tarihinde …'ta ele geçirilen uyuşturucu maddelerin sanık tarafından satıldığına dair anılan şahısların sonradan döndükleri CMK’nın 148. maddesinin 4. fıkrası uyarınca müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadeleri dışında delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması, ...";
Yargıtay 20.CezaDairesi'nin;
2018/791 esas 2018/4336 karar sayılı ilâmı,
"... Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanık …in savunmasının aksine, tanık …in üzerinde 05.08.2015 ve 10.08.2015 tarihlerinde ele geçirilen 2 adet beyaz kağıda sarılı net 0,25 gram eroinle ilgisi bulunduğuna ve bunu sanık …'in sattığına ilişkin, tanık …'in sonradan döndüğü müdafii olmaksızın verdiği kolluk beyanı ve içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişim tespit ve çözüm tutanakları dışında, kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,...";
2018/2717 esas 2018/3754 karar sayılı ilâmı,
" ... 19/09/2014 tarihli eylemde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’e uyuşturucu madde temin ettiğine ilişkin …’in sonradan döndüğü müdafii olmaksızın verdiği kolluk beyanı ve içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişim tespit ve çözüm tutanakları dışında sanığın savunmasının aksine kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca arttırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,...",
Şeklindedir.
Suç tarihinde sanığın çalıştığı iş yerinde uyuşturucu satışı yapıldığına ilişkin istihbari bilgi üzerine kolluk görevlilerince fiziki takibe başlandığı anlaşılmış ise de, yapılan fiziki takipte uyuşturucu alışverişinin gerçekleştiğini, başka bir anlatımla haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapıldığı anlaşılan …'ın ve …'in üzerinde bulunan uyuşturucuları sanığın temin ettiğini kesin olarak ortaya koyan bir tespite yer verilmediği, kullanıcıların sonradan döndükleri müdafileri hazır bulunmaksızın verdikleri için CMK’nın 148. maddesinin 4. fıkrası uyarınca hükme esas alınamayacak ifadeleri ve iş yerinde değişik yerlerde ele geçen kullanım sınırları içindeki uyuşturucu maddeler dışında sübutu sağlayan delil bulunmadığı aşamadaki ikrarı ile kullanıcı …'de ele geçeni temin ettiği sabit olan sanık hakkında,
a) İkrarı ile kendi suçunu ortaya çıkarttığı halde TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmemesi;
b) Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapıldığı anlaşılan ….'ın üzerinde bulunan uyuşturucuyu sanığın temin ettiğini kesin olarak ortaya koyan sübuta yeter delil bulunmadığı halde hakkında TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümleri uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi;
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin istinaf başvurusu bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasının;
" 1) TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmasına ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine" TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca, sanığın, etkin pişmanlık göstererek kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığından, hükmolunan cezasının takdiren yarısına kadarı indirilerek 7 yıl 6 ay hapis ve 45 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, "ibaresinin yazılması,
2) TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılmasına ilişkin paragrafında yer alan " 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 93 " ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine " 6Yıl 3 Ay Hapis ve 37 "ibaresinin yazılması,
3) TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin paragrafında yer alan "15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 1860 TL" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine " 6 Yıl 3 Ay Hapis ve 740TL"ibaresinin yazılması,
Suretiyle; HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 291/1-2. maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay (TEMYİZ) yolu açık olmak üzere, 07/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)