Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
15/04/2020 gün ve 13100 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 Sayılı Kanun'un 10. Maddesi ile 5237 Sayılı TCK'nun 53. Maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Mağdura karşı yağma suçunun birden fazla kişiyle birlikte, silahla işlendiğinin anlaşılması karşısında; TCK'nun 149/1 maddesinin (c) bendi yanında (a) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi karşı istinaf talebi olmadığından, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun ise silahtan sayılan bıçak ile ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nin 109/3. maddesinin (b) bendi yanında (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi sonuca etkili bulunmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Suça konu telefonun ve paranın mağdurun boğazına bıçak dayayarak zorla alındıktan sonra sım kartının kırıldığı ve mağdurun kovuşturma aşamasında alınan beyanına göre, telefonun ve paranın olaydan sonra iade edildiğinin anlaşılması karşısında, mağdurdan kırılan sım kartı için kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorulmadan TCK'nun 168/1 maddesiyle uygulama yapılması, karşı istinaf talebi olmadığından hükmün düzeltilmesi veya davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Mahkemenin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, ileri sürülen diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tekerrüre esas alınan Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/406 Esas 2013/32 Karar sayılı ilamının, aynı mahkemenin 17/10/2018 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle ortadan kaldırılmasına ve davanın düşmesine karar verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağı ve adli sicil kaydında yer alan diğer ilamlarında tekerrüre esas olmadığı gözetilmeden sanık hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükmolunan hapis cezalarının TCK'nun 58. Maddesi uyarınca mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın giderilmesi, Dairemiz tarafından yeniden inceleme ve araştırmayı gerektirmeyip, 5271 Sayılı CMK.nun 280/1-d maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan;
Sanık hakkında tekerrür uygulamasına ilişkin bendlerin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
SONUÇ: 5271 Sayılı CMK.nun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)