Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemiz tarafından yukarıda açık kimlik, adres ve atılı suçu yazılı sanık hakkında yapılan açık duruşma ve yargılama sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 09/01/2017 tarih ve 2017/431 Esas sayılı iddianamesi ile; "Hani Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/5 Esas 2016/87 Karar sayılı kararıyla verilen 280 gün hapis cezası Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda infaz edilmekte olan yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan şüphelinin, 16/11/2016 tarihinde 3 günlük özel izne ayrıldığını, ancak şüphelinin 19/11/2016 günü Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu'na teslim olmasının gerektiği, şüphelinin teslim süresinin üzerinden 48 saat geçmesine rağmen kuruma teslim olmadığının tespit edildiği, bu suretle üzerine atılı firar suçunu işlediği, daha önceki suçları sebebiyle mükerrir konumunda olduğu, bu tarihe kadar yakalanması mümkün olmadığından ifadesine başvurulamadığı" anlaşılmakla sanığın eylemine uyan TCK'nun 292/1, 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında:
Sanık savunmasında: "Diyarbakır Açık Ceza İnfaz kurumunda 16/11/2016 tarihinde 3 günlük özel izin ile dışarıya çıktım, alacaklarımı almak için Bingöl iline gittim, ancak alacağımı 3 günlük süre zarfından alamadım, yaklaşık 4 gün boyunca Bingöl ilinde kalıp alacağımı aldım, aynı gün içerisinde Diyarbakır Adliyesine geldim, ilamat ve infaz bürosuna cezamı yatırmak için başvuruda bulundum, beni maliyeye gönderdiler bende parayı yatırıp mahbuzu ilamata verdim, düşüşüm yapıldı, benim firar etme niyetim yoktur, bu gün adliyeye geldim, içeri girerken gebete sorgulamamı yaptılar, yakalamamın olduğunu öğrendim" şeklinde savunma yapmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; 07/06/2018 tarih 2017/22 Esas 2018/394 Karar sayılı karar ile; sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan TCK'nun 292/1, 293, 62, 53 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanığın istinaf isteminde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; Sanığın istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 21/11/2019 tarihli kararı ile 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından duruşmalı yapılan yargılamada:
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanığın adli para cezasından çevrilme hapis cezasını Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz etmekteyken 16/11/2016 tarihinde 3 günlük izine ayrıldığı izin bitiminden itibaren 48 saat geçmesine rağmen teslim olmadığı sanığın adli para cezasını 02/12/2016 tarihinde infaz ettiği anlaşılmakla eylemine uyan TCK'nun 292/1, 293/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesine karar verilmesini" kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
GEREKÇE:
Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanık ...'un 16/11/2016 tarihinde 3 günlük özel izne ayrıldığı, ancak 19/11/2016 günü Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu'na teslim olması gerekirken, teslim süresinin üzerinden 48 saat geçmesine rağmen kuruma teslim olmadığının tespit edildiği, bu suretle üzerine atılı firar suçunu işlediği anlaşıldığından, Türk Ceza Kanunu 292/1,53,58 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile hakkında kamu davası açılmıştır.
Dairemizce yapılan yargılama neticesinde iddia, sanık savunması, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya içeriğinden, sanığın hükümlünün kaçması suçunu işlediği tüm dosya kapsamı ile sabit görülmekle eylemine uyan, 5237 Sayılı TCK 292/1, 293/1, 62/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, hakkındaki ceza TCK'nun 50/3 maddesi gereğince takdiren adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilerek aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/06/2018 tarih, 2017/22 esas, 2018/394 karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA ve sanık hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
Sanığın üzerine atılı hükümlü veya tutuklulunun kaçması suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan 5235 Sayılı Kanun'un 97/1 maddesi yollamasıyla TCK'nun 292/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın adli para cezasından çevrilen hapis cezasını infaz etmekte iken gönderildiği izinden dönmeyerek atılı suçu işledikten sonra henüz yakalanmadan önce, 02/12/2016 tarihinde adli para cezasını ödediği ve bu şekilde kendiliğinden teslim olduğu anlaşıldığından TCK'nun 293/1 maddesi uyarınca, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, takdiren 5/6 oranında indirim yapılarak 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen 25 gün hapis cezasının, daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmadığından TCK'nun 50/3 maddesindeki zorunluluk nedeniyle sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK' nun 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine ve 5237 Sayılı TCK' nun 52/2. maddesi gereğince sanığa verilen hapis cezasının günlüğü sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak takdiren 20,00 TL. den paraya çevrilerek sanığın 500 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5237 Sayılı TCK' nun 52/ son maddesi gereğince sanığa mehil verilmesine yer olmadığına,
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 Sayılı TCK' nun 52/ son maddesi gereğince birer ay ara ile 10 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve adli para cezasının ödenmemesi halinde 5271 Sayılı Kanun'un 106/3-11 maddesi uyarınca işlem yapılacağının sanığa ihtaratına,
Sanığa bu hususta ihtarat yapılamadı.
İlk derece mahkemesince yapılan kovuşturma aşamasında sarf edilen 1 adet davetiye gideri 12,50 TL, 6183 Sayılı Kanun'un 106 maddesi uyarınca terkin edilmesi gereken miktarın altında kaldığından CMK'nun 324/4 maddesi uyarınca Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün sanık lehine istinaf edilmesi ve sanık lehine duruşma açılması nedeniyle bu aşamalarda yapılan yargılama giderlerinin CMK'nun 330 maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine,
Dair, sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı ... huzuru ile mütalaaya uygun, CMK'nun 286/2-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere açık duruşmada oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2020 (¤¤)