Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemiz tarafından yukarıda açık kimlik, adres ve atılı suçu yazılı sanıklar hakkında yapılan açık duruşma ve yargılama sonunda, gereği düşünüldü:
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı 27/06/2016 tarih ve 2016/13409 Esas sayılı iddianamesinde özetle; Suç tarihinde yukarıda açık kimliği yazılı şüpheliler M. C., E. Y. ve S. A.'nın fikir ve eylem birliği içerisinde müşteki S. Y.'ın mağaza müdür yardımcılığını yaptığı, ilimiz Toros Mahallesi K. Evren Bulvarı üzerinde bulunan Migros mağazasına giderek içki reyonunda bulunan 1 adet Olmeca Tekila markalı alkollü içeceği hırsızlayarak mağazadan ayrıldıkları, mağaza görevlilerince içki reyonunun yapılan gün içi rutin kontrolünde 1 adet içkinin eksik olduğunun görüldüğü ve güvenlik kameralarının incelendiği sırada şüphelilerin yeniden mağazaya girdikleri görülmesi üzerine yakalandıkları, bu şekilde şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işledikleri yukarıda yazılı delillerden anlaşılmış olmakla sanıklar S. A. ve E. Y. hakkında TCK'nun 142/2-h-2, 53, 58 maddeleri, sanık M. C. hakkında TCK'nun 142/2-h-2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini kamu adına talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında:
Sanık M. C. savunmasında: " ben bozma öncesi savunmalarımı tekrar ederim, zararı gidermek için söz konusu marketin müdürüne gittim, avukatıyla görüştüm ancak zararı gidermemi kabul etmediler, bozma ilamından aleyhe olan hususları kabul etmem, lehime olan yönlerinin uygulanmasını talep ederim, üzerime atılı suçun sübutu halinde hakkımda hüküm ve sonuçları tarafıma anlatılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ediyorum, şikayetten vazgeçme halinde şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık S. A. savunmasında: " bu suç benim ilk işlediğim suçtur, sabıkam yoktu, pişmanım, bozma ilamından lehime olan hususların uygulanmasını talep ederim, üzerime atılı suçun sübutu halinde hakkımda hüküm ve sonuçları tarafıma anlatılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ediyorum, şikayetten vazgeçme halinde şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık E. Y. savunmasında: " bozma öncesi savunmalarımı tekrar ederim, pişmanım, işlediğim ilk suçtu, bozma ilamından lehime olan hususların uygulanmasını talep ederim, üzerime atılı suçun sübutu halinde hakkımda hüküm ve sonuçları tarafıma anlatılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ediyorum, şikayetten vazgeçme halinde şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Müşteki S. Y. beyanında :"sanıklardan şirketim adına şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, iddianameye konu tekilanın yaklaşık değeri 130,00 TL dir, bu zamana kadar zararımız karşılanmamıştır," diye beyanda bulunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; 29/11/2018 tarih 2017/741 Esas ve 2018/837 Sayılı karar ile; sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan CMK'nun 223/4-d maddesi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin istinaf isteminde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; katılan vekilinin istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 12/09/2019 tarihli kararı ile 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından duruşmalı yapılan yargılamada:
Sanık S. A. savunmasında : "Olay tarihinde arkadaşlarım E. Y. ve M. C. ile birlikteydik, suçun işlendiği Migros mağazasına birlikte gittik, arkadaşımız M. C. çıkarken bir şişe tekila almış benim sonradan haberim oldu, daha sonra gidip özür dileyerek, ücretini ödedik, zararı karşıladık, beraatime karar verilmesini talep ederim" şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık M. C. savunmasında : "İddianamede anlatılan olay doğrudur, E. ve S. ile birlikte böyle bir olaya karışmıştık, ancak daha sonra Migros'un olaydan kaynaklanan zararını karşıladık, beraatime karar verilmesini talep ediyorum" şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık E. Y. savunmasında: "İddianamede anlatılan olayı hatırladım. Tekilayı o sırada arkadaşımız olan S. A. almıştı. Ben almadım. Onun aldığından da haberim olmadı. Fakat katılan şirketin zararını giderdik, beraatime olmadığı takdirde ise hakkımda lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ederim" şeklinde savunma yapmıştır.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanıkların Migros mağazasından 1 adet Olmega tekila marka içkiyi çaldıkları katılanın zararının kovuşturma aşamasında giderildiği anlaşılmakla sanıkların eylemine uyan TCK'nun 142/2-h, 145, 168/2, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini" kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
GEREKÇE:
Sanık savunmaları, müşteki ve katılan beyanları, tutanakları, Dairemizin bozma ilamı içeriği, ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların suç tarihinde katılan şirkete ait mağazaya girerek buradan aldıkları 70 cl lik Olmeca marka tekilayı gizlice ve parasını ödemeden market dışına çıkardıkları, sanıkların aşamalarda suçlamaları kabul ettikleri ve bu şekilde üzerilerine atılı nitelikli hırsızlık suçunun sübuta erdiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin 09.02.2017 tarihli hükmün sanıklar tarafından İstinaf edilmesi üzerine Dairemizin 26.10.2017 tarihli kararıyla TCK'nun 145. maddesinin tartışılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma üzerine yapılan kovuşturma sonucunda suça konu içkinin değeri az kabul edilerek TCK'nun 145/1 ve CMK 223/4-d maddeleri uyarınca sanıklar hakkında ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına kararı verildiği, bu kararın da katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce duruşma açılmasına karar verilerek sanıkların yeniden savunmalarının alındığı anlaşılmıştır. Suça konu tekilanın çalınması nedeniyle katılan şirket zararının kovuşturma aşamasında ödenmek suretiyle tamamının giderildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince suça konu tekilanın 89 TL olarak belirlenen değeri suç tarihi itibariyle az kabul edilerek ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş ise de suç tarihindeki paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilemeyeceği ancak sanıkların cezalarından TCK'nun 145/1 maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği kanaatine varılarak sanıklar hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/11/2018 tarih, 2017/741 esas, 2018/837 karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA ve sanıklar hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
1- )Sanık E. Y.'in üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 142/2-h maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önemi ve değeri göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça konu içkinin suç tarihi itibariyle satış fiyatının 89 TL olduğu anlaşıldığından ve bu değer paranın satın alma gücüne göre az kabul edildiğinden TCK'nun 145/1 maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Katılan şirketin zararının kovuşturma aşamasında tamamen giderildiği anlaşıldığından TCK 168/2 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı da gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın sabıkasız geçmişi, duruşmadaki tutum ve davranışları, kişilik özelliklerine göre yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan sanık hakkında verilen HÜKMÜN 5271 SAYILI CMK.NUN 231/5 MADDESİ GEREĞİNCE AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK.nun 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına takdiren yer olmadığına,
5271 Sayılı CMK.nun 231/10. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürüleceğinin sanığa ihtarına ( Sanığa ihtarat yapılamadı ),
5271 Sayılı CMK.nun 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemenin hükmü açıklayacağı hususunun sanığa ihtarına ( ihtarat yapılamadı ),
2- )Sanık M. C.'ın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 142/2-h maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önemi ve değeri göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça konu içkinin suç tarihi itibariyle satış fiyatının 89 TL olduğu anlaşıldığından ve bu değer paranın satın alma gücüne göre az kabul edildiğinden TCK'nun 145/1 maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Katılan şirketin zararının kovuşturma aşamasında tamamen giderildiği anlaşıldığından TCK 168/2 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı da gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın sabıkasız geçmişi, duruşmadaki tutum ve davranışları, kişilik özelliklerine göre yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan sanık hakkında verilen HÜKMÜN 5271 SAYILI CMK.NUN 231/5 MADDESİ GEREĞİNCE AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK.nun 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına takdiren yer olmadığına,
5271 Sayılı CMK.nun 231/10. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürüleceğinin sanığa ihtarına ( Sanığa ihtarat yapılamadı ),
5271 Sayılı CMK.nun 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemenin hükmü açıklayacağı hususunun sanığa ihtarına ( ihtarat yapılamadı ),
3- )Sanık S. A.'nın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 142/2-h maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önemi ve değeri göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça konu içkinin suç tarihi itibariyle satış fiyatının 89 TL olduğu anlaşıldığından ve bu değer paranın satın alma gücüne göre az kabul edildiğinden TCK'nun 145/1 maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Katılan şirketin zararının kovuşturma aşamasında tamamen giderildiği anlaşıldığından TCK 168/2 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı da gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın sabıka kaydına göre suç tarihinden sonra kesinleşmiş olsa da benzer suçtan hapis cezasına ilişkin mahkumiyetleri bulunduğundan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat edinilemediğinden CMK'nun 231 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığın sabıka kaydına göre suç tarihinden sonra kesinleşmiş olsa da benzer suçtan hapis cezasına ilişkin mahkumiyetleri bulunduğundan ve samimi pişmanlığının gözlenmemesi nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat edinilemediğinden hakkında TCK'nun 51 maddesinde yazılı erteleme hükümlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
4- )Katılan şirket ilk derece mahkemesinin kovuşturma aşaması ile istinaf aşamasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden; ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 maddesi uyarınca 2180 TL ve Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 maddesi uyarınca 3400 TL olmak üzere toplam 5580 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılan şirkete verilmesine,
5- )Sanıkların gözaltında geçirdikleri sürelerin TCK'nun 63 maddesi gereğince cezalarından mahsubuna,
İlk derece mahkemesince yapılan kovuşturma aşamasında sarf edilen 8 adet davetiye gideri 89 TL, istinaf aşamasında sarf edilen 4 adet tebligat gideri 58 TL, Dairemizce yapılan duruşma aşamasında sarf edilen 3 adet davetiye gideri 42 TL olmak üzere toplam 189 TL'nin CMK'nun 325/1 maddesi uyarınca sanıklardan payları oranında alınmasına,
Dair, sanık S. A.'nın yüzüne karşı, sanıklar E. Y. ve M. C. ile katılan vekilinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı … (…..) huzuru ile mütalaaya uygun, sanıklar E. Y. ve M. C. hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden CMK'nun 231/12, 268 maddeleri uyarınca kararın sanıklar E. Y. ve M. C. ile katılan vekiline tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanıkların tutuklu olması halinde zabıt katibine veya tutuklu bulundukları ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve İTİRAZ, sanık S. A. hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden kararın sanık S. A.'ya tefhiminden ve katılan vekiline tebliğinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın tutuklu olması halinde zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve TEMYİZ yolu açık olmak üzere açık duruşmada oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17.06.2020 (¤¤)