Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemiz tarafından yukarıda açık kimlik, adres ve atılı suçları yazılı sanık hakkında yapılan açık duruşma ve yargılama sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
... Cumhuriyet Başsavcılığı 28/02/2011 tarih ve ... Esas sayılı iddianamesi ile; "Şüpheliler E. Ç. ve D. K.'ın olay günü gecesi alkollü bir şekilde uzaktan akrabaları olan müşteki L. O.'in oturmuş olduğu ikametgahının önüne giderek kapı zilini çaldıkları, müştekinin kapıyı açması üzerine her iki şüphelinin birlikte müştekinin rızası hilafına zorla içeri girerek konut dokunulmazlığını ihlal ettikleri, burada şüpheli E.l'ın müşteki L.'ya hitaben " a.. Koyduğum orospusu, gel bakalım " diyerek müştekiye hakaret ettiği, üzerinde taşımış olduğu adli emanetin 2011/273 sırasında kayıtlı bulunan bıçağını çekerek müştekiye vurmak istediği, ancak müştekinin geri kaçması sonucu işlemeyi kast ettiği yaralama eyleminin elinde olmayan nedenlerle gerçekleşmeyerek teşebbüs aşamasında kaldığı, akabinde elindeki bıçakla müştekinin elindeki telefona vurarak yere düşürüp zarar verdiği, müştekiye ait kapıya tekmeyle vurarak camını kırarak zarar verdiği, olaya müdahale eden müşteki L.'nın kardeşi diğer müşteki Z.'e de " sen ne karışıyorsun aa... koyduğum orospusu " diyerek hakarette bulunduğu, yumrukla kendisine vurarak doktor raporunda belirtildiği gibi " BTM ile giderilebilir bir biçimde " kasten yaraladığı, şüphelilerden D. K.'ın da müştekilerden Z.'e hitaben " a.. Koyduğum kaşarı sen ne diyorsun " diyerek hakarette bulunduğu yine müşteki Z.'e yumrukla vurarak kendisini "BTM ile giderilebilir bir biçimde" kasten yaraladığı, müştekilerin şikayetçi olup uzlaşmak istemedikleri, şüphelilerin bu şekilde üzerilerine atılı suçları işledikleri, yukarıda yazılı deliller ve tüm soruşturma dosyası kapsamından anlaşılmakla" sanığın eylemlerine uyan TCK'nun 116/4,119/1 c, 86/2, 125/1, 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında:
Sanık savunmasında: "K. D. ve sanık E. Ç. teyzemin çocukları olur ancak soyadları farklıdır, müştekilerden L., K. D.'nın eşidir, müşteki Z.'te müşteki L.'nın kız kardeşidir. Olay günü K. D. cezaevinden tahliye olmuştu, akrabamız olduğundan dolayı olay günü kendisini ziyaret etmek amacıyla eve gittim, ben sanık E. ile birlikte eve gitmedim, ben gittiğimde E. zaten kapının önündeydi, ben Eve girerken alkollüydüm, sanık E. ile müştekiler arasında husumet bulunduğu için daha doğrusu konuşmadıkları için sanık E. zaten evlerine hiç gitmez, ben ve sanık E. içeriye hiç girmedik, hangi saatte gittiğimizi hatırlamıyorum, ben kapıda Kudret ile konuşup geçmiş olsun diyecektim hatta Kudret bir ara kapıda göründü, eliyle bekleyin dedi, biz beklemeye başladık, bu sırada müşteki Z. sinirlenip kapının camına vurdu, camı kırdı, ben müşteki Z.'e vurmadım, yine müşteki Z.'e sövmedim, dediğim gibi evin içine hiç girmedim, sanık E. da müşteki L.'ya bıçakla vurmaya kalkışmadı, eve girmediği için evde herhangi bir şeye zarar vermesi de söz konusu değildir, sanık E. müştekilere sövmedi, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim,mahkeme aksi görüşte ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep ederim." şeklinde savunma yapmıştır.
Müşteki beyanında: "Bugün yani 04/02/2011 günü saat 01:00 sıralarında benim öz kardeşim olan L. D.'nın ikametinde bulunduğum esnada L. 'nın uzaktan akrabaları olan E. Ç., D. K. isimli şahıslar ikamete gelerek kapıyı çalmışlar. Ben o esnada uyuyordum. Gürültülere uyanarak kapı girişinin olduğu yere geldim E. kardeşime bağırıyordu. Bende olaya müdahale ettim, E. Bana hitaben : “sen ne karışıyorsun a. koyduğumun orusbusu “ . dedi. Bana vurdu. Bunun üzerine bende kendilerine bağırdım. Daha sonra D. bana hitaben: “a. koyduğumun kaşarı sen ne diyorsun “dedi ve bir yumruk salladı. Yumruk yüzüme isabet etti. Bu esnada D. L. ya hitaben :sesini keseceksin lan.”şeklinde bağırdı. Bu sırada E. kız kardeşime saldırdı ve evin kapısını tekmeleyerek kapının camını kırdı. Biz balkona çıkarak yardım istedik. Bu esnada komşular polis çağırdı. Polislerin geleceğini görünce E. belinden çıkardığı bıçağı ikametimin girişinde bulunan vestiyere bıraktı. Polisler geldiğinde bu bıçağı polislere L. teslim etti. Daha sonra ifade vermek üzere polis merkezine geldik. Benim bu olaydan dolayı E. Ç. ve D. K. isimli şahıslardan davacı ve şikayetçiyim. Benim M. U. isimli şahıs ile ilgili olarak her hangi bir şikayetim yoktur. Kendisinin orada olduğunu ben fark etmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan beyanında; "Müşteki Z. kardeşim, tanık K. D. eşim ve sanıklar ise eşimin teyzesinin çocuklarıdır, olay günü eşim K. cezaevinden yeni çıkmıştı, sanık E. ile eşim cezaevindeyken ufak bir tartışmamız olmuştu, olay günü gece geç saatlerde kapının zili çalındı, kapıya baktığımda sanık E. olduğunu gördüm, eşimin akrabası olduğu için kapıyı açtım, kapıyı açar açmaz bıçakla bana saldırdı ancak vuramadı çünkü bu arada eşim K. araya girdi, sanıklara içeri girin veya girmeyin gibi birşey söyleme fırsatımız olmadan ayakkabılarla sanıkların ikisi birden eve girdiler, ikisi de sarhoştu, sanık E.'ın bana bıçakla niye saldırdığını anlamadım, ben bu arada cep telefonu ile polisi aramak istediğimde sanık E. elime vurdu, elimdeki telefon yere düştü ancak telefon herhangi bir zarar görmedi, yine sanık E. evimizin camını kırdı, evin içersinde sanık E. bana küfür etti, yine olaya müdahale etmek isteyen kardeşim müşteki Z.'e de küfür etti, sanık D. müşteki Z.'e yumrukla vurdu, sanık D. müşteki Z.'e ayrıca evin içinde küfür etti, bu sırada ben ve Z. dışında eşim K. evdeydi, yine sanıkların yanında H. K. Ü.'da vardı, H. K. evin içine girmedi, sanıkları sakinleştirmeye çalışıyordu, H. K.'ın bize yönelik herhangi bir fiili olmadı, olay nedeniyle sanıklardan davacı ve şikayetçiyim, kamu davasına müdahil olmakta isterim..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; 21/11/2019 tarih 2019/430 Esas 2019/926 Karar sayılı karar ile; sanık hakkında kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali ve hakaret suçlarından tarafların uzlaşması nedeniyle kovuşturma şartı ortadan kalktığından CMK'nun 223/8 maddesi uyarınca ayrı ayrı düşme kararı verilmiş, karara karşı o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 28/02/2020 tarihli kararı ile 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından duruşmalı yapılan yargılamada:
Sanık Savunmasında: "İddianameyi anladım, E. Ç. ve K. D. kardeştir, L. O.'de E'ın yengesi olur, E. ile K.kavga etmişler, evdeyken teyzem bana bu durumu bildirince kontrol amacıyla beni gönderdi, L.'nın evine gitmemin nedeni budur, gittiğimde kavga olayı sona ermişti ancak cam kırıklarından ben aralarında kavga ettiklerini anladım, ben gittiğimde Z. O. oradan bulduğu bir cam kırığı ile E.'ın üzerine hücum ediyordu, araya girerek kavgayı engellemeye çalıştım, bu sırada olay yerine polisler geldi, kesinlikle kimseye vurmaya çalışmadım, hakaret etmedim, ben evin içerisine kesinlikle girmedim, bütün olaylar kapının önünde gerçekleşti, ayrıca olay sırasında alkollü olduğum iddia edilmekte ise de ben alkollü değildim, dosyada buna ilişkin herhangi bir rapor da yoktur, bu olaylar olduğunda saat 23.00-23.30 civarlarıydı, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, Gerek Z. O. gerekse L. O. benim akrabalarım olurlar, her ikisi de şikayetçi olmadıklarını bildirmişlerdir, kesinlikle konut dokunulmazlığının ihlali suçlamasını kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" şeklinde savunma yapmıştır.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanık hakkında müşteki Z.'e yönelik kasten yaralama ve hakaret suçlarından verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık D. K. ile E. Ç. adlı şahsın gece 01.00 sıralarında katılan L.'ya ait eve rıza dışı girdikleri anlaşılmakla sanığın eylemine uyan TCK'nun 116/4, 119/1-c, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini" kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
GEREKÇE:
Sanığın savunması, katılan beyanı, müşteki beyanı, tanık anlatımları, görgü tespit tutanağı, olay yeri krokisi, olay tutanakları, inceleme dışı sanık beyanı, sanığın nüfus, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanıklar E. Ç. ve D. K.'ın olay günü gece saat 01:00 sıralarında uzaktan akrabaları olan katılan L. O.'in evinin kapı zilini çaldıkları, bu sırada sanık E.'ın 199 promil alkollü olduğu, müdahilin kapıyı açması üzerine her iki sanığın birlikte katılanın rızası dışında içeri girerek konut dokunulmazlığını ihlal ettikleri, burada sanık E.'ın katılan L.'ya hitaben " a.. Koyduğum orospusu, gel bakalım " diyerek katılana hakaret ettiği, üzerinde taşımış olduğu adli emanetin 2011/273 sırasında kayıtlı bulunan bıçağını çekerek katılana vurmak istediği, ancak katılanın geri kaçması sonucu işlemeyi kast ettiği yaralama eyleminin elinde olmayan nedenlerle gerçekleştiremeyerek yaralama fiilinin teşebbüs aşamasında kaldığı, peşinden elindeki bıçakla katılanın elindeki telefona vurarak yere düşürüp zarar verdiği, katılana ait evin kapısına tekmeyle vurarak camını kırdığı, olaya müdahale eden katılan L.'nın kardeşi diğer müşteki Z.'e de " sen ne karışıyorsun aa... koyduğum orospusu " diyerek hakarette bulunduğu, yumrukla kendisine vurarak " BTM ile giderilebilir bir biçimde" kasten yaraladığı, sanıklardan D. K.'ın da müşteki Z.'e hitaben " a.. Koyduğum kaşarı sen ne diyorsun " diyerek hakarette bulunduğu yine müşteki Z.'e yumrukla vurarak kendisini "BTM ile giderilebilir bir biçimde" kasten yaraladığı ve bu suretle sanıklardan D. K.'ın birden fazla kişi ile birlikte geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki Z.'e karşı kasten yaralama ve yine müşteki Z.'e karşı hakaret suçlarını işlediği anlaşılmıştır.
Katılan ve müştekinin tüm aşamalardaki aynı mahiyetteki beyanları, tanık Kudret'in beyanı, katılan L.'nın evinin oturma odasının kapı camının kırık olduğuna ilişkin tespit tutanağı, sanık E.'ın alkol raporu ve gece saat 01:00 sıralarında ceza evinden çıkan bir kişiyi ziyarete gitmenin hayatın olağan akışına aykırı olması hususları birlikte dikkate alınarak sanığın savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilmiş, sanığın savunmasına itibar edilmemiştir.
CMK'nun 253/3 maddesine 5918 Sayılı Kanun'la eklenen "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde de uzlaştırma hükümleri uygulanmaz" cümlesi uyarınca, sanık D. K.'ın müşteki Z.'e yönelik hakaret eyleminin CMK'nun 253/1-a maddesi, kasten yaralama eyleminin ise 253/1-b-1 maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin bu suçlar nedeniyle verdiği düşme kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; CMK'nun 253/b-4 maddesi uyarınca TCK'nun 116 maddesinde yazılı konut dokunulmazlığının ihlali suçu uzlaştırma kapsamında olmasına rağmen, TCK'nun 119 maddesinin uygulanması gereken hallerde bu suç artık uzlaşma kapsamında değildir. Ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçunun mağduru L. O. olduğundan, bu suçun uzlaştırma kapsamında olmaması, mağduru Z. O. olan hakaret ve kasten yaralama suçlarını uzlaştırma kapsamı dışına çıkarmaz.
Sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu katılan L.'ya karşı işlediği, kasten yaralama ve hakaret suçlarını ise müşteki Z.'e karşı işlediği, birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşma hükümlerine tabii olmadığı anlaşılmakla sanık D. hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan uzlaşma nedeniyle düşme kararı verilemeyeceğinden ve aleyhe istinaf bulunduğundan bu nedenle duruşma açmak gerekmiştir.
Sanığın müşteki Z.'e karşı kasten yaralama ve hakaret suçlarından usule ve esasa bir aykırılık bulunmadığından bu suçlar bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I- )Sanık hakkında mağdure Z. O.'e yönelik eylemleri nedeniyle hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından ve o yer Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
II-Sanık hakkında mağdure L. O.'e yönelik eylemi nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/11/2019 tarih, 2019/430 esas, 2019/926 karar sayılı KARARININ sanık D. K. hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden KALDIRILMASINA ve sanık D. K. hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
Sanık D. K.'ın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 116/4 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın üzerine atılı suçu birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdiği anlaşıldığından TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince verilen cezanın 1 kat arttırılarak sanığın 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı ve 15/04/2020 gün ve 13100 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 Sayılı Kanun'un 10. maddesiyle yapılan değişiklik de gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiğinden sanık hakkında 5271 Sayılı CMK 231 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK'nun 51 maddesinde yazılı erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
İlk derece mahkemesinde hükmün açıklanması amacıyla yapılan 2 adet davetiye gideri 28 TL, İstinaf aşamasında yapılan 1 adet tebligat gideri 14 TL olmak üzere toplam 42 TL'nin CMK'nun 325/1 maddesi gereğince sanıktan alınmasına,
Dair, sanığın yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ... ( ... ) huzuru ile mütalaaya uygun, mağdure Z. O.'e yönelik eylemleri nedeniyle hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden CMK'nun 286/2-h maddesi uyarınca KESİN, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden kararın sanığa tefhiminden itibaren ( 15 ) gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın tutuklu olması halinde zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve TEMYİZ yolu açık olmak üzere açık duruşmada oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24.06.2020 (¤¤)