Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemiz tarafından yukarıda açık kimlik, adres ve atılı suçları yazılı sanık hakkında yapılan açık duruşma ve yargılama sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 05/07/2017 tarih ve 2017/8938 Esas sayılı iddianamesinde özetle; Müşteki M. B.'ın 10/05/2017 günü saat 05:10 sıralarında Diclekent mah. Metropol kavşağı Ö. F. 2 sitesi kat:9 no:31 adresindeki ikametinden 140 ekran Vestel marka televizyonunun çalındığı müştekinin bu durumu farketmesi üzerine pencereden dışarıya baktığında beyaz bir arabanın bagajına 3 kişinin televizyonunu koyarak kaçtıklarını görmesi üzerine şikayetçi olduğu, bunun üzerine yürütülen soruşturmada çalınan televizyonun fişinin takılı olduğu altılı priz yüzeyinden elde edilen 2 adet yabancı parmak izinin A. F. isimli şahsa ait olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda müştekinin alınan ek beyanında fotoğrafını da görmüş olduğu A. F. isimli şahsı tanımadığını ve şikayetçi olduğunu belirttiği, A. F.nun ise şüpheli sıfatıyla alınan beyanında üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği ancak hırsızlık olayını gerçekleştirdiği diğer arkadaşının isimlerini söylemediği, hırsızlık olayı ile ilgili olarak olay yeri inceleme raporunda ikametin giriş çelik kapısında herhangi bir zorlamanın olmadığı, çalınan televizyonun bulunduğu konsol üzerinde uçları boşta sarkık bağlantı kablolarının olduğu, konsol çekmecelerinin açık içerisinin karıştırılmış olduğunun tespit edildiği, olay ile ilgili kamera görüntülerinin incelenmesinde ise şüphelilerin müştekinin ikametinden çaldıkları televizyonu tam olarak marka model ve plakası tespit edilemeyen beyaz bir araca koyarak olay yerinden uzaklaştıklarını ancak bahse konu kameranın olay yerine uzak olması ve net olmaması sebebiyle şahısların eşkal bilgilerinin tespit edilemediğinin anlaşıldığı, açıklanan sebeplerle tüm dosya kapsamından şüpheli A. F.' nun 10/05/2017 günü tam olarak tespit edilemeyen bir saat dilimi içerisinde açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ve haklarında ayırma kararı verilerek daimi arama müzekkeresi yazılan şüpheliler ile birlikte hareket ederek müştekinin yukarıda belirtilen ikametine girerek müştekinin Vestel marka televizyonunu çaldığı yönünde kamu davası açacak boyutta makul şüphe ve yeterli delil bulunduğu anlaşıldığından eylemine uyan TCK'nun 142/2-h, 116/1, 1191/1-c, 53, 58, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında:
Sanık savunmasında ;"üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben daha önce kollukta ifade verdim. Aynen tekrar ederim. Olay günü ismini M. olarak bildiğim arkadaşımın arkadaşı olan şahısla Suriçi Saraykapı mevkiinde buluştuk. Kendisi araba ile geldi beni aldı. İhtiyacımız olduğundan beraber hırsızlık yapmaya karar verdik. Ben uyuşturucu kullanırım. Maddenin de etkisi altındaydım. Arabada bir kişi daha vardı ama ben onu tanımıyorum. M. kısa boylu açık tenli saçları azdı, düz kumral saçlı idi. Elmacık kemikle hafif çıkıktı. Burnu düzgündü. Alnı genişti. Kaşları normaldi. Çenesi hafif sivriydi. 1,65- 1,70 cm boylarında mahalli şive ile konuşan birisiydi. Araba ile hırsızlık yaptığımız siteye gittik. Ön tarafta aracı park ettik. Araçtan indim. Söz konusu ikemetgahın kapısını kredi kartı ila açtım. Hane sakinleri uyuyordu. Takriben saat 05:40 suları idi. Daire dublex'ti alt kat salonunda bulunan büyük ekran televizyonu alıp çıktım. Beni bekleyen araca gittim. Benim araca tekrar dönmem aşağı yukarı 06:30' u bulmuştu. Ben arabaya televizyonu koyduktan sonra araçla Suriçi ne geldik. Televizyonu M. sattı. Kime sattığını bilmiyorum. Bana 1000 TL ye sattığını söyledi. Olay mahalline araba ile gittiğimizde hırsızlık yaptığımız ikametgaha ben yalnız girdim. Diğer ikisi benim arkamdan geldiler. Ancak ikametgahın giriş kapısının önünde beklediler. Pişmanım. Bugün görüş günüm vardır. Ailem ile görüşeceğim. En kısa sürede müştekinin zararını karşılamak istiyorum. Öncelikle tahliyemi mahkeme aksi kanatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanığın 20/09/2017 tarihli 4.celsede verdiği savunmasında özetle: Müştekinin zararını karşıladığı şeklinde savunmada bulunmuştur.
Mağdur beyanında:"Ben daha önce kollukta ifade vermiştim. Aynen tekrar ederim. Olay tarihinde akşam 23;00 sıralarında uyumuştum. Sabah ezanından sonra kalktığımızda evde hırsızlık yapıldığını ve televizyonumuzun çalındığını tespit ettik. Polise haber verdik. Benim olay nedeniyle zararımı tam olarak bilmiyorum ancak söz konusu televizyonu 5 yıl önce 4.000 TL ye almıştım. Zararım giderilmedi. Zararımın giderilmesini isterim. Sanığın cezalandırılmasını isterim. Ayrıca televizyonum 90 kg ağırlığında olup olay başka kimselerle birlikte gerçekleştirilmiştir. Bu hususta da kamera görüntüsü vardır. Diğer sanıkların da tespit edilerek onlarında cezalandırılmalarını isterim. Sanktan Şikayetçiyim. Davaya katılan olmak istiyorum."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; 16/04/2018 tarih 2017/511 Esas ve 2018/267 Sayılı karar ile; sanığın nitelikli hırsızlık suçundan TCK'nun 142/2-h, 168/2, 62, maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK'nun 116/2-4, 168/2, 62/1 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminde bulundukları görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 06/12/2019 tarihli kararı ile 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından duruşmalı yapılan yargılamada:
Sanık savunmasında : "Bana anlatmış olduğunuz olay doğrudur, böyle bir olayı gerçekleştirdim ancak üstünden zaman geçtiği için ayrıntılarını hatırlamıyorum, o sırada yanımda kim olduğunu da hatırlamıyorum, ben müştekinin zararını dava açıldıktan sonra karşıladım, takdir mahkemenindir" şeklinde savunma yapmıştır.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanığın açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir kişi ile birlikte müştekiye ait ikametten Vestel marka televizyon çaldığı müştekinin zararının kovuşturma aşamasında giderildiği, olayda nitelikli hırsızlık suçundan kurulan yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanığın eylemine uyan TCK'nun 116/1, 119/1-c, 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini" kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
GEREKÇE:
Sanığın savunması, müşteki beyanı, olay yeri inceleme raporu, parmak izi raporu, CD izleme tutanağı, sanığın nüfus, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Müştekinin 10/05/2017 günü saat 05:10 sıralarında evinde uyuduğunda seslerin gelmesi üzerine odadan çıktığı, oturma odasına geldiğinde televizyonun yerinde olmadığını fark ettiği, baktığında üç kişinin televizyonu bir aracın bagajına yüklerken gördüğü, şahısların yüzlerini göremediği, zararının 6000 TL olduğunu bildirdiği, olay yeri inceleme raporuna göre zararın olmadığı, salon TV konsolu üzerindeki piriz yüzeyinden sanığın parmak izinin tespit edildiği, müştekinin sanığı tanımadığı, sanık yakalandığında olayı kabul ederek saat 05:40 sıralarında kapıyı kart ile açarak eve girdiğini, diğerlerinin dışarda beklediğini, televizyonu aldığını ve 1000 TL ye sattığını savunduğu, görüntü kaydına göre de birden fazla kişinin olduğunun anlaşıldığı, zararın kovuşturma aşamasında giderildiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği sonucuna varılmıştır.
Uyap kayıtlarına göre yapılan araştırmada suç tarihi olan 10/05/2017 tarihinde güneşin ileri saat uygulamasına göre 05:09'de doğduğu, geceden sayılan zaman diliminin 04:09'da bittiği, CD inceleme tutanağına göre suçun saat 05:41 sıralarında işlendiği anlaşıldığına göre suçun gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerekmiştir.
Müşteki beyanına ve CD izleme ve araştırma tutanağına göre olayın birden fazla kişi tarafından işlendiği anlaşılmakla sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK'nun 119/1-c maddesi gereğince cezasından bir kat oranında arttırım yapılması gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-)Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle sübuta erdiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın takdir ve tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/04/2018 tarih, 2017/511 esas, 2018/267 karar sayılı KARARININ sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden KALDIRILMASINA ve sanık hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
Sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 116/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın üzerine atılı suçu birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdiği anlaşıldığından TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince verilen cezanın 1 kat arttırılarak sanığın 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın sabıkalı kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nun 50 maddesinde yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı da gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın sabıka kaydına göre tekerrüre de esas olacak şekilde hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunduğundan CMK'nun 231 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın sabıka kaydına göre tekerrüre de esas olacak şekilde kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyeti bulunduğundan TCK'nun 51 maddesinde yazılı erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nun 63 maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Sanığın İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/593 Esas, 2016/519 Karar sayılı ilamı ile nitelikli hırsızlık suçundan hükmolunan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nun 58. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
İlk derece mahkemesinin kovuşturma aşamasında yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün sanık lehine istinaf edilmesi ve sanık lehine duruşma açılması nedeniyle bu aşamalarda yapılan yargılama giderlerinin CMK'nun 330 maddesi uyarınca Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı Reşit Yıldırım (36036) huzuru ile mütalaaya uygun, nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden CMK'nun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden kararın kararın sanığa tefhiminden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi, sanığın tutuklu olması halinde zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve TEMYİZ yolu açık olmak üzere açık duruşmada oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2020 (¤¤)