Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemiz tarafından yukarıda açık kimlik, adres ve atılı suçları yazılı sanık hakkında yapılan açık duruşma ve yargılama sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2018 tarih ve 2018/3228 Esas sayılı iddianamesi ile ''Yukarıda ismi ve açık adresi bulunan şüpheli Y. A. hakkında Malatya CBS'nın 2010/21845 soruşturma sayılı evrak üzerinden yakın akrabayı öldürmeye teşebbüs, kendi kardeşine yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bıçakla zincirleme tehdit suçları ile ilgili olarak soruşturmanın yürütüldüğü, yürütülen soruşturma sonrasında şüpheli hakkında müsnet suçlardan 25/03/2013 tarih, 2013/2578 esas, 2013/149 iddianame nosu ile kamu davasının açıldığı, açılan kamu davasının Malatya 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/391 esas numaralı dosyası üzerinden yargılamasının yapıldığı ve 23/11/2017 tarihinde şüpheli hakkında müsnet suçlardan cezalandırılmasına karar verildiği, ancak söz konusu kararda şüpheli Y. A. hakkında yapılan yargılamaya ilişkin suçların dışında şüpheli Y. A.'ın ayrıca müştekilere yönelik Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme suçunu da işlediği iddiası ile C. Başsavcılığımıza suç duyurusunda bulunulduğu,
Bahse konu dosya ve tüm evrak kapsamı incelendiğinde olay günü şüpheli Y. A.'ın müştekiler M. A., F. D. , N. A. (D.), Ö. A., F. A.'ın ikamet ettiği eve saat 09:30 sıralarında geldiği, müştekilerden Ö. dışındaki diğer müştekilerin evde bayram temizliği ile uğraştıkları, bu nedenle evin dış kapısının açık olduğu, şüphelinin eve girdiği ve elinde "dehre" diye tabir edilen kesici alet bulunduğu, ayrıca yüzünde kar maskesi tabir edilen örme şapkanın bulunduğu, şüphelinin evde bulunan müştekilerden M. karşılaştığı, müşteki M.nin kendisini görür görmez çığlık attığı, kardeşleri olan diğer müştekilerin bulunduğu evin içindeki odaya doğru kaçtığı, şüpheli Y. A.'ın elinde bulunan aletle müşteki M.nin arkası2ndan koştuğu ve aleti M.nin boynuna doğru salladığı, bu durumu gören müşteki Fatmanın bir anda araya girerek kızının darbe almasını önlemek istediği, şüphelinin salladığı dehrenin müştekinin sağ elinin bileğine geldiği ve bu şekilde müştekiyi yaraladığı, bu sırada şüphelinin müştekilere yönelik hepinizi öldüreceğim, yere yatın diye bağırdı akabinde müştekilerden F. A.a önce yumruk attığı, ardından vücudun muhtelif yerlerine gelecek şekide peşpeşe darbeler indirmeye başladığı, müştekinin aldığı darbeler neticesinde yere düştüğü, şüphelinin müşteki F. A.ın öldüğünü düşünerek bu kez şikayetçilerden M.ye yöneldiği ve elindeki dehre ile M.nin önce ellerine, arkasında sol dizine ve kafasına dehre ile vurarak yaraladığı, akabinde müştekilerden F.ye yönelerek elindeki dehre ile F.nin başına doğru hamle yaptığı, müşteki F.nin kendisini korumak için sağ elini havaya kaldırdığı, ancak müşteki F.nin sağ eli ile birlikte başından yaralandığı, bu sırada müştekilerden N.inde şüpheliye engel olmak için araya girdiği, ancak şüphelinin bu seferde müştekilerden N.i kolundan tutup sürükleyip dışarı çıkardığı, şikayetçi F.nin ain bir hareketle salon kapısını kapatıp arkasından kilitlediği, şüphelinin müşteki N.i sürükleyerek götürmeye çalıştığı, ancak N.in bir fırsatını bularak şüphelinin elinden kaçtığı,
Şüphelinin yukarıda izah edilen olaylar ve üzerine atılı müsnet suçlar nedeni ile hakkında yukarıda bahsi geçen Malatya 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/391 esas sayılı dosyası üzerinden yargılamasının yapıldığı, ancak şüpheli hakkında yukarıda izah edilen olayda işlediği iddia olunan konut dokunulmazlığını ihlal suçundan herhangi bir kamu davası açılmamış olduğu ve bu konuda bahse konu mahkemece şüphelinin üzerine atılı konut dokunulmazlığını ihlal suçundan suç duyurusunda bulunduğu da nazara alınarak,
Şüpheli Y. A.'ın , müştekilerin olay tarihinde ikamet ettiği, TanD. mah. Aydemir caddesi No:43 Sayılı yerde bulunan ikamete elinde dehre denilen kesici alet ve yüzünde kar maskeli ve elinde dehre olduğu halde geldiği, ve bu suretle müştekilere yönelik Malatya 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/391 esas sayılı dosyasına konu suçlardan ayrı olarak, ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da işlediği yönünde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu anlaşılmakla,
Şüphelinin yargılamasının mahkemenizde yapılarak eylemine uyan yukarıdaki sevk maddeleri gereğince cezalandırılmasına, hakkında sevk maddesinde belirtilen güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi'' kamu adına iddia ve talep olunmuştur.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında:
Sanık Y. A. savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Savunma için süre talebim yoktur. Ben olay tarihinde Malatya'da değildim kardeşlerime zarar vermedim, konut dokunulmazlığını ihlal etmedim, suçsuzum beraatimi talep ederim, ben 2010 yılında İstanbul'da oturuyordum, babam ve kardeşlerim olayın gerçekleştiği evde oturuyorlardı, öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatteyse lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" şeklinde savunma yapmıştır.
Müşteki Ö. D. beyanında: " Ben daha önce aynı konuda kollukta ve aşamalarda ifade vermiştim. O ifadem doğrudur aynen tekrar ederim, olay sırasında ben evde değildim sanık Y. benim oğlum olur, oğlum o gün eşim F. ve kızlarım M. ile F.'yi yaralamıştı konuk dokunulmazlığının ihlal suçundan şikayetçi değilim davaya katılma talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki F. D. beyanında: " Ben daha önce aynı konuda kollukta ifade vermiştim. O ifadem doğrudur aynen tekrar ederim, Sanik benim üvey kardeşim olur. O gün evdeyken karmaskeli şekilde eve geldi. Ben gözlerinden ve sesinden tanıdım. "Hepinizi yere yatın" dedi. Biz yere yatmayınca elindeki dehre ile önce annemin eline vurdu, sonra kızkardeşime sonrada bana vurdu. Yine karmaskesini burnuna kadar kaldırdı. Daha sonra gitti. Bizim telefon çaldı, telefonu aldı yere fırlattı. Kızkardeşim M. ve ben sesinden erkek kardeşimiz olan Y. olduğunu anlamıştık. Gündüz saat 09:00 sularıydı. Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki F. A. beyanında: "Ben daha önce aynı konuda kollukta ifade vermiştim. O ifadem doğrudur aynen tekrar ederim. Sanığı kendi oğlum gibi bildim büyüttüm, olay günü kar maskeli şekilde evimize geldi, elinde derhe vardı. Saat 09:00 sularıydı. Eve girdiğinde hepinizi öldüceğim dedi. Ben hemen kendisini tanıdım, sana ne oluyor ne yapıyorsun dedim. Derhe ile kızıma yönelince araya girmek istedim. Bu defa beni kafamdan yaraladı. Kanlar akmaya başladı. Ardından diğer çocuğuma yöneldi, aramızda hiç bir husumet yoktu. Şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; 21/03/2019 tarih 2018/322 Esas 2019/187 Karar sayılı karar ile; sanık hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali suçundan TCK'nun 116/4, 119/1-c, 62/1, 53/1 madeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanığın istinaf isteminde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; Sanığın istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 05/03/2020 tarihli kararı ile 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından duruşmalı yapılan yargılamada:
Sanık savunmasında: "İddianamede anlatılan olayı kesinlikle kabul etmiyorum, iddianame de müşteki olarak gösterilen Ö. A. öz babam, F. A. üvey annem, N. D. öz kız kardeşim, F. D. ile M. A. ise üvey kardeşlerim olurlar, iddianamede anlatılan olayların olduğu sırada ben İstanbul da yaşamaktaydım, burada kendime ait evim vardı, yani babam ile birlikte yaşamıyordum, böyle bir olayın olduğunu duydum, ancak kesinlikle bu olayı gerçekleştiren ben değilim, babam Ö. A. annem ile resmi nikahlı olarak evli olduğu halde F. A. isimli kadınla karı koca hayatı yaşamaya başladığı için aramızda husumet oluşmuştu, zannederim beni bu nedenle şikayet etti, ben bu olaylar nedeniyle Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandım, adam öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ceza aldım, aldığım bu cezalar yargıtay tarafından onandı ve halen bu cezaları infaz etmekteyim, yine o mahkemenin suç duyurusu nedeniyle şuanda yargılandığım davanın açıldığını biliyorum, o suçlamaları da bu suçlamayı da kabul etmiyorum, aramızdaki az önce bahsettiğim husumet nedeniyle üzerime iftira atılmıştır, beraatime karar verilmesini talep ederim " şeklinde savunma yapmıştır.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanığın olay tarihinde gündüz vakti elinde dehre denilen kesici alet olduğu halde ve tanınmamak için maske takarak açık olan kapıdan katılanın rızası dışında katılanın evine girdiği anlaşılmakla eylemine uyan TCK'nun 116/1, 119/1-a-b, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi" kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
GEREKÇE:
İddia, savunma, katılanların anlatımı, adli raporlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Katılan F. A.'ın müşteki Ö. A. ile resmi nikahlı evli olup bu evliliklerinden F., M., Sultan ve F. E. isimli çocuklarının bulunduğu, N. ile sanığın ise Ö. A.'ın önceki evliliğinden doğma öz kızı ve oğlu oldukları, sanığın olay sırasında katılanın evine yakın başka bir evde ikamet ettiği, N.'in ise katılanlar ile birlikte aynı evde kaldığı, suç tarihinde saat 09.30 sıralarında katılan F.'nın evlerinin ahırına gidip geldiği, bu sırada F. ve M. ile N.'in evde bulundukları, sanığın 09.30 sıralarında katılanların evlerine geldiğinde Ö. dışındakilerin evde bayram temizliği yaptıkları ve bu nedenle dış kapının açık olduğu, sanığın bu şekilde eve girip elindeki kesici aletle M.'nin yanına geldiği, bu sırada sanığın yüzünde kar maskesi denilen örme şapkanın bulunduğu, sanığın içeri girdikten sonra maskesini yukarı doğru kaldırdığı, M.'nin korkarak iç odaya doğru kaçtığı, sanığın elindeki aletle M.'nin arkasından koştuğu ve boynuna doğru salladığı, F.'nın araya girerek M.'nin darbe almasını engellediği, kesici aletin ise katılanın sağ elinin bileğine geldiği ve katılanı yaraladığı, sanığın tüm katılanlara yönelik olarak hepinizi öldüreceğim, yere yatın, diye bağırdığı, F. A.'a önce yumrukla sonra elindeki aletle peş peşe darbeler indirdiği, katılanın yere düştüğü ve kendini kaybettiği, sanığın katılanın öldüğünü düşünerek bu kez M.'ye yöneldiği, M.'ye de birden fazla kez alet ile vurduğu, sonrasında kendisine engel olmak isteyen F.'ye yöneldiği, F.'nin de yaralandığı, engel olmak isteyen N.'i kolundan tutup sürükleyerek zorla dışarıya çıkardığı, sanığın çıkması üzerine F.'nin salon kapısını kapatıp kilitlediği, N.'in de sanığın elinden kurtulup kaçtığı, sonrasında sanığın olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de, katılan ile müştekilerin aşamalarda değişmeyen ve birbiri ile uyumlu anlatımları ile bu anlatımları doğrulayan adli raporlar birlikte değerlendirildiğinde; öz kardeşi N.'e cinsel saldırı da bulunduğu iddiası ile hakkında kovuşturma açılmasına ve hatta ceza almasına neden olduklarını, ayrıca bu yetmezmiş gibi öz kardeşi N.'i de yanlarına aldığını düşündüğü katılan ve müştekilere yönelik husumet beslediği anlaşılan sanığın öldürme kastıyla katılan ve müştekilerin bulunduğu eve girip kasten öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında olay günü gerçekleşen eylemleri nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması için açılan kamu davasının yapılıp bitirilen kovuşturması sonucunda Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/10/2017 tarih ve 2017/391 Esas, 2017/410 Karar sayılı kararı ile 3 kez kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ve 1 kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04/06/2018 tarih ve 2018/1101 Esas, 2018/1242 Karar sayılı kararıyla kesinleştiği, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen cezaların ise Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02/03/2020 tarih, 2020/286 Esas, 2020/830 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, ilk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla suç ihbarında bulunulması üzerine incelemeye konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dairemizce incelenen ilk derece mahkemesi kararında her ne kadar sanık hakkında TCK'nun 116/4 maddesinden hüküm kurulmuş ise de, eylemin saat 09.30 sıralarında gerçekleştiği anlaşıldığından bu hususun düzeltilmesi için Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/03/2019 tarih, 2018/322 esas, 2019/187 karar sayılı KARARININ sanık Y. A. hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden KALDIRILMASINA ve sanık hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
1- )Sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 116/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunu silahla ve kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle işlemesi nedeniyle TCK'nın 119/1-a-b maddesi gereğince verilen ceza 1 kat arttırılarak sanığın 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği, sabıkalı geçmişi sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nun 50/1 maddesinde yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı ve 15/04/2020 gün ve 13100 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 Sayılı Kanun'un 10. maddesiyle yapılan değişiklik de gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın sabıka kaydına göre suç tarihinden sonra kesinleşmiş olsa da benzer suçtan hapis cezasına ilişkin mahkumiyetleri bulunduğundan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat edinilemediğinden CMK'nun 231 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığın sabıka kaydına göre suç tarihinden sonra kesinleşmiş olsa da benzer suçtan hapis cezasına ilişkin mahkumiyetleri bulunduğundan ve samimi pişmanlığının gözlenmemesi nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat edinilemediğinden hakkında TCK'nun 51 maddesinde yazılı erteleme hükümlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
İlk derece mahkemesince kovuşturma aşamasında sarf edilen 5 adet tebligat gideri 70 TL'nin CMK'nun 325/1 maddesi uyarınca sanıktan alınmasına, ilk derece mahkemesi hükmünün sanık lehine istinaf edilmesi ve sanık lehine duruşma açılması nedeniyle bu aşamalarda yapılan yargılama giderlerinin CMK'nun 330 maddesi uyarınca Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın yüzüne karşı, katılanın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı R. Y. ( …. ) huzuru ile mütalaaya uygun, CMK'nun 286/2-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, 24.06.2020 tarihinde açık duruşmada oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)