Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemiz tarafından yukarıda açık kimlik, adres ve atılı suçları yazılı sanıklar hakkında yapılan açık duruşma ve yargılama sonunda, gereği düşünüldü:
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı 05/05/2017 tarih ve 2017/2704 Esas sayılı iddianamesinde; "Suç tarihinde mağdurun ... Mah. Tutoğlu Sk. No:37/1 Sayılı adreste bulunan ikametini kilitleyerek evden ayrıldığı, tanık sıfatıyla ifadesi alınan S.'in ise mağdurun komşusu olduğu, saat 14:30 sıralarında evin terasında bulunurken mağdurun ikametinin çatısının üzerinde ve kapının önündeki şahsı gördüğü, çatıdaki şahıs ile konuştuğunda hırsız olduğunu anlayarak bağırdığı bunun üzerine şahısların kaçtığı, vermiş olduğu eşgal bilgileri üzerinden kolluk kuvvetinin şüpheli S. Y.'ı yakaladığı, Şüpheli S. Y.'ın alınan savunmasında; mahalleden arkadaşı olan V. ile gezerken V.'ın kendisine mağdurun evini göstererek hırsızlık amacıyla gireceğini söylediğini, kendisinin kabul etmediğini, bunun üzerine V.'ın "sen girme, sokakta bekle gelen olursa bana haber et" dediğini, kendisinin de kabul ederek sokak üzerinde beklemeye başladığını, bir süre sonra tanığın "hırsız var" diyerek bağırması üzerine kaçarak uzaklaştıklarını, V. ile hırsızlık yapmak amacıyla gezmediğini, hırsızlık yapmak gibi bir niyeti olduğunu bilmediğini, pişman olduğunu beyan ettiği, kolluk kuvvetince V. Y.'a yönelik yapılan araştırmalar esnasında, şüpheli V.'ın 03/05/2017 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza müracaat ederek verdiği savunmasında özetle; söz konusu evin halasına ait olduğunu, mağdurun da halasının oğlu olduğunu, ikametin bahçesine girerek oturduklarını, tanığı görerek konuştuklarını, elinde telefon görmesi üzerine korkarak olay yerinden kaçtıklarını, evin içerisine girmediğini ve 100 TL para almadığını, diğer şüpheli S.'e "sen bekle gelen olursa bana haber et" şeklinde bir söz söylemediğini, çatıya çıkmadıklarını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, Tutuklu bulunan şüpheli S. Y.'ın Malatya 2.Sulh Ceza Hakimliği'nin 03/05/2017 tarih ve 2017/1779 D.İş sayılı kararıyla tahliye edildiği, her iki şüpheli hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandığı, Mağdurun 02/05/2017 tarihli dilekçesiyle, şüpheli S. Y.'ın yakınları tarafından zararının karşılandığını beyan ederek mevcut şikayetinden vazgeçtiği, dolayısıyla şüpheliler hakkında T.C.K 168/1,4 maddelerinde belirtildiği üzere etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, Şüpheli V. Y. her ne kadar savunmasında, ikamete girmediğini savunmuş ise de, diğer şüpheli S. ile tanık S.'in beyanı, olay yeri inceleme raporu formu göz önüne alındığında, şüpheli V. Y.'ın mağdura ait ikamete gündüz sayılan vakitte bahçeye açılan mutfak demir kapısından girerek cüzdan içerisinde bulunan 100 TL'yi hırsızladığı, şüpheli S. Y.'ın da aralarında yaptıkları işbölümü gereğince şüpheli V.'ın eylemine gözcülük yapmak sureti ile iştirak ettiği, dolayısıyla şüphelilerin meydana gelen olayda fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları ve üzerlerine atılı suçu müştereken işledikleri" anlaşılmakla sanık S.'in eylemine uyan TCK'nun 37/1 dl ile 116/1, 119/1 c, 142/2.h.2, 168/1-4, 53, 63, maddeleri, sanık V.'ın eylemine uyan TCK'nun 37/1 dl ile 116/1, 119/1 c, 142/2.h.2, 168/1-4, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini kamu adına talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında:
Sanık S. Y. : "Sanık V. Y. benim mahalleden arkadaşım olur, olay günü sanık V. beni yanına çağırdı, konuşalım dedi, konuştuk mahallede biraz gezdik, gezdikten sonra V. halasının oğlu olan O. u çağıralım diye söyledi, bunun üzerine O.un evinin önüne gittik, V. evin bahçe kapısından eve doğru gitti, bana da burada beklememi söyledi, bende dışarıda V.ı bekliyordum, beklerken bir anda hırsız var diye ses duydum, bunun üzerine telaşlandım, koşmaya başladım, daha sonra kendim giderek polise durumu anlattım, sanık V. bana hırsızlık yapalım gibi birşey söylemedi, benim hırsızlıktan haberim yoktu, ayrıca V. bana bekleyip biri geldiğinde kendisine haber vermem gibi birşey de söylemedi, ben V.ı sokakta bekliyordum, ben kesinlikle evin bahçesine girmedim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim, Olay tarihinde korkumdan dolayı o şekilde ifade verdim, ben kesinlikle hırsızlık olayından haberim yoktur, V.ın hırsızlık amacıyla eve gireceğinden haberim yoktu ayrıca bana evin önünde bekle, gözetle gibi birşey de söylemedi" şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık V.Y.: "Benim soy ismim daha önceden annemin soy ismiydi, yani Y. soyismini kullanmaktaydım, babam ve annem arasında resmi evlilik yoktu, babam C.K. annem ile resmi evlilik yaptı, bundan dolayı da soyismim babamın soy ismi olarak değişti, şuan soyismim K. dır, bana okunan iddianameyi anladım, müşteki O.K. benim halamın oğlu olur, olay tarihinde arkadaşım olan S. Y. ile birlikte M.K.'ı çağırmak için O.K.'ın evine gittik, evin etrafı duvarla çevriliydi, evin bahçesine girdik, bahçe kapısı açıktı, kapıyı çaldım, evde kimse yoktu, biz bahçedeyken yan komşu bağırdı, bağırınca korktuk kaçtık, ben kesinlikle eve girmedim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim, S.'in ifadeleri doğru değildir, kabul etmiyorum, kesinlikle ben eve girmedim, Olay günü bahçede S. ile birlikte bekledik, kesinlikle ben hırsızlık suçunu işlemedim, Ben kesinlikle evin çatısına çıkmadım, bahçede bekliyordum, kesinlikle de tanığa evin çatısını onarıyorum gibi birşey de söylemedim, bahçede beklerken bir anda tanık bağırınca bizde kaçtık, biz korktuğumuzdan dolayı kaçtık " şeklinde savunma yapmıştır.
Mağdur O.K.: "Olay tarihinde evde değildim. dışardaydım. komşularımızdan S. bizi arayarak evde hırsızlık olayının olduğunu söyledi. bize 2 kişinin evde hırsızlık yaptığını söyledi. bir şahsın çatıda olduğunu, bir şahsında evin duvarlarla çevrili bahçenin içinde olduğunu söyledi. bizde bunun üzerine eve gittik. eve gittiğimizde her yerin dağınık olduğunu gördük. evde cüzdanın içinde 100 TL para almışlar. cüzdanda 100 TL den başka para olup olmadığını hatırlamıyorum. evde başka çalınacak değerli eşya yoktu. sanıklar zararımızı olay olduktan 2 gün sonra gidermiştir. şikayetçi değilim. davaya katılmak istemiyorum, benim oturduğum evin arka tarafı bahçedir. bahçenin etrafı duvarlarla çevrilidir. ancak binanın ön tarafı yola bakmaktadır. binanın giriş kapısı sokağa bakmaktadır. hırsızlardan birini bahsettiğim bahçe kısmında tanık S. görmüştür" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık S.İ.: "Müşteki benim komşum olur, olay günü kendileri gezmeye gitmişlerdi, bana eve bakmamı söylemişlerdi, müştekinin evinden ses gelmesi üzerine balkona çıktığımda bir şahsın çatıda olduğunu gördüm, çatıdaki şahıs ben gördüğümde çatı ile uğraşıyordu, aşağıda da bir şahıs vardı, bu şahıs da evin bahçesine girmişti, müstakil olan evin kapısının önünde bekliyordu, ben ne yapıyorsunuz diye sorduğumda her iki şahıs da kaçtı, ayrıca ben çatıdaki şahsa ne yapıyorsunuz dediğimde çatıdaki şahsı çatıyı onarıyorum dedi. Aşağıdaki şahıs da ben ev sahibiyim dedi, bende ev sahibini tanıyorum dedim, bunun üzerine şahıslardan çatıda olan koşarak kaçtı, evin bahçesinde olan şahıs yürüyerek gitti, ben şahısların yüzünü tam olarak göremedim, kıyafet olarak gördüm, müştekilere anlattım, şuan segbis sisteminde bana göstermiş olduğunuz şahsın olay yerinde görüp görmediğim konusunda bir şey söyleyemem, benim bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde tanıklık etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; 28/06/2018 tarih 2017/206 Esas 2018/468 Karar sayılı karar ile; sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunlarından CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, karara karşı o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 11/10/2019 tarihli kararı ile 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından duruşmalı yapılan yargılamada:
Sanık V.K.: "Suça konu yer benim halamın evidir. Müşteki O.K. halamın oğludur. Ben bu evden kesinlikle hırsızlık yapmadım. S. Y.'ı mahalleden tanırım. S. Y. da hırsızlık yapmamıştır. S.'in beyanındaki aleyhime hususları da kabul etmem, hırsızlık yapmadım, suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum, halamın oğlunu görmek amacıyla gitmiştim, O.K. halamın oğlu olur, neden benden şikayetçi olduklarını bilmiyorum, hırsızlık yapmadım" şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık S.Y.: "Diğer sanık V.K.'ı tanırım, mahalleden arkadaşım olur, olay günü halasının oğluyla görüşeceğini söyleyerek beni suça konu evin olduğu yere götürdü, dışarda beklememi söyleyerek kendisi içeriye girdi, sonrada dışarı çıktı, olay yerinden ayrıldık, hırsızlık yapmak amacıyla girdiğini bana söylememişti, sonrasında da hırsızlık yaptığını anlamadım, suçlamayı kabul etmiyorum, olay savunmamda anlattığım şekilde gerçekleşmiştir, ben V.'ın hırsızlık yapacağını bilmeyerek gittim, suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum " şeklinde savunma yapmıştır.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanıkların müştekinin ikamet ettiği evden hırsızlık yapma hususunda anlaştıkları olay günü 14:30 sıralarında sanık V.'ın müştekinin ikamet ettiği evin mutfak balkon kapısından girerek 100 TL çaldığı, sanık S.'in evin dışında gözcülük yaptığı, müştekinin zararının soruşturma aşamasında giderildiği anlaşılmakla sanık V.'ın eylemine uyan TCK'nun 142/2-h, 168/1, 53, 58, 116/1, 119/1-c, 53, 58, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına sanık S.'in eylemine uyan TCK'nun 142/2-h, 168/1, 116/1, 119/1-c, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini" kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
GEREKÇE:
Suç tarihinde mağdurun ... Mah. Tutoğlu Sk. No:37/1 Sayılı adreste bulunan ikametini kilitleyerek evden ayrıldığı, tanık sıfatıyla ifadesi alınan S. mağdurun komşusu olduğu, saat 14:30 sıralarında evin terasında bulunurken mağdurun ikametinin çatısının üzerinde ve kapının önündeki şahsı gördüğü, çatıdaki şahıs ile konuştuğunda hırsız olduğunu anlayarak bağırdığı, bunun üzerine şahısların kaçtığı, vermiş olduğu eşgal bilgileri üzerinden kolluk kuvvetinin şüpheli S. Y.'ı yakaladığı, Şüpheli S. Y.'ın alınan savunmasında; mahalleden arkadaşı olan V. ile gezerken V.'ın kendisine mağdurun evini göstererek hırsızlık amacıyla gireceğini söylediğini, kendisinin kabul etmediğini, bunun üzerine V.'ın "sen girme, sokakta bekle gelen olursa bana haber et" dediğini, kendisinin de kabul ederek sokak üzerinde beklemeye başladığını, bir süre sonra tanığın "hırsız var" diyerek bağırması üzerine kaçarak uzaklaştıklarını, V. ile hırsızlık yapmak amacıyla gezmediğini, hırsızlık yapmak gibi bir niyeti olduğunu bilmediğini, pişman olduğunu beyan ettiği, kolluk kuvvetince V. Y.'a yönelik yapılan araştırmalar esnasında, şüpheli V.'ın 03/05/2017 tarihinde Malatya Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek verdiği savunmasında özetle; söz konusu evin halasına ait olduğunu, mağdurun da halasının oğlu olduğunu, ikametin bahçesine girerek oturduklarını, tanığı görerek konuştuklarını, elinde telefon görmesi üzerine korkarak olay yerinden kaçtıklarını, evin içerisine girmediğini ve 100 TL para almadığını, diğer şüpheli S.'e "sen bekle gelen olursa bana haber et" şeklinde bir söz söylemediğini, çatıya çıkmadıklarını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, elde edilen deliller göz önüne alındığında, şüpheli V. Y.'ın mağdura ait ikamete gündüz sayılan vakitte bahçeye açılan mutfak demir kapısından girerek cüzdan içerisinde bulunan 100 TL'yi hırsızladığı, şüpheli S. Y.'ın da aralarında yaptıkları işbölümü gereğince şüpheli V.'ın eylemine gözcülük yapmak sureti ile iştirak ettiği, dolayısıyla şüphelilerin meydana gelen olayda fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları ve üzerlerine atılı suçu müştereken işledikleri, anlaşılmakla, sanıkların mahkumiyetine dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28/06/2018 tarih, 2017/2016 esas, 2018/468 karar sayılı KARARININ sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler yönünden KALDIRILMASINA ve sanıklar hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
1- )Sanık V.K.'ın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 142/2-h maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Müştekinin zararının soruşturma aşamasında giderildiği anlaşıldığından TCK 168/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın sabıkalı geçmişi, suç işlemeye devam etmesi ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek hakkında TCK'nun 62/1 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı da gözetilerek hükümlü hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın tekerrüre de esas oluşturacak şekilde sabıka kaydının bulunduğu anlaşıldığından CMK 231 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın tekerrüre de esas oluşturacak şekilde sabıka kaydının bulunduğu ve bu şekilde suç işlemeye devam ettiği anlaşıldığından ve suçu işledikten sonra yargılama sürecindeki davranışlarına göre samimi pişmanlığının gözlenmemesi nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından sanığa verilen hapis cezasının TCK'nun 51 maddesi gereğince ertelenmesine takdiren yer olmadığına,
Sanığın Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/440 esas, 2016/89 karar sayılı ilamı ile 6136 Sayılı kanuna muhalefet suçundan hükmolunan hapisten çevrilme 3000 TL ve doğrudan 400 TL apc nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nun 58. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2- )Sanık V.K.'ın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 116/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın üzerine atılı suçu birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdiği anlaşıldığından TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince verilen cezanın 1 kat arttırılarak sanığın 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın sabıkalı geçmişi, suç işlemeye devam etmesi ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek hakkında TCK'nun 62/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nun 50 maddesinde yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı da gözetilerek hükümlü hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın tekerrüre de esas oluşturacak şekilde sabıka kaydının bulunduğu anlaşıldığından CMK 231 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın tekerrüre de esas oluşturacak şekilde sabıka kaydının bulunduğu ve bu şekilde suç işlemeye devam ettiği anlaşıldığından ve suçu işledikten sonra yargılama sürecindeki davranışlarına göre samimi pişmanlığının gözlenmemesi nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından sanığa verilen hapis cezasının TCK'nun 51 maddesi gereğince ertelenmesine takdiren yer olmadığına,
Sanığın Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/440 esas, 2016/89 karar sayılı ilamı ile 6136 Sayılı kanuna muhalefet suçundan hükmolunan hapisten çevrilme 3000 TL ve doğrudan 400 TL apc nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nun 58. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
3- )Sanık S. Y.'ın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 142/2-h maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Müştekinin zararının soruşturma aşamasında giderildiği anlaşıldığından TCK 168/1 maddesi uyarınca cezalarından takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı da gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın sabıkasız geçmişi, duruşmadaki tutum ve davranışları, kişilik özelliklerine göre yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan sanık hakkında verilen HÜKMÜN 5271 SAYILI CMK.NUN 231/5 MADDESİ GEREĞİNCE AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK.nun 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına takdiren yer olmadığına,
5271 Sayılı CMK.nun 231/10. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürüleceğinin sanığa ihtarına (Sanığa ihtarat yapıldı ),
5271 Sayılı CMK.nun 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemenin hükmü açıklayacağı hususunun sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı ),
4- )Sanık S. Y.'ın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nun 116/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın üzerine atılı suçu birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdiği anlaşıldığından TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince verilen cezanın 1 kat arttırılarak sanığın 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 Sayılı iptal kararı da gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Sanığın sabıkasız geçmişi, duruşmadaki tutum ve davranışları, kişilik özelliklerine göre yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan sanık hakkında verilen HÜKMÜN 5271 SAYILI CMK.NUN 231/5 MADDESİ GEREĞİNCE AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK.nun 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına takdiren yer olmadığına,
5271 Sayılı CMK.nun 231/10. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürüleceğinin sanığa ihtarına (Sanığa ihtarat yapıldı ),
5271 Sayılı CMK.nun 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemenin hükmü açıklayacağı hususunun sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı ),
İlk derece mahkemesince yapılan kovuşturma aşamasında sarf edilen 4 adet davetiye gideri 48 TL, posta gideri 6,30 TL istinaf aşamasında sarf edilen 3 adet tebligat gideri 42 TL, Dairemizce duruşma açılması nedeniyle yapılan 1 adet davetiye gideri 14 TL olmak üzere toplam 110,30 TL'nin CMK'nun 325/1 maddesi uyarınca sanıklardan payları oranında alınmasına,
Dair, sanıkların yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı huzuru ile mütalaaya uygun, sanık S. Y. hakkında kurulan hükümler yönünden CMK'nun 231/12, 268 maddeleri uyarınca kararın sanığa tefhiminden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın tutuklu olması halinde zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve İTİRAZ, sanık V.K. hakkında kurulan hükümler yönünden kararın sanığa tefhiminden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın tutuklu olması halinde zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve TEMYİZ yolu açık olmak üzere açık duruşmada oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15.01.2020 (¤¤)