(5271 S. K. m. 142, 193, 194, 195, 196, 200, 204, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanık M.. D..hakkında nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5275 sayılı yasanın 108/3 maddesi gereğince ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmama sonucunu doğuran Kozan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/11/2013 tarihinde kesinleşen 2013/332 Esas 2013/184 Karar sayılı ilamı ile mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının, tekerrüre esas alınması gerekirken Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/178 Esas, 2012/740 Karar sayılı ilamının esas alınması, karşı istinaf talebi olmadığından bozma veya davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller ve sanık hakkındaki gerekçe içeriğine göre;
Mahkemenin kararında yukarıda belirtilen eleştiri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle sübuta erdiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların takdir ve tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık Engin Duman hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller ve sanık hakkındaki gerekçe içeriğine göre;
Sanık E. 19/07/2016 tarihinde Adana E Tipi Ceza İnfaz Kurumundan 19/09/2016 tarihinde Bandırma 2 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumundan gönderdiği dilekçeler ile fiziken duruşmalara katılmak istediğini, SEGBİS sistemi ile kendisini iyi ifade edemediğini bildirmiş, mahkemece sanığın savunması SEGBİS sistemi ile alınmış karar duruşmasına da yine SEGBİS ile katılımı sağlanmıştır.
Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri “doğrudan doğruyalık - vasıtasızlıktır.” Bu nedenle CMK 193/1. maddesinde “sanık olmaksızın yargılama olmaz” genel kuralına yer verildikten sonra istisnaları CMK 193/2, 194/2, 195, 196, 200/1 ve 204. maddelerinde gösterilmiştir. Sanığın kabulüne bağlı olarak, alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezası gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe yoluyla sorgu yapılabileceği, CMK 196/2. maddesinde düzenlenmiştir. Görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapma imkanı ise CMK 196/4. madde hükmüne göre talimat yasağının olmadığı hallerde mümkün kılınmıştır.
Sanık için uygulanması istenen 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinin gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıl olduğu anlaşılan olayda hukuki sorun, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçtan dolayı, sanıkların sesli ve görüntülü iletişim tekniği kullanılarak (SEGBİS) savunma alınması durumunda, savunma hakkının kısıtlanarak adil yargılama ilkesinin ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
CMK'nın genel ilkeleri ve CMK 196. maddesindeki düzenleme, Dairemizce benimsenen Y.C.G.K.'nın 10.06.2008 tarih ve 9-148-169 sayılı kararı ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İçtihadları göz önünde bulundurulduğunda; duruşmada hazır bulunma hakkı adil yargılama kapsamında değerlendirilmekte olup, bu hakkın sınırlanması ancak ciddi şekilde gerekli olması halinde istisna olarak uygulanmalıdır. Bu nedenlerle kovuşturma aşamasında;
1-) Genel kural sanığın duruşmada hazır bulundurulmasıdır. Bu hak ciddi nedenlere dayalı olarak mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir.
2-) İlk ve son savunmanın yapıldığı ve esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması açık kabule dayalı olmalıdır.
3-) CMK 196/2-4 maddeleri gereğince alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezası gerektiren suçlarda sanığın savunması talimatla alınamayacağı gibi sanığın açıkça karşı çıkması halinde sesli ve görüntülü yöntemle de savunma alınamayacaktır.
Tüm bu açıklamalar karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıl olduğu anlaşılan olayda; sanık Engin'in duruşmada hazır bulundurulmayıp, sorgusunun başka suçtan tutuklu bulunduğu Adana E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada, karar celsesinde ise Bandırma 2. Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan sesli ve görüntülü bilişim sistemi vasıtası ile kendisine atanan zorunlu müdafii ile CMK 149/3. maddesi gereğince bir araya gelip görüşme imkanı sağlanmaksızın CMK 196/4. maddesine aykırı olarak savunmasının alınıp, yargılaması yapılarak mahkumiyetlerine karar verilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK.nun 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN açıklanan sebeplerden BOZULMASINA ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)