(5237 S. K. m. 168)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sair istinaf itirazları yerinde görülmediğinden reddi, ancak;
1-Suça konu sayacın 03/11/2012 tarihinde değiştirildiği ve buna istinaden sayaç değiştirme tutanağı tanzim edildiği, sökülen sayacın Şanlıurfa Bilim Sanayi Ve Teknoloji İl Müdürlüğü Ölçüler ve Ayar Şube Müdürlüğü'ne gönderildiği, adı geçen kurumun 08/01/2013 tarihli raporuna istinaden 29/01/2013 tarihli suç tutanağının düzenlendiği anlaşıldığına göre; suç tarihinin 03/11/2012 yerine gerekçeli karar başlığında 29/01/2013 şeklinde gösterilmesi,
2-Şanlıurfa Bilim Sanayi Ve Teknoloji İl Müdürlüğü Ölçüler ve Ayar Şube Müdürlüğünün 08/01/2013 tarihli raporunda "sayaç hafıza kayıtlarında reaktif endeksin 2012 yılı Temmuz ayında bir abonenin tüketemeyeceği oranda artış gösterdiği ve reaktif endekslerin muteber olmadığı, kapak açıldı bilgisini veren anahtarın yapıştırılarak sinyal vermesinin engellendiği ayrıca optik portla okuması yapılan yük profili raporunda 2012 yılında çeşitli tarihlerde çok uzun süreli endeks kaydı olmadığını gösteren kayıtların olduğunu ve bu zaman zarfında sayaç enerjisiz kaldığından abonenin faal olduğunun tespitinin yapılması halinde tahakkuk yönünden değerlendirilmesi gerektiğinin" bildirilmesi, kaçak tespit tutanağının da bu rapora istinaden düzenlenmesi, sanığın atılı suçu işlemediğini ve sayaca müdahalede bulunmadığını savunması karşısında; 03/11/2012 tarihi öncesi ve sonrası döneme ilişkin 2 yıllık elektrik tüketim belgeleri getirtilerek, sayacın tüketim kaydetmediği tarihler tespit edilerek işyerinin bu dönemlerde faal olup olmadığı araştırılarak, Ceylanpınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/268 Esas ve 2015/611 Karar sayılı dosyasının bir örneğinin getirtilerek mahallinde keşif yapılarak kurulu güç ile 03/11/2012 tarihi öncesi ve sonrası tüketimler karşılaştırılarak, suç tarihinden sonra tüketimlerde belirgin bir artış ve dönemler arasında orantısızlık olup olmadığı, sayaçta arızadan kaynaklanan eksik ölçüm olup olmadığı, sayaca sanıkça yapılmış bir müdahalenin bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişiden ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınıp, suç tarihi sonrası tüketimlerde bariz artış varsa bunun nedeni sanığa sorulup açıklattırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sanığın suçunun sübutu halinde sanığın kaçak elektrik kullanım süreside belirlenip, müşteki şirketin normal tarifeye göre cezasız gerçek zararının bedeli bilirkişiye hesaplattırılarak, bilirkişi tarafından belirlenen gerçek zarar tutarını gidermesi halinde TCK.nun 168/5. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünden yararlanacağı sanığa bildirilip, bilirkişi tarafından belirlenecek cezalar hariç kaçak kullanım bedelini ödemesi konusunda sanığa imkan tanınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken tensip ile alınan karar uyarınca sanığın keşif gününden haberdar edilmeden yapılan keşif sonrası alınan kendi içerisinde çelişkiler içeren bilirkişi rapora itibar edilerek yasal olmayan, dosya içeriği ve yargısal içtihatlarla uyuşmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1-Sanık hakkındaki adli para cezasının yirmi eşit taksitte tahsil edileceğinin belirtilmesine rağmen taksit aralığı gösterilmediği,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesine aykırı olarak davaya katılma talebinde bulunmayan ve duruşmalara gelmeyen müşteki kuruma, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve davaya katıldığından bahisle vekalet ücreti tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK.nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN açıklanan sebeplerden BOZULMASINA ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK.nun 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 20.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)