(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 284, 286, 289) (5237 S. K. m. 51, 61, 62) (5395 S. K. m. 35)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kapalı olarak yapıldığı anlaşılan 10.11.2016 tarihli karar oturumunda duruşma tutanağına açık yargılamaya son verildiğinin yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, yapılan duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, dosya kapsamındaki belge ve kanıtlar ile gerekçe içeriğine göre diğer istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1, 230/1. Maddelerinde mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekliliği yasal düzenleme altına alınmış, 5271 sayılı CMK.nun 289/1-g maddesine göre de hükmün aynı Yasa'nın 230. Maddesinde aranılan gerekçeyi içermemesi hukuka kesin aykırılık hali olarak kabul edilmiştir. 5271 sayılı CMK.nun 230. Maddesinde mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar belirtilmiş, buna göre; iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi, bu hususta ileri sürülen istemlerde dikkate alınarak, Türk Ceza Kanunun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların hükümde belirtilmesi.... mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken ve aranan hususlar olarak sıralanmıştır.
Mahkeme kararlarındaki gerekçeye yönelik yukarıda yazılı açıklamalar ışığında, somut olaya ve dosya içeriğine gelince;
1-Suça sürüklenen çocuklar E. K. ve S. B. müdafiilerinin 10/11/2016 tarihli oturumda ayrı ayrı suça sürüklenen çocuklar hakkında "lehe olan hükümlerin uygulanmasına" ilişkin istemi, suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan ve erteleme olanağı bulunan 2 yıl 6 aylık hapis cezalarının ertelenmesine dair 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı halde, öncesinde engel hükümlülük halleri bulunmayan suça sürüklenen çocuklar E. K. ve S. B. hakkında hükmolunan hapis cezalarının TCK.nun 51. Maddesi uyarınca ertelenmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
2-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk S. B. hakkında 5395 sayılı Kanunun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan ve aynı Kanun'un 35/3. maddesine göre de suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmamasının karar yerinde gerekçesi gösterilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuklar E. K. ve S. B. müdafiilerinin istinaf itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, suça sürüklenen çocuklar E. K. ve S. B. hakkındaki hükümlerin 5271 sayılı CMK.nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca açıklanan nedenlerden BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 sayılı CMK.nun 284 ve 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 25.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)