(5237 S. K. m. 31, 116, 142, 143) (5271 S. K. m. 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemiz tarafından yukarıda açık kimlik, adres ve atılı suçları yazılı suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan açık duruşma ve yargılama sonunda:
Gereği düşünüldü:
Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı 28/01/2014 tarih ve 2014/197 Esas sayılı iddianamesi ile "Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan müşteki ……'nın 17/12/2013 günü saat 19:30 sularında ailesi ile birlikte ...... Mahallesi ….. sokak adresinde bulunan ikametinden ayrıldığı ve aynı saat 22:00 sularında ikametine döndüğünde evine girilerek çekmecelerinin karıştırıldığını ve içeriden kullanmadıkları bir adet nokıa 1100 marka cep telefonu, bir adet ….. Marka erkek kol saati ile yaklaşık 700-800 değerindeki bir altın künyenin çalınmış olduğunu farketmesi üzerine durumu polis ekiplerine bildirdiği, olayla ilgili başlatılan tahkikatın devam ettiği esnada suça sürüklenen çocuk ...... ile ......, ...... ve ...... isimli şahısların soruşturması iş bu evraktan ayrı olarak yürütülen dosya kapsamında ……..Market isimli işyerinden hırsızlık yaptıkları iddiası üzerine yakalanmalarının ardından sağlık kontrolü amacıyla Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildikleri esnada ......'ın kolunda bulunan bir saati hastanenin Acil Poliklinik kabinine attığının farkedilmesi üzerine söz konusu kol saatinin incelenmesinde …….'nın ikametinde çalınan saat olduğu hususu tespit edildiği, bunun üzerine savunmasına başvurulan ......'ın beyanında atılı suçlamayı kabul ederek müştekinin ikametine girmediğini ve söz konusu saati de bir süre önce Mimarsinan Parkında tanımadığı 2-3 şahsın önünü keserek kendi saatini istediklerini ve ardından saatini alarak kendisine de bu saati verdiklerini ifade etmiş ise de, söz konusu savunmanın hayatın olağan akışı ile bağdaşmayan ve suçtan kurtulmaya yönelik beyan vasfında olduğu anlaşılmış" eylemine uyan TCK'nun 142/1-b, 143/1, 31/3, 116/4, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına iddia ve talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan kovuşturma sırasında:
Suça sürüklenen çocuk ......Savunmasında: "Bana okunan Gaziantep 11. ASCM nin 2017/661 E. Sayılı HAGB ihbar müzekkeresi ile mahkememizin 2014/71 E. Sayılı ilamı ve eklerini anladım. Daha önce mahkemeniz tarafından hakkımda hırsızlık suçu ile mahkumiyet kararı verilmiş ve cezam ertelenmişti, ben denetim süresi içerisinde olduğumun farkında olmaksızın istemeden de olsa başka bir suça karıştım, pişmanım, ihbar edilen hüküm yönünden önceki savunmalarım aynen geçerlidir, ancak ekleme yapmak istiyorum, ben olay tarihinde sinemaya gitmiştim, öncesinde tanımadığım Suriye’li bir grup ile karşılaştım, saatimi gasp etmek istediler, ben kendilerine direndim, ancak saatimi aldılar, karşılığında da bana başka bir saat verdiler, polisi arayarak durumu anlattım, bana eğer şikayetçi olacaksan gelelim dediler, olay yerine hiç gelmediler, ben müştekinin saatini kesinlikle çalmış değilim, beni gasp eden kişilerce verilen saatte sonrasında çalıntı çıktı, ben bundan sonradan haberdar oldum, ilk etapta o saatin çalıntı olduğunu düşünmedim, ayrıca ben duruşmalara bizzat katılmak istiyorum, Öncelikle beraatimi mahkeme aksi kanaate ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" şeklinde savunma yapmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince;13/11/2018 gün, 2018/233 esas, 2018/542 sayılı karar ile; suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 1 yıl 3 ay 16 gün hapis, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı suça sürüklenen çocuğun istinaf isteminde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; suça sürüklenen çocuğun istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 01/03/2019 tarihli tensip kararı ile 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından yapılan kovuşturma sırasında;
Suça sürüklenen çocuk ...... savunmasında: "Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, polislerin benim kolumda ele geçirerek müştekiye ait olduğunu iddia ettikleri saati ben tanımadığım Suriyeli birinden almıştım, müştekinin evine girip hırsızlık yapmadım" şeklinde savunmada bulunmuştur.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında; "Kamu davasının yapılan yargılaması sonunda SSÇ'nin müştekiye ait evden gece vakti bir adet cep telefonu, bir adet kol saati ve 700-800 TL değerinde altın künye çaldığı olayda hırsızlık suçundan kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu suça yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, SSÇ'nin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan eylemine uyan TCK'nun 116/1-4, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
GEREKÇE:
İddia, suça sürüklenen çocuğun savunmaları, sosyal inceleme raporu, olay yerini gösterir kroki ve fotoğraflar, olay yeri inceleme raporu, Adıyaman Emniyet Müdürlüğü uzmanlık raporu, araştırma tutanakları, değer tespit tutanağı, müştekinin aşamalardaki beyanları, yakalama tutanağı, ihbar müzekkeresi ve ekleri, suça sürüklenen çocuğun adli sicil ve nüfus kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde saat 19:30 ile 22:00 saatleri arasında müştekiye ait evden 2 adet cep telefonu, 2 adet erkek kol saati ile 2 adet altın künyenin çalındığı, soruşturma devam ederken 21/12/2013 tarihinde bir başka hırsızlık olayı şüphelisi olarak yakalanan suça sürüklenen çocuğun, devlet hastanesine darp cebir raporu alınmak üzere götürüldüğü sırada çevrede bulunan kişilerin beyanı üzerine suça sürüklenen çocuğun muayene olduğu kabine 1 adet saat attığının belirlendiği, saatin ele geçirildiği ve müştekiye ait onun evinden çalınan saatlerden birinin olduğunun anlaşıldığı, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda saati tanımadığı Suriyeli bir şahsın kendisine armağan ettiği savunmasında bulunduğu, savunmasının başkaca delillerle desteklenmediği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun geceden sayılan zaman diliminde konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlediği anlaşılmıştır.
Nitelikli hırsızlık suçu bakımından ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali bakımından ise suçun geceden sayılan zaman diliminde işlendiği, ceza miktarının doğru olarak belirlendiği ancak suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olması göz önüne alındığında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen kısa süreli 6 ay 20 gün hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğu, ilk derece mahkemesince bu kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilmediğinden duruşma açmak suretiyle bu hukuka aykırılığın düzeltilmesi yoluna gidilerek konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu yapılan duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle sübuta erdiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın takdir ve tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarih, 2018/233 esas, 2018/542 karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden kaldırılmasına ve suça sürüklenen çocuk hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
Suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK’nun 116/4 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde 15 yaşından büyük, 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından TCK'nun 31/3 maddesi uyarınca cezasından 1/3 oranında indirim yapılarak 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun cezasından başkaca artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiğinden 5271 sayılı CMK 231 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının suça sürüklenen çocuğun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nun 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine ve 5237 Sayılı TCK’nun 52/2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa verilen hapis cezasının günlüğü suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu dikkate alınarak takdiren 20,00 TL. den paraya çevrilerek suça sürüklenen çocuğun 4000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5237 Sayılı TCK’nun 52/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa mehil verilmesine yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezasının 5237 Sayılı TCK’nun 52/son maddesi gereğince birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve adli para cezasının ödenmemesi halinde 2575 sayılı Yasanın 106/4-11 maddesi uyarınca işlem yapılacağının suça sürüklenen çocuğa ihtaratına,
Suça sürüklenen çocuğa bu hususta ihtarat yapıldı.
İlk derece mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması nedeniyle yapılan 1 adet davetiye gideri 14 TL 6183 sayılı Kanunun 106 maddesi uyarınca terkin edilmesi gereken miktarın altında kaldığından CMK'nun 324/4 maddesi uyarınca Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün suça sürüklenen çocuk lehine istinaf edilmesi ve suça sürüklenen çocuk lehine duruşma açılması nedeniyle bu aşamalarda yapılan yargılama giderlerinin CMK'nun 330 maddesi uyarınca Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair, suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ….. (……) huzuru ile mütalaaya uygun, nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden CMK'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden CMK'nun 286/2-b maddesi uyarınca kesin olmak üzere açık duruşmada oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17.04.2019 (¤¤)