(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 226, 230, 280, 284, 286, 289) (5237 S. K. m. 35, 58, 116, 119, 141, 142, 145)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü, gereği düşünüldü;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ile toplanan kanıtlar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre diğer istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1, 230/1. Maddelerinde mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekliliği yasal düzenleme altına alınmış, 5271 sayılı CMK.nun 289/1-g maddesine göre de hükmün aynı Yasa'nın 230. Maddesinde aranılan gerekçeyi içermemesi hukuka kesin aykırılık hali olarak kabul edilmiştir. 5271 sayılı CMK.nun 230. Maddesinde belirtildiği üzere; iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken ve aranan hususlar olarak sıralanmıştır.
Bu itibarla mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık, dosya içeriğine ve somut olaya uygun şekilde gerekçe içermesi, sanığın lehine ve aleyhine tüm kanıtların tartışılarak gerekçeye yansıtılması, olaya ve oluşa ilişkin kanıtların gerekçede izah olunarak değerlendirilmesi, hangi kanıta üstünlük tanındığının nedenleri ile birlikte hükümde gösterilmesi gerekmektedir.
Buna göre;
1- Sanık B. A. hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 116/2, 142/2-h, 35 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesi uyarınca hakkında hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Suçun işlendiği yere ilişkin dosya içerisinde yeterli ve hükme esas alınabilecek krokili olay yeri görgü tespit tutanağının bulunmadığının, dosyadaki ifade ve beyanlar ile mevcut olay yeri görgü tespit tutanağından da suçun işlendiği yerin bir binanın eklentisi veya müştemilatı niteliğinde olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenemediğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun niteliğinin tayini (sanıkların teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçunun TCK.nun 142/2-h maddesine mi yoksa aynı Yasa'nın 141/1 maddesindeki suça uyup uymadığı) ve konut dokunulmazlığını bozma suçunun unsurlarının mevcut olup olmadığı bakımından suça konu zeytinlerin çalınmaya kalkışıldığı yerin, bir binanın eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı araştırılarak ve gerekirse de olay yerinde keşif yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturmayla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Dosya içeriğine, savunmaya ve mümzii tanıkların 13.04.2016 tarihli anlatımlarına göre, ağaçtan topladıkları 3-5 kilogram miktarındaki zeytini çalmaya kalkışan sanıklar hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle hırsızlık suçundan ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın bilinen değerinin az olması nedeniyle hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin hükümde tartışılmaması,
4- Sanık C. O. hakkında TCK.nun 58. maddesi uyarınca tekekküre esas alınan Gaziantep 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2015 tarih, 2015/274-591 sayılı ilamının kesinleşme tarihinin 11.11.2015 olduğunun anlaşılması karşısında, kesinleşme tarihinin 09.11.2015 olan suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre ise;
5-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin mahkemece kabul edilmesi karşısında, konut dokunulmazlığını bozma suçundan sanıklar hakkında hüküm kurulurken TCK.nun 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, istinaf başvurusunda bulunan o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık Cuma Ok'un istinaf itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK.nun 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca açıklanan nedenlerden sanıklar hakkındaki hükümlerin BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 sayılı CMK.nun 284 ve 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 25.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)