(5271 S. K. m. 188, 193, 195, 196, 284, 286, 289) (5395 S. K. m. 35)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)5271 Sayılı CMK'nun 188/1 maddesinde “Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması şarttır” şeklindeki düzenleme ile duruşmada mutlaka hazır bulunması gerekenler belirlendikten sonra, aynı Kanunun 193/1 maddesinde “Kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz” şeklindeki emredici hükme yer verilerek, kural olarak hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı ilkesi düzenlenmiş, bu halin istisnalarından ilki aynı maddenin ikinci fıkrasında “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin kuralın ikinci istisnası CMK'nun 195/1 maddesinde gösterilmiştir. Bu maddeye göre “Suç, yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise, sanık gelmese bile duruşma yapılabilir.”
Hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel ilkenin doğal sonucu olarak, sanığın duruşmanın başından sonuna kadar ve tüm oturumlarda hazır bulunması gerekir. Ancak CMK'nun 196/1 maddesi uyarınca “Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hallerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.”
Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması ise yine CMK'nun 289/1-e maddesinde “hukuka kesin aykırılık halleri” arasında düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, UYAP kayıtlarına göre, hükmün açıklandığı 28/02/2019 tarihinde, başka bir suçtan Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu anlaşılan ve duruşmalardan bağışık tutulmaya ilişkin talebi bulunmayan suça sürüklenen çocuk A. G. T.'nun bizzat veya rıza göstermesi halinde SEGBİS sistemi üzerinden hazır edilmesi sağlanmadan, yokluğunda kovuşturmanın bitirilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK'nun 193/1, 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,
2-)Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuklar S. A., V. A. ve A. F. B. hakkında, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
3-)Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2018/1691 sırasında kayıtlı 1326409 seri numaralı 7,65 mm çapında ekol marka kuru sıkıdan çevirme tabanca ve 1 adet şarjörü, 3 adet 7,65 mm çapında kovan ve 3 adet mermi çekirdeği ile ilgili bir karar verilmemesi,
Hukuka aykırı ve suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin ve suça sürüklenen çocuk A. Fırat B.'ın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 Sayılı CMK.nun 289/1-e ve 280/1-d maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA. dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sonuç: 5271 Sayılı CMK.nun 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere 27/05/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)