(5237 S. K. m. 53, 141, 165) (5271 S. K. m. 223, 254)
Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemiz tarafından yukarıda açık kimlik, adres ve atılı suçları yazılı sanık hakkında yapılan açık duruşma ve yargılama sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Gaziantep C. Savcılığının 26/12/2012 tarih 2012/20725 esas sayılı iddianamesi ile "şikayetçi .....'nın tır şoförü olarak çalıştığı ve suç tarihinde seferden döndükten sonra ..... plaka sayılı taksi ile evine gitmek için eşyalarını taksiye yerleştirmeye başladığı, şikayetçinin içerisinde ..... numaralı hat takılı bulunan ..... marka cep telefonunu taksinin içerisine ön göğüs bölgesine koyduğu ve taksinin kapılarını açık bırakarak diğer eşyalarını getirmek için taksinin yanından ayrıldığı, bu sırada telefonu gören şüpheliler ..... ve .....'ın telefonu hırsızlamaya karar verdikleri, kararlaştırdıkları şekilde şüphelilerden .....'ın kapısı açık olan taksinin içerisinde duran telefonu aldığı, diğer şüpheli .....'in ise ona gözcülük yaptığı, şüphelilerin almış oldukları telefonla birlikte oradan uzaklaştıkları, onlar ayrıldıktan sonra taksinin yanına gelen şikayetçinin telefonu koyduğu yerde bulamadığı ve hırızlandığını anladığı; şüpheliler ..... ve .....'in bu telefonu daha sonra diğer şüpheli .....'a satmak istedikleri, şüpheli .....'ın da telefonun hırsızlık olduğunu bilerek piyasa fiyatının altında bir fiyatla 65 TL.'ye satın aldığı;
Böylece şüpheliler ..... ve .....'in hırsızlık suçunu işledikleri," iddiasıyla sanıkların TCK'nun 141/1 ve 53, 165/1 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini kamu adına iddia ve talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan kovuşturma sırasında:
Sanık ..... ihbar öncesi yargılamada alınan savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul ediyorum. Olay tarihinde ..... sitesinde diğer arkadaşım olan sanık ..... ile birlikte dolaştığımız sırada park halinde kapısı açık ticari taksiyi görmüştük. İkimiz birlikte hırsızlık yapmaya karar verip arabanın torpido gözünden telefonu alıp birlikte olay yerinden ayrılmıştık. Daha sonra telefonu ..... iletişim adındaki iş yerini çalıştıran .....'a giderek yaptığımız pazarlık sonrası 60 TL satmıştık. Hırsızlık malı olduğunu sanık .....'a söylememiştik. daha sonra emniyet görevlilerince yakalandığımızda durumu samimi şekilde anlatmıştık" şeklinde savunmasını yapmıştır.
Sanık ..... ihbar sonrasında yargılamada alınan savunmasında: "Ben bu konuda daha önceden ifade vermiştim o ifademi aynen tekrar etmekle birlikte, pişmanım. Takdir mahkemenindir ihbar yazısına bir diyeceğim yoktur" şeklinde savunma yapmıştır.
Müşteki ..... ihbar öncesi yargılamada alınan beyanında :" Ben tır şoförü olarak geçimimi temin etmekteyim olay tarihinde yoldan gelmiştim. Sanayi mahallesi oduncular sitesinin girişinde temin ettiğim bir ticari taksiye şahsi eşyalarımı taşıyordum. Bana ait olan cep telefonumu ticari taksinin ön göğsün bulunduğu yere koymuştum. Eşyaları taşıdıktan sonra baktığımda telefonumu yerinde görememiştim. Bunun üzerine emniyete müracatta bulunmuştum. Emniyet görevlileri telefonumu bulup bana geri verdiler. Ancak olayda telefonun içindeki hafıza kartım yoktu. Benim için önemli olan hafıza kartıydı. Olay nedeniyle sanıklardan şikayetçiyim katılma talebim yoktur ayrıca maddi zarar talebim de yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ..... ihbar öncesi yargılamada alınan beyanında : "Olay tarihinde müşteki tır şoförü olduğundan uzun yola çıkmadan önce kendi şahsi eşyalarını arabama yüklemişti, taksiyle onu gideceği yere bırakacaktım, biz eşyalarla uğraşırken diğer sanıkların arabanın göğüs kısmına bırakılan cep telefonunu aldığını sonradan fark ettik, orada bulunan şahıslara sorduğumuzda bize olayı görmediklerini söylemişlerdi, bunun üzerine müracaatta bulunduk, emniyet görevlileri olay yerinde bulunan ..... adındaki şahsı alıp götürmüşlerdi, bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince;18/10/2018 gün, 2018/204 Esas, 2018/414 Karar sayılı karar ile; sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK'nun 141/1, 62/1 Maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanığın istinaf isteminde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; Sanığın istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 21/12/2018 tarihli kararı ile 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından yapılan kovuşturma sırasında;
Uzlaşma işlemlerinin yapılması için Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazıldığı, sanık ile müşteki mirasçıları arasında edimsiz olarak uzlaşmanın sağlandığının bildirildiği anlaşıldı.
Sanık ..... savunmasında: Bir diyeceğim yoktur dedi.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında; "Kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanığın kapısı açık olan taksi içerisinden müştekiye ait cep telefonunu çaldığı, sanığa atılı suçun uzlaşma kapsamında kaldığı, sanık ile müşteki mirasçılarının uzlaştığı anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi" kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamındaki; İddia, müştekinin aşamalardaki oluşa ve olaya ilişkin beyanları ve ifadeleri, sanığın aşamalardaki savunmaları, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın uzlaştırma raporu, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı, birlikte değerlendirildiğinde;
Müştekinin ticari taksiye binmek için malzemeleri yüklediği sırada kendine ait cep telefonunu gündüz saatinde taksinin öngöğüs kısmına bıraktığı yerden sanığın aldığı, sanığın atılı suçu kabul ettiği, sanığın üzerine atılı eylemin TCK'nun 141/1 maddesindeki açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğu, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı resmi gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun 34. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254 madde ve fıkraları gereğince uzlaşma kapsamına alınan 141/1 maddesi kapsamında hırsızlık suçunu oluşturduğu, uzlaşma işlemleri için Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiş, müştekinin uyaptan alınan nüfus kaydında 18/11/2017 tarihinde öldüğü, uzlaşma işlemlerinin yapılmadığı, yasal mirasçıları olan K7 ile K8'ya ( X3) uzlaşma işlemlerinin yerine getirilmesi için Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosuna müzekkere yazıldığı, verilen cevapta taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleştiği bildirildiğinden sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nun 254/2, 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2018 tarih, 2018/204 esas, 2018/414 karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA ve sanık hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan dolayı cezalandırılması için açılan kamu davasında eylemine uyan TCK'nun 141/1 maddesinde yazılı suçun 5271 sayılı CMK'nun 6763 sayılı Kanun ile değişik 253/1-b-5 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, sanık ile müştekinin Dairemizce yapılan kovuşturma aşamasında uzlaştıkları ve taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleştiği anlaşıldığından CMK'nun 254/2, 223/8 maddeleri uyarınca kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE,
Yapılan yargılama giderlerinin, CMK'nun 253/22 maddesi uyarınca Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı K6 (N3) huzuru ile mütalaaya uygun, kararın sanığa tefhimindenitibaren 15 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi, sanığın cezaevinde başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olması halinde cezaevi müdürlüğü aracılığıyla dilekçe göndermek veya tutanağa geçirilmek üzere cezaevi müdürlüğüne beyanda bulunması suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve TEMYİZyolu açık olmak üzere açık duruşmada oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)