(5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya incelenerek görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve toplanan delillere göre yapılan inceleme neticesinde;
Müşteki H. T.'in 03/11/2015 günü saat 07:40 sıralarında internet kafeye geldiği, cep telefonunu klavyenin yanına koyduğu, saat 08:20 sıralarında internet kafeden ayrıldığı, yarım saat sonra telefonun olmadığını farkettiği, tekrar internet kafeye döndüğünde telefonunu bulamadığı, telefona ilişkin TİB kayıtlarının alındığı, suça konu telefonu aynı gün saat 09:38'de A. Çelik'in kullandığının tespit edildiği, iki gün sonra ise aynı telefonu İ. Çelik'in kullandığının anlaşıldığı, A. Ç.'in söz konusu telefonu oğlu M. S. Ç.'in kullandığını belirttiği, M. S. Ç.'in ifadesinde söz konusu telefonu amcasının oğlu olan M. V. Ç.ten aldığını savunduğu, suça sürüklenen çocuk M. V. Ç.in üzerine atılı suçu ikrar ettiği,
Derik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/01/2016 tarih, 2016/13 esas sayılı iddianamesi ile M. S. Ç. hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi iddiası ile dava açıldığı, Derik Asliye Ceza Mahkemesi'nce 2016/27 esasına kaydının yapıldığı, suça sürüklenen çocuk M. V. Ç. hakkında da 15/01/2016 tarih, 2016/14 esas sayılı iddianame ile bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık iddiasıyla dava açıldığı, Derik Asliye Ceza Mahkemesi'nce 2016/28 esasına kaydının yapıldığı, kovuşturma sırasında farklı mahkeme görev sahasında bulunması sebebiyle dosyanın ayrılmasına karar verildiği ve Derik Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/202 esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama neticesinde uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği ancak gerekçeli karar başlığında suça sürüklenen çocuk M. V. Ç.in adının ve suçun bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık olarak gösterildiği, karar içeriğinde sanık M. S. Ç.'in savunmasına yer verildiği, hüküm kısmında da suça sürüklenen çocuk M. S. Ç. hakkında hüküm kurulduğu, kurulan hükmün suça sürüklenen çocuk M. V. Ç. hakkında mı yoksa sanık M. S. Ç. hakkında mı olduğunun anlaşılamadığı, dosya içerisindeki birleştirme ve ayrıma kararlarının hangi suç açısından yapıldığının tespit edilemediği anlaşıldığına göre,
Ayrılmasına karar verilen dosya getirtilip incelenerek hangi suç yönünden ve kim hakkında ayırma kararı verildiğinin saptanması, incelemeye konu dosyanın suça sürüklenen çocuk M. V. Ç. hakkında mı, yoksa sanık M. S. Ç. hakkında mı olduğunun tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanması ve bu şekilde hüküm kurulması gerekirken, denetime olanaklı biçimde hüküm kurulmayarak hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5271 Sayılı CMK.nun 289/1 ve 280/1-d maddeleri uyarınca HÜKMÜN açıklanan sebepten BOZULMASINA ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 Sayılı CMK'nun 284/1, 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 30/09/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)