(5237 S. K. m. 50, 58) (5275 S. K. m. 108) (5271 S. K. m. 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
I) Sanık ….. hakkında nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle sübuta erdiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların takdir ve tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
II) Sanık …….hakkında nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
TCK'nun 50. maddesinin 5. fıkrasına göre, hapis cezasının seçenek tedbire çevrilmesi halinde, uygulamada esas alınacak asıl mahkûmiyet tedbirdir. Ancak, aynı maddenin 6. fıkrasında, hapis cezası seçenek tedbirlere çevrilmiş olup da tedbirin gereği yerine getirilmemiş ise, hükmü veren mahkemenin hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar vereceği ve bu durumda uygulamada asıl mahkûmiyet olarak hapis cezasının esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; Hapisten çevrilen tedbirin gereği yerine getirilmediği için, hükmü veren mahkeme tarafından hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilmiş ve bu kararın kesinleştiği tarihten sonra yargılama konusu suç işlenmiş ise, önceki mahkûmiyetin hapis cezası olduğu kabul edilecek ve diğer koşulları da varsa TCK'nın 58. maddesinin 6 ve 7. maddelerinin uygulanması mümkün olacaktır. Bu değerlendirmeler ışığında; Tokat 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/06/2013 tarihinde kesinleşen 2012/706 esas, 2013/267 karar sayılı ilamı sanık ...'ye verilen 5 ay hapis cezasının 2 ay 15 gün süre ile kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımına çevrildiği, sanığın hapisten çevrilen tedbirin gereği yerine getirilmemesi üzerine anılan mahkemenin 27/05/2014 tarihli EK kararı ile 5 ay hapis cezasının aynen infazına karar verdiği ve kararın 09/07/2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın tekerrür süresi içinde incelemeye konu suçu işlediği anlaşıldığından Tokat 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/706 esas, 2013/267 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Mahkemenin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, ileri sürülen diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak;
TCK'nun 58 maddesinin (6), (7) ve (8). fıkralarında "Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir. Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır. " şeklinde düzenleme yapılmış, 5275 sayılı Yasanın mükerrirlere özgü infaz rejimini düzenleyen 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece mükerrir sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Denetimli serbestlik tedbiri ise cezanın infazından sonra uygulanacak bir infaz kurumudur. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, yargılamayı yapan mahkemece infaz aşamasında belirlenecek bir konuda infazı kısıtlayacak şekilde "tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanmasına, " karar verilmesi,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık ... ve müdafiinin, istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,ancak bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, sanık hakkında ... hakkında nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hüküm fıkralarından TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden "tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanmasına," cümlesinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen esastan red kararı ve sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden CMK'nun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN, sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık suçundan verilen esastan red kararı ve sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık suçundan verilen hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden sanık ... müdafinin hükmü istinaf ettikten sonra müdafiilikten çekilmesi nedeniyle kararın sanık ...'ye ve sanık ...'e tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanıklar ... ve sanık ...'in tutuklu olmaları halinde zabıt katibine veya tutuklu bulundukları ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve TEMYİZ yolu açık olmak üzere 07/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)