(5237 S. K. m. 280, 289)
Sanık Y. A. hakkında mühür bozma suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Yerel mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça konu adreste 29/01/2014 tarihinde yapılan kontrolde köhler marka mekanik sayacın sökülerek yerine viko marka kurum sayacının takıldığı, sökülen köhler marka sayaç üzerinde yapılan incelemede film takılmak suretiyle sayaca müdahale edildiğinin anlaşılması karşısında, sökülen köhler marka sayacın abonelik işlemleri sırasında ilgili katılan kurumca mühürlenip mühürlenmediği, mühürlenmiş ise ilgili tutanakların getirtilerek tutanak tanıkları da dinlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ise de,
Sanığın suça konu yeri oğlu olan diğer sanık Z. A.'ın kullandığını beyan ettiği, 25/02/2016 tarihli araştırma ve görgü tespit tutanağı içeriği dikkate alındığında suça konu yerde sanık Z. A.'ın oturduğunun tespit edildiği, ayrıca bu beyanın Sanık Z. A.'ın beyanları ile doğrulandığı dikkate alındığında atılı eylemlerin sübutunda Sanık Y. A.'ın sorumlu olmayacağı anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında hatalı gerekçeye dayalı olarak beraat kararı verilmişse de sonuç karar doğru olduğundan bu husus yeniden yargılama konusu yapılmamıştır.
Vicdani kanaatin oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan ve gerekçede tartışılan deliller, gerekçe içeriği ve uygulamaya göre başkaca istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Buna göre CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık Y. A. hakkında karşılıksız yararlanma suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Yerel mahkemece verilen hükme karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın suça konu yeri oğlu olan diğer sanık Z. A.'ın kullandığını beyan ettiği, 25/02/2016 tarihli araştırma ve görgü tespit tutanağı içeriği dikkate alındığında suça konu yerde sanık Z.A.'ın oturduğunun tespit edildiği, ayrıca bu beyanın Sanık Z. A.'ın beyanları ile doğrulandığı dikkate alındığında atılı eylemlerin sübutunda Sanık Y. A.'ın sorumlu olmayacağı anlaşılmaktadır. Sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 230. maddesine muhalefet edildiği anlaşılmakla istinaf itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Sanık Z. A. hakkında mühür bozma suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Yerel mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça konu adreste 29/01/2014 tarihinde yapılan kontrolde köhler marka mekanik sayacın sökülerek yerine viko marka kurum sayacının takıldığı, sökülen köhler marka sayaç üzerinde yapılan incelemede film takılmak suretiyle sayaca müdahale edildiğinin anlaşılması karşısında, sökülen köhler marka sayacın suça konuta takılması sırasında mühürlenip mühürlenmediği katılan kurumdan sorulup, mühürlenmiş ise ilgili tutanakların getirtilerek işlemi yapan tutanak tanıkları da dinlenerek, sayacın takılıp kontrolleri yapıldıktan sonra mühürlenmiş olması halinde fiilen mühür bozulmamış olsa dahi mührün konuluş amacına aykırı olarak sayaca müdahale edilerek kullanıcı lehine hatalı ölçüm yapmasının sağlanması halinde atılı suçun oluşacağının da gözetilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mühür bozma ve mühürleme eyleminin tutanakla saptanmadığı gerekçe gösterilerek delil yetersizliği nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edildiği anlaşılmakla istinaf itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 17.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)