(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 230, 272, 279)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
1-Katılan vekilinin sanıklar R. A., P. A., İ. G., H. S. A. ve E. G. hakkında 6136 Sayılı Yasaya muhalefet, sanık E. G. hakkında suç üstlenme, sanık Ü. S. hakkında suçluyu kayırma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf talebinin incelemesinde;
İzinsiz silah taşıma suçu topluma karşı, suç üstlenme ve suçluyu kayırma suçları adliyeye karşı suçlardan olup, bu suçlardan doğrudan doğruya zarar görmesi mümkün olmayan müştekinin bu suçlar yönünden davaya katılma ve bu suçlardan kurulan hükümlere karşı istinaf başvuru yetkisi bulunmadığından katılan vekilinin 5271 sayılı Kanunun 279/1-b maddesi uyarınca bu suçlara ilişkin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2- Sanık H. S. A. hakkında kasten basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesinin, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan, eylemin bu suçu değil yağma suçunu oluşturduğu görüşü ve görevsizlik kararıyla önüne gelen davada, eylemin bu kez yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan davada eylemin yaralama suçunu oluşturacağının kabulü ile verilen hükümde;
Hükmolunan doğrudan adli para cezasının miktarı ve 5271 sayılı Kanunun 272/3-a maddesindeki istinaf sınırı karşısında hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanunun 279/1-b maddesi uyarınca katılan vekilinin ve sanık müdafilerinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
Diğer suçlar yönünden;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
3- Sanık H. S. A. hakkında 6136 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, suçun sübut bulduğu anlaşılarak, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca sanık müdafiilerinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
4- Sanık H. S. A. hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararına yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Sanığın suçlamayı kabul etmediği, sanığın atılı suçu işlediği konusunda başkaca delil bulunmadığı, Müştekinin soruşturma ve yargılama aşamasında alınan beyanlarında sanığın kendisine yönelik sarf ettiğini ifade ettiği, hakaret suçunun unsurunu oluşturabilecek sözlere ilişkin çelişkili anlatımları da dikkate alındığında;
İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
5-Sanık P. A. hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesinde;
Diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesinde; “...Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır....” Buna paralel hüküm içeren 5271 sayılı CMK'nın 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır....” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez.
Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sırayla; a) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu, b) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, c) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi, d) Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler, e) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gerekçede gösterilecektir.
Açıklanan bu usul kuralları emredici nitelikte olup uyulmaması 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık hali oluşturmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçları unsurları birbirinden farklı, birlikte işlenmesi mümkün suçlardır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hürriyete karşı suçlardan olup yağma suçunu oluşturan birleşik suçlardan olmadığı gibi bu suçu oluşturduğu iddia olunan eylemin malvarlığına karşı suçlardan olan yağma suçuna dönüşmesi mümkün değildir.
Sanıklar P. A. ve H. S. A. hakkında; iddianame metnindeki anlatım, iddianame başlığında yazılı isnat edilen suç tipleri, uygulanması istenilen sevk maddeleri ile davanın asliye ceza mahkemesine açıldığı dikkate alındığında her iki sanık hakkında izinsiz silah taşımak ve silahla birden fazla kişi ile birlikte tehdit ve cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve ayrıca H. S. A. hakkında hakaret suçundan kamu davası açıldığı, her iki sanık hakkında yağma suçundan usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre mahkemenin sanığın eylemini kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları yönünden değerlendirmesi gerekmektedir.
Mahkemenin sanık hakkında"... nitelikli yağma ...suçlarını işlediği sabit olmaması nedeniyle...beraatine" ifadesini kullanmak suretiyle açılmamış bulunan yağma suçundan beraat kararı vermesi açılmış bulunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan bir karar vermemesi hukuka aykırıdır.
Dolayısıyla gerekçe açılmış bulunan davaya ilişkin değerlendirmeyi içermemektedir. katılan vekilinin istinaf itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesin GÖNDERİLMESİNE,
Bozma ve istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararlar yönünden kesin istinaf başvurusunun CMK'nun 279/1-b maddesi gereğince reddine ilişkin kararlar yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268 inci maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8.nci Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere 20/02/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)