(5237 S. K. m. 268) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan verilen hükümlere karşı sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
TCK'nun 268. Maddesinde işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimsenin iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılacağı belirtilmiştir.
Sanığın sahte kimlik kullanarak eylem yapmak üzere İstanbul'a gideceği ihbarı üzerine hava alanı güvenlik girişinde yapılan kimlik kontrolü sırasında kardeşine ait sahte kimlik ibrazı ile sahte kimlik bilgilerini vermesi üzerine olay yerinde kimliğini teyit amacıyla yapılan mülakatta gerçek kimliğini beyan etmesi şeklinde gelişen somut olayda yapılan işlemin sanık hakkında var olan veya henüz başlayan bir soruşturmaya veya kovuşturmaya ilişkin olmaması nedeniyle sanığın unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunanın istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 7035 Sayılı Yasanın 15. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-a maddesi yollamasıyla 303/1-a maddesi gereğince düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan;
Sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bililerini kullanma suçundan kurulan hükmün BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı anlaşıldığından CMK'nun 223/2-a maddesi gereğince atılı suçtan BERAATİNE,
Sanığın vekil ile temsil ettiği anlaşıldığından karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre 2180 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Şeklinde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya Dairemize iletilmek üzere bulunulan yer adliyesi ceza mahkemelerinden birine veya bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinden birine bir dilekçe verilmesi veya bu mercilerin zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılması suretiyle, tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz kurumu veya tutukevinde bulunulması halinde ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 07/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)