Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık ile Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Her ne kadar yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanığın Kahta 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/31 esas sayılı dosyasında görülmekte olan hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme ve suç eşyasının kabul edilmesi suçlarına ilişkin açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında sanığın 17/05/2017 tarihli celsede vermiş olduğu savunmada hırsızlık konusu telefonu davanın diğer sanıklarından ...'dan değil de davada sıfatı bulunmayan ...'dan satın aldığını beyan etmesi üzerine soruşturma sırasında sanığın Cumhuriyet Savcısı huzurunda vermiş olduğu ifade de hırsızlık konusu telefonu ...'dan aldığını beyan ettiği, sanığın mahkemede bahsettiği ...'nın kimlik ve açık adresinin tesbiti için kolluğa müzekkere yazılmış, Kahta Emniyeti yapmış olduğu araştırmada Kahta İlçesinde ... isimli bir şahsın olmadığı tesbit edilmiş, bunun üzerine sanıktan ayrıntılı ifadesi alınmış, şüpheliye bahsettiği kişinin adres ve eşgal bilgileri ayrıntılarıyla tarif ettirilmiş, sanığın vermiş olduğu ayrıntılı ifade doğrultusunda kolluk güçlerine ...'nın tekrar araştırılması istenmiş, araştırma sonunda böyle bir şahsın tanınmadığı anlaşılması üzerine sanığın gerçekte var olmayan bir kişinin ismini verdiği, böylece sanığın yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs amacı güttüğü, sanığın görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla davanın sanığı ... lehine sonuç doğuracak bir karar verilmesi için yargı görevi yapan Hakimi etkileme suçunu işlediği gerekçesi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanığın yargılama esnasında CMK'nın 147/-a-son cümlesi gereğince sadece kimliğine ilişkin sorulara doğru cevap verme yükümlülüğünün bulunduğu, kendisine isnat edilen suç/suçlara ilişkin olarak doğru cevap verme yükümlülüğünün bulunmadığı, böylece atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı halde sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraati yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı;
Sanık ile Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMK'nın 303/1-a ve 280/1-a maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak;
a) Kahta 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/01/2019 gün ve 2017/425 esas, 2019/17 karar sayılı sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
b) Yargı görevini yapanı etkileme suçunun yasal unsurlarının yokluğu nedeniyle oluşmadığından müsnet suçtan sanığın CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca BERAATİNE,
Şeklinde düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, verilen beraat kararı itibariyle 5271 Sayılı CMK'nın 291. maddesi uyarınca kararın sanık yönünden tebliğ, Cumhuriyet Savcısı yönünden ise görüldü yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek bir dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak yada bulunulan yerdeki nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi'ne dilekçe vermek suretiyle;
Başka suçtan hükümlü sanık yönünden ise; zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek temyiz yoluna başvurabileceğinin bildirilmesine,
Temyiz edenlerin CMK'nın 294/1 maddesi gereğince hükmün neden dolayı bozulmasını istediklerini temyiz başvurusunda göstermek zorunda olduklarının bildirilmesine,
SONUÇ: Yargıtay ilgili ceza dairesine temyiz yasa yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere (temyiz yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceği de dikkate alınarak); 11.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)