Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı SSÇ'ler müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)SSÇ .... hakkında Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık ve Kamu Malına Zarar Verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf talebinin incelemesinde;
Dosya içeriğine göre SSÇ'nin suç tarihinde saat 01:00 sıralarında suça konu okula girerek atılı bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği, hakkında düzenlenen iddianamede de hırsızlık suçundan cezasının TCK'nın 143 maddesi uyarınca artırılması talep edildiği halde SSÇ'nin hırsızlık suçundan cezasının TCK'nın 143. maddesi gereği arttırılmayarak eksik ceza tayin edilmesi yasaya aykırı ise de; aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığından bu husus eleştiri dışında değerlendirme konusu yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Mahkeme Hakiminin takdirine göre; suçların SSÇ tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf talebinde bulunan SSÇ müdafiisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeniyle İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
2-)SSÇ'ler ...., ...., .... ve .... hakkında Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık ve Kamu Malına Zarar Verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf talebinin incelemesinde;
Her ne kadar yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; SSÇ'lerin olay günü fikir ve eylem birliği içerisinde suça konu okula girerek atılı bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarını işledikleri gerekçesi ile cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de;
Dosyanın incelenmesinde; suça sürüklenen çocukların tüm aşamalarda suçlamaları inkar ettikleri, savunmalarının aksine diğer suça sürüklenen çocuk ....'ın atfı cürum niteliğindeki başkaca yan delille de desteklenmeyen anlatımı dışında suça sürüklenen çocukların yüklenen suçları işlediklerine dair, savunmalarının aksini gösterir, mahkumiyetlerine yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı gözetilmeden, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince suça sürüklenen çocukların beraati yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi yasaya aykırı;
SSÇ'ler müdafiilerinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMK'nın 303/1-a ve 280/1-a maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak;
a-)Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesi'nin 14/12/2018 gün ve 2017/183 esas, 2018/797 karar sayılı SSÇ'ler ...., ...., .... ve .... yönünden kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
b-)Yüklenen bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarının SSÇ'ler ...., ...., .... ve .... tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle müsnet suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı BERAATLERİNE,
c-)Dosyada mevcut vekaletname içeriğine göre SSÇ .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yerel mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 2.180 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak SSÇ ....'a verilmesine,
Şeklinde DÜZELTİLEREK İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair,
a-) SSÇ .... hakkında verilen ceza miktarları itibariyle 5271 Sayılı CMK'nın 286/2-a-son maddesi gereğince kararın temyizi kabil olmadığından kesin olmak üzere,
b-)SSÇ'ler ...., ...., .... ve .... hakkında verilen beraat kararı itibariyle 5271 Sayılı CMK'nın 291. maddesi uyarınca kararın SSÇ'ler müdafiileri yönünden tebliğ, Cumhuriyet Savcısı yönünden ise görüldü yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek bir dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bulunulan yerdeki nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi'ne dilekçe vermek suretiyle;
SONUÇ: Yargıtay ilgili ceza dairesine temyiz yasa yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere (temyiz yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceği de dikkate alınarak); 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)