(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 284, 289) (5237 S. K. m. 149, 150)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı SSÇ müdafiisi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermesi gerektiği,
Somut olay değerlendirildiğinde;
a-SSÇ'nin üzerine atılı suçu ikrar ettiği, mahkemece TCK'nın 149/1-h maddesi uyarınca temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde; suça konu bıçağın değeri az kabul edilerek SSÇ hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 150/2. maddesi uyarınca indirim yapılırken yasa maddesinde öngörülen 1/3 den yarıya kadar indirim yapılabileceğinin belirtilmesine rağmen gerekçe gösterilmeksizin indirim oranının 1/3 şeklinde en az hadden belirlenerek sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
b-Yine mağdurdan suça konu bıçağın suç tarihi itibariyle değeri ve SSÇ'nin de zararı gidermek isteyip istemediği sorularak sonucuna göre SSÇ hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılmaması ve hükmün bu yönleri ile gerekçeyi içermemesi,
Kabul göre de; SSÇ'nin adli sicil kaydından anlaşılacağı gibi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmasına ve denetim süresi içerisinde tekrar kasten suç işlemesine rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile ilgili mahkemesine bildirimde bulunması gerektiği halde bulunulmadığı,
Böylece hükmün CMK'nın 230 uncu madde gereğince yeterli gerekçeyi içermemesi nedeniyle, sair yönleri incelenmeyen karardan dolayı sanık müdafiisinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere, hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, CMK'nın 284/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 17.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)