(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289) (5237 S. K. m. 168)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı SSÇ'ler müdafiileri ile SSÇ'lerin lehine Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-SSÇ O. B.'ın hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Mahkeme hakiminin takdirine göre; suçun SSÇ tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeniyle İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
2-SSÇ O. B. ve V. G. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermesi gerektiği;
Somut olay değerlendirildiğinde; 31/01/2016 tarihli olay, yakalama, muhafaza altına alma, üst arama ve teslim tutanağı ve SSÇ O. B.'ın savunmasına göre; gece vakti müştekiye ait ikametin bodrumundan bisiklet çaldıktan sonra yolda kolluk kuvvetlerince şüphe üzerine durdurulan SSÇ'lerin, müştekinin olay nedeniyle başvurusu bulunmadan samimi şekilde suçunu ikrar edip, hırsızlık yaptıkları yeri göstermek suretiyle etkin pişmanlık göstererek hırsızlık suçuna konu bisikletin soruşturma aşamasında müştekiye iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, Yargıtayın yerleşmiş kararlarında belirtildiği gibi SSÇ'ler hakkında TCK'nın 168/1 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, bu açıdan hükmün CMK'nın 230. maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen karardan dolayı istinaf talebinin kabulü ile CMK'nın 280/1-b, ve 289/1-g maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere, hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, SSÇ O. B. hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan verilen ceza miktarı itibariyle 5271 sayılı CMK'nun 286/2-a-son maddesi gereğince kararın temyizi kabil olmadığından, SSÇ'ler O. B. ve V. G. hakkında hırsızlık suçundan verilen bozma kararının CMK'nın 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)