(5237 S. K. m. 141, 142) (5271 S. K. m. 230, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı SSÇ müdafiisi ile SSÇ aleyhine olarak Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılanın Karagöz cami avlusunda Kur'an okuduğu sırada kendisi ile duvar arasına koyduğu cep telefonunun çalınması olayında, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2014/17644 esas, 2015/4015 sayılı kararında belirtildiği gibi cami avlusunun bulunduğu yerin ibadete ayrılmış yer veya bina ya da eklentisi vasfında olup olmadığı mahallinde yapılacak keşifle belirlenerek sonucuna göre, SSÇ hakkında TCK'nın 142/2-h, 142/1-a yada 141/1. maddelerinden hangisine girdiği belirlenmeden sanığın belirtilen sevk maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmesi, böylece hükmün CMK'nın 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi nedeniyle, sair yönleri incelenmeyen karardan dolayı istinaf Cumhuriyet Savcısı ile SSÇ müdafiisinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, CMK'nın 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10/02/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)