(5237 S. K. m. 142, 145, 168) (5271 S. K. m. 226, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından sanık lehine olarak istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hırsızlık eylemi gerçekleştikten sonra iş yerinden ayrılan sanığın, bir süre sonra durumu fark eden müştekinin polise ihbarda bulunması sonucu devriye görevi yapan görevlilerce suça konu eşyalar yanında olduğu halde yakalanması ve bu halde rızai iade gerçekleşmeyip, TCK'nın 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmadığından, Cumhuriyet Savcısı'nın sanık hakkında TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiş, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 168/2 maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de; aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığından değerlendirme konusu yapılmamıştır.
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle sanığın atılı suçtan eylemine uyan TCK'nın 142/2-h ve 35/2 maddeleri gereğince cezalandırılması talep edildiği halde, TCK'nın 35/2 maddesinin uygulanmaması hususunda sanığa CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden TCK'nın 35/2 maddesi uygulanmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermesi gerektiği;
Somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın, giyim mağazasından çaldığı 1 adet bayan pantolonu ve 1 adet bayan gömleğinin 69.80 TL değerinde olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda herhangi bir tartışma yapılmadan ve gerekçesi açıklanmadan sanık hakkında TCK'nın 145 maddesinin uygulanmaması, bu açıdan hükmün CMK'nın 230. maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen karardan dolayı istinaf talebinin kabulü ile CMK'nın 280/1-b, ve 289/1-g-h maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere, hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, CMK'nın 284/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 12/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)