(5271 S. K. m. 34, 230, 289) (5237 S. K. m. 163)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık ile sanığın lehine olarak Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ile Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Mühür Bozma suçundan verilen karar nedeniyle yapılan istinaf incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Mahkeme Heyetinin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ile Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeniyle İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
2- Karşılıksız Yararlanma suçundan verilen karar nedeniyle yapılan istinaf incelemesinde;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermesi gerektiği;
Somut olay değerlendirildiğinde; 11.08.2015 suç tarihli tutanakta "borcundan dolayı kesik olan suyu kullanıyor" şeklinde ibarenin bulunduğu, sanık savunmasında kocasının kendisini terk etmesi nedeniyle çocuklarının mağdur olduğunu, bu nedenle görevliler gittikten sonra su kullanımını engellemek için konulan mührü bozarak sayaçtan geçirmek suretiyle su kullanmaya devam ettiğini belirtmesi karşısında; mahkemece tutanağı düzenleyen görevliler zabıt mümzisi tanık sıfatıyla dinlenerek olay yerinde nasıl bir işlem yaptıkları, su kullanımını engellemek için su sayacının mühürlenmesi dışında başka bir işlem yapıp yapmadıkları, sayacı söküp sökmedikleri hususunda yeminli beyanlarının alınması, ayrıca olay yerinde keşif yapılarak bilirkişiden TCK'nın 163/3. maddesinde düzenlenen "tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde" su kullanımının olup olmadığı hususunda rapor alınıp buna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken bu hususlara riayet edilmeden hüküm kurulması, böylece hükmün CMK'nın 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi nedeniyle, sair yönleri incelenmeyen karardan dolayı karşılıksız yararlanma suçu nedeni ile yapılan istinaf taleplerinin kabulü ile hükmün CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere, hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen ceza miktarı itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a-son maddesi gereğince kararın temyizi kabil olmadığından ve karşılıksız yararlanma suçundan verilen bozma kararı yönünden ise CMK'nın 284/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 17/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)